Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen), anadilde eğitim hakkını güçlendirmek ve Kürtçenin kamusal alanda görünürlüğünü artırmak amacıyla başlattığı Kürtçe dil kurslarını sürdürüyor.

Sendika, Türkiye’nin farklı kentlerinde açtığı gönüllü kurslarla hem üyelerine hem de yurttaşlara yönelik ücretsiz dil eğitimleri düzenlemeye devam ediyor.

Eğitim-Sen yöneticileri, anadilde eğitimin yalnızca kültürel bir hak değil, aynı zamanda demokratik bir toplumun temel unsuru olduğunu ifade etti.

Eğitim-Sen Van Şubesi Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Lokman Babat, Kürtçenin eğitimde ve kamusal yaşamda daha fazla yer bulmasının toplumsal barış açısından önemli olduğunu savunarak, “Bu tür çalışmaların devlet politikası haline gelmesi gerekiyor. Anadilde eğitim, bir tercih değil, temel bir insan hakkıdır.” ifadelerini kullandı.

Kürtçe kurslarının, dilin kuşaktan kuşağa aktarılmasına katkı sunduğunu belirten Eğitim-Sen temsilcileri, ilerleyen dönemde farklı lehçelerde (Kurmançî ve Soranî) kursların da açılacağını açıkladı.

“Kürtçe Kurslarını Yıllardır Açıyoruz”

Eğitim-Sen Van Şubesi Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Lokman Babat, Kürtçe kurslarının sendikanın uzun yıllardır yürüttüğü bir çalışma olduğunu belirterek, Kürtçe Dil Komisyonu’nun bu konuda oldukça aktif olduğunu söyledi. Babat, komisyonun paneller, söyleşiler ve son iki yıldır sempozyumlar düzenlediğini ifade etti.

Vanbölgegazetesine konuşan Babat, bu yıl yalnızca bir sınıf açabildiklerini aktardı.

Babat, “Başlangıç seviyesindeki bu kursa 40 başvuru aldık. Cumartesi günü eğitime başlıyoruz.” dedi.

Geçmiş yıllarda da yoğun ilgi gördüklerini belirten Babat, “Geçen yıl biri çocuklara, ikisi yetişkinlere yönelik üç sınıf açmıştık. Önceki yıllarda dört sınıfımız olmuştu. Kurslarımız yaklaşık 12 hafta sürüyor, gerekirse süresini uzatabiliyoruz.” diye konuştu.

“Kürt Olmayanlar da İlgi Gösteriyor”

Kurslara sadece Kürtlerin değil, farklı etnik kimliklerden yurttaşların da katıldığını vurgulayan Babat, şu ifadeleri kullandı:

“Kürtçe kurslarına Kürt olmayan arkadaşlarımız, üyelerimiz, hatta öğretmen olmayan farklı mesleklerden insanlar da katılıyor. Tüm faaliyetlerimiz ücretsiz ve gönüllü olarak yürütülüyor. Kursları veren arkadaşlarımız tamamen gönüllülük esasına göre çalışıyor.”

Babat, gönüllü çabaların devletin eksikliğini kapattığını belirterek, “Biz kurs vermesi gereken bir kurum değiliz. Ancak devlet bu hizmeti sunmadığı için toplumun ihtiyacını karşılamaya çalışıyoruz.” dedi.

YKS ve LGS'ye sayılı günler kala uzmanlardan kritik uyarı!
YKS ve LGS'ye sayılı günler kala uzmanlardan kritik uyarı!
İçeriği Görüntüle

“Devlet Tüm Halklara Eşit Hizmet Sunmalı”

Eğitim-Sen’in yalnızca Kürtçe değil, tüm halkların kendi anadilinde eğitim hakkını savunduğunu belirten Babat, şöyle konuştu:

“Her halkın kendi dilinde eğitim alması gerekir. Gürcülerin, Çerkezlerin, Lazların, Arapların, Ermenilerin de bu hizmeti devletten alması gerekiyor. Türkiye’de herkes vatandaşlık görevlerini yerine getiriyorsa, devletin de tüm vatandaşlara eşit hizmet sunması gerekir.”

Babat, sendikanın Kürtçe kursları açmasının aslında devletin sorumluluğunu yerine getirmemesiyle ilgili olduğunu vurgulayarak, “Bir emek örgütü olarak Kürtçe kurs açıyorsak bu, devletin eksikliğidir. Anadilde eğitimi sendikaların değil, devletin yürütmesi gerekir.” diye konuştu.

Yeni dönemde hükümetin bu konuda adım atması gerektiğini belirten Babat, “Umarım Türkiye’yi yönetenler, anadil temelli çok dilli eğitimin topluma ve barışa katkılarını fark eder ve bu politikanın hayata geçmesini sağlar.” dedi.

Muhabir: ŞİLAN ÇELİK ÇETİN