Van’da hava kalitesi son günlerde ciddi şekilde bozuldu. Ölçümlere göre hava kalitesi endeksi (AQI) 116 seviyesine ulaşarak “Sağlık Açısından Sakıncalı” kategorisine yükseldi.
Özellikle PM10 ve PM2.5 olarak adlandırılan ince partikül madde değerleri, Dünya Sağlık Örgütü sınır değerlerinin oldukça üzerinde seyrediyor.
Solunum Ve Kalp Hastaları Risk Altında
Uzmanlara göre, bu düzeydeki hava kirliliği risk grubundaki bireylerde (yaşlılar, çocuklar, astım ve kalp hastaları) anında olumsuz etkiler yaratabiliyor. Sağlıklı kişilerde ise uzun süreli maruz kalma durumunda nefes darlığı, boğazda tahriş ve öksürük gibi belirtiler görülebiliyor. Yetkililer, özellikle sabah ve akşam saatlerinde açık hava aktivitelerinin azaltılması gerektiğini vurguluyor.
Kirliliğin Nedeni: Sıcaklık Terselmesi (Enverziyon)
Meteoroloji uzmanları, Van’da hava kirliliğinin artmasında “sıcaklık terselmesi” (enverziyon) olayının etkili olduğunu belirtiyor. Normal koşullarda sıcak hava yükselir, soğuk hava yere çöker. Ancak kış aylarında Van gibi çukur bölgelerde bu düzen bozuluyor. Yer yüzeyi gece hızla soğurken, üst tabakalarda daha sıcak bir hava kütlesi oluşuyor. Bu durum, kirli havanın yükselmesini engelliyor ve kirleticiler şehir merkezinde hapsoluyor. Özellikle sakin, rüzgârsız gecelerde ve kalorifer–soba kullanımının yoğun olduğu dönemlerde bu durum belirginleşiyor.
Kömürlü Sobalar Kirliliği Artırıyor
Van genelinde hâlâ çok sayıda hanede kömürlü soba kullanıldığı biliniyor. Bu durum, özellikle kış aylarında hava kirliliğini artıran başlıca nedenlerden biri olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, doğalgazın yaygınlaştırılması gerektiğini vurguluyor. Doğalgaz kullanımı, hem karbon salımını azaltıyor hem de halk sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri büyük ölçüde düşürüyor. Enerji verimliliği yüksek doğalgaz sistemlerinin, uzun vadede hem ekonomik hem çevresel açıdan daha avantajlı olduğu belirtiliyor.
Yetkililerden Vatandaşlara Öneri: Önlem Alın
Meteoroloji ve çevre uzmanları, şiddetli enverziyon beklenen günlerde şu uyarılarda bulunuyor: Sabah saatlerinde soba ve kaloriferlerin düşük kapasitede yakılması, Endüstriyel ve trafik kaynaklı emisyonların azaltılması, Mümkün olduğunca dışarıya çıkılmaması, Yaşlı, çocuk ve kronik rahatsızlığı olan bireylerin kapalı ortamda kalması. Bu önlemlerle, özellikle kış aylarında Van’da yaşanan hava kirliliği yoğunluğunun azaltılabileceği ifade ediliyor.
Temiz Hava İçin Doğalgaz Şart
Uzmanlara göre Van’ın coğrafi yapısı ve kış şartları dikkate alındığında, kömür kullanımının azaltılması ve doğalgazın tüm mahallelere ulaştırılması büyük önem taşıyor. Temiz hava, yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorumluluk olarak görülmeli. Van Çevre Tarihi Eserleri Derneği Başkanı Ali Kalçık, kentte son yıllarda artan hava kirliliğine dikkat çekerek, “Van’da sanayi yok ama Avrupa’nın en kirli şehirleri arasındayız” dedi. Kalçık, doğalgazın yaygınlaşmaması, kalitesiz kömür kullanımı ve şehir planlamasındaki yanlışlıkların kirliliği artırdığını vurguladı.
“Doğalgaz Yetersiz, Halk Kömüre Dönüyor”
Van’da doğalgaz kullanımının yaygınlaşmadığını belirten Kalçık, “Doğalgaz 2011’de geldi, beş yıl içinde tüm kente ulaşacağı söylendi. Aradan 15 yıl geçti ama hâlâ şehrin üçte biri doğalgaza kavuşamadı. Üstelik doğalgaz o kadar pahalı ki insanlar yeniden kömüre dönüyor. Bu da kirliliği katlıyor” dedi.
“Sosyal Yardım Kömürleri Kalitesiz”
Kalçık, yardım amaçlı dağıtılan kömürlerin ciddi çevre sorunlarına yol açtığını belirterek şunları söyledi: “Yardım kömürleri düşük kalorili ve aşırı kirli. Hem siyasi hem de ekonomik rant aracı olarak kullanılıyor. Eğer karar verici olsaydım, bu kalitesiz kömürlerin şehre girişini yasaklardım. Halk mecburen bunları kullanıyor ama en büyük kirlilik kaynağı da bu.”
“Hastalar Kışın Sokağa Çıkamıyor”
Artan hava kirliliğinin halk sağlığını tehdit ettiğini dile getiren Kalçık, “Özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı olanlar kışın dışarı çıkamayacak hale geliyor. Şu an sıcak havalar etkisini gizliyor ama kasımdan sonra yine aynı tabloyla karşılaşacağız. Bu artık sadece çevresel değil, insani bir sorun” diye konuştu. Van’ın jeolojik yapısının da kirliliği artırdığını vurgulayan Kalçık, “Van dört bir yanı dağlarla çevrili, 1726 rakımda bir şehir. Normalde bu yükseklikte temiz hava beklenir ama şehir çukurda kaldığı için kirli hava yukarı çıkamıyor. Kış aylarında kent adeta duman bulutu altında kalıyor” dedi.
“Egzoz Gazı, Toz Ve Plansız Yapılaşma Havayı Zehirliyor”
Kentteki plansız yapılaşmanın da kirliliği artırdığını belirten Kalçık, “Şehir dar alana sıkıştı. On binlerce araç aynı anda çalışıyor, egzoz gazı ciddi bir yoğunluk oluşturuyor. Üstüne bir de kontrolsüz bina yıkımları, altyapı ve inşaat tozları eklenince nefes almak zorlaşıyor. Bir bina yıkılırken sulama yapılmıyor, bu da toz bulutlarına yol açıyor” ifadelerini kullandı. Kalçık, Van’ın sert ikliminde ısınmanın temel bir ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, “Vatandaş ısınmak istiyor ama doğalgaz pahalı, kömür kirli. Böyle bir denklemde hem ısınmak hem de temiz hava solumak imkânsız hale geliyor” dedi.
“Gelecek Nesillere Temiz Bir Van Bırakmalıyız”
Kalçık son olarak şu çağrıda bulundu: “Vatandaş da yöneticiler de sorumluluk almalı. Herkes kendi çevresine sahip çıkmalı. Doğalgaz hem ucuzlamalı hem de her mahalleye ulaşmalı. Aksi halde bu kirlilik her yıl daha da artacak. Unutmayalım; suyun kirlendiği yerde hayat da kirlenir. Gelecek nesillere temiz bir şehir bırakmak zorundayız.”




