TÜİK’in 2025 yılına ilişkin verilerine göre Türkiye genelinde dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 8,6 olarak gerçekleşti. Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçları; 15 ve daha yukarı yaştaki işsiz sayısının, bir önceki aya göre 54 bin kişi artarak 3 milyon 98 bine ulaştığını gösterdi. Ancak bu oran yalnızca aktif olarak iş arayanları kapsarken; iş aramayı bırakmış ancak çalışmaya hazır olanlar ile zamana bağlı eksik istihdam edilenleri dışarıda bırakıyor. Bu kapsam farkı nedeniyle DİSK-AR, TÜİK verileriyle yaptığı geniş tanımlı işsizlik hesaplamasında oranı yüzde 29,1 olarak açıkladı. Aynı veriler; haftalık ortalama fiili çalışma süresinin 42,3 saate yükseldiğini ve âtıl iş gücü oranının, dar tanımlı işsizliğin yaklaşık üç katına ulaştığını ortaya koyuyor.

Ulusal verilerde ortaya çıkan tablo, bölgesel ölçekte daha da ağırlaşıyor. Van, Muş, Bitlis ve Hakkâri illerini kapsayan TRB2 bölgesinde iktisadi göstergelerin ülke ortalamasından belirgin biçimde negatif ayrıştığına dikkat çeken İstihdam Uzmanı Sinan Ok; bölgede geniş tanımlı işsizliğin yüzde 47–51 bandına ulaştığını ve çalışma çağındaki her iki kişiden birinin gelirsiz olduğunu vurguluyor.

Türkiye genelinde yüzde 14 olan âtıl iş gücü oranının bölgede yüzde 23’e yükseldiği belirtilirken; Van’da kayıt dışı istihdamın yüzde 27’ye, kadınlarda ise yüzde 33’e ulaştığı, yaklaşık 250 bin kişinin sağlık primini ödeyemeyecek düzeyde yoksulluk sınırının altında yaşadığı ifade ediliyor. Kentte kayıtlı 12 bin iş yerinden yalnızca 341’inin 50 ve üzeri istihdam sağladığına dikkat çekilirken; denetimsiz tekstil atölyeleri ve çağrı merkezlerinin “çalışarak yoksullaşma” modelini kalıcı hale getirdiği, iş hukukunun etkin uygulanması ve İŞKUR programlarının doğrudan reel üretim odaklı hale getirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

İstihdam Uzmanı Sinan Okİstihdam Uzmanı Sinan Ok

“TÜİK verileri ile saha gerçekliği uyuşmuyor”

TÜİK tarafından açıklanan resmi verilerin sahadaki iktisadi gerçeklikle uyuşmadığını belirten ve hesaplama yöntemlerindeki farklılıklara dikkat çeken İstihdam Uzmanı Sinan Ok şunları söyledi: "Geniş tanımlı işsizlik oranı, Türkiye genelinde yüzde 29,1 olarak DİSK tarafından TÜİK verileri kullanılarak kamuoyuna açıklanıyor. Normalde TÜİK’in ülke geneli için açıkladığı işsizlik oranı yüzde 8,6 iken DİSK, TÜİK’in işsiz saymadığı bazı grupların da bu kategoride olması gerektiğini ifade ediyor. TÜİK; iş aramaktan bıkanları, iş aramasa dahi uygun bir iş olursa yaparım diyenleri, tam zamanlı çalışmayanları ve benzeri durumda olanları işsiz saymıyordu.”

“Bölgede geniş tanımlı işsizlik yüzde 51 bandında”

Van'da gerçek işsizlik ülke ortalamasının iki katı; "Her iki kişiden biri işsiz" diyen Ok, “Maalesef Van’da bu oranlar ülke genelinin çok üzerindedir. TÜİK il düzeyinde verileri açıklamadığından net oran vermek güçleşse de Van işsizlik oranlarının ülke genelinin 2-2,5 katı yüksek olduğu bir süreci geride bıraktık. 2024 yılında Türkiye geneli için yüzde 14 olan atıl iş gücü oranı; Van, Muş, Bitlis ve Hakkâri illerinin olduğu TRB2 bölgesinde yüzde 23’tür. Ülke genelinde yüzde 29,1 olan gerçek işsizlik oranının bölgede yüzde 47-51 bandında olduğunu söyleyebiliriz. Bu veriden hareketle Van’da çalışma çağında olan her iki kişiden birinin işsiz ve gelirsiz olduğunu tahmin ediyoruz,” şeklinde konuştu.

"Tekstil atölyeleri ve çağrı merkezleri emek sömürü alanıdır"

Borsa İstanbul güne nasıl başladı? (3 Haziran 2026)
Borsa İstanbul güne nasıl başladı? (3 Haziran 2026)
İçeriği Görüntüle

Bölgedeki ekonomik yapının istihdam üzerindeki etkilerini değerlendiren Ok, özellikle kayıt dışı çalışmanın ulaştığı kritik boyutlara dikkat çekerek şunları aktardı:

"Türkiye iş gücüne katılma oranlarında son sıralarda iken kayıt dışı çalışmada ilk sıralardadır. TÜİK’e göre her 100 kişiden 27’si, kadınlarda ise yüzde 33’ü sigortasızdır. Van ve bölge illerinde teşviklerden yararlanmak amacıyla mantar gibi çoğalan tekstil atölyeleri ve çağrı merkezleri emek sömürüsü alanlarıdır. 'Kâğıt üzerinde olan' ile gerçekte olan aynı değildir. Buralarda günde 12 saat çalışıp tam ücret alamayan, servis ve yemek hizmeti sunulmayan bir emek alanından söz ediyoruz. Ülke genelinde açıklanan asgari ücretin bu iş yerlerinde verilmediğini biliyoruz ama denetim yok. Literatürde buna 'çalışarak yoksullaşma' denilmektedir. Yıllarca buralarda sömürülen emekçilerin insan onuruna yakışır bir yaşam kurma imkânı yoktur."

"Üniversite bölgenin ihtiyacını karşılayamıyor"

Eğitimin istihdama dönüşemediğini belirten Sinan Ok, "Van’daki üniversite ile kentteki işletmeler arasında bir eğitim-istihdam ilişkisi yok. Üniversite ne çağın ne de bölgenin ihtiyacını karşılayacak çıkışı yakalayamadı. Mezun olan gençler için Van’ın sunduğu imkânlar çok kısıtlı. Bu durumun Kürt meselesindeki çözümsüzlük, iç göç politikaları ve hayvancılığı bitiren yayla yasaklarıyla bile bağlantısı var. En nitelikli gençlerin kitlesel mobbinge maruz kaldığı çağrı merkezleri gerçeği henüz yeterince tartışılmadı. SGK verilerine göre Van’da ücretli çalışanların nüfusa oranı yüzde 13’te kalırken, 250 bin Vanlı sağlık primini ödeyemeyecek kadar yoksul. Sadece sınır ticareti ve İran etkileşimi 1,5 milyonluk bir kenti kurtarmaya yetmez,” dedi.

"Güvenlikçi politikalar ve iş cinayetleri"

Ekonomik tablonun siyasi atmosferden bağımsız olmadığını dile getiren Ok, çözüm yollarına dair şu ifadeleri kullandı:

“2013-15 çözüm sürecinde çatışmaların durmasıyla göçün yavaşlaması ve ekonomik canlanma bunun açık göstergesidir. Ancak 10 yıldır kayyumların gölgesinde aksi bir politikada ısrar edildiği için Van’a her hafta bir genç işçinin tabutu geliyor. Kürt gençlerine sunulan seçenekler inşaatta ve tarımda düşük ücretli, güvencesiz işlerdir. Bu politika son bulmalı, Van’da iş hukuku askıdan indirilmelidir. Sigortasız çalışma yasaklanmalı, SGK işini yapmalı ve yasal haklar lütuf gibi sunulmamalıdır. Van’da kayıtlı 12 bin iş yerinden sadece 341 tanesi 50 ve üzeri kişi istihdam ediyor. İŞKUR kursları 'sosyal yardım programı' olmaktan çıkarılmalı, reel üretim alanları çoğaltılmalıdır.”

Muhabir: SEMİH SARMA