Sert kış koşullarıyla bilinen Van, sahip olduğu dağlar, vadiler, kanyonlar ve göl manzaralı rotalarla bu mevsimde de doğa sporlarına imkân sunuyor. Kar yağışıyla birlikte bembeyaz bir örtüye bürünen doğa alanları hem profesyonel dağcıların hem de yürüyüş tutkunlarının ilgisini çekiyor.
Yüksek irtifalı zirvelerin yanı sıra daha kolay parkurların da bulunması, Van’ı kış aylarında doğa sporları açısından öne çıkarıyor. Kış sezonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Vadi Doğa Sporları ve Gezi Kulübü ile Arnos Doğa Spor Kulübü Van’daki parkur çeşitliliğini, kış şartlarında yapılan faaliyetleri ve doğayla kurulan ilişkiyi anlattı.

Van’ın kış rotaları ve doğa zenginliği
Vadi Doğa Sporları ve Gezi Kulübü'nden Ömer Demez, Van’ın doğa sporları açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu şu sözlerle belirtti: “Van, dört mevsim tur yapılabilecek Türkiye’deki nadir illerden biri, hatta başında gelir; 3 bin metre üzerindeki dağlarıyla yüksek irtifa tırmanışları açısından çok zengin, bunun yanında dere, vadi ve ormanlık alanlarıyla gezilecek birçok doğal alan barındırıyor.”
Kış sezonu faaliyetleri ve planlanan turlar
Demez, “Resmî olarak kış 21 Aralık’ta başlıyor ama biz yaklaşık bir aydır kış şartlarını yaşıyoruz; sezon başında 3 bin 200 rakımlı Büyük Erek Zirvesi’ne 26 kişinin katıldığı bir faaliyet yaptık, 27–28 Aralık’ta da Gürpınar’daki Gelespi Dağı’na bir turumuz olacak” ifadelerini kullandı.
Demez, kış boyunca planlanan yürüyüşleri şu sözlerle anlattı: “Altınsaç, St. Thomas Kilisesi, Kızıl Kilise, Dêr Meryem, Çatak Vadisi, Masiro ve Zirel gibi birçok bölgede kış boyunca doğa yürüyüşleri gerçekleştireceğiz.”
Vadi Doğa Sporları ve Gezi Kulübü - Ömer Demez
Yeni başlayanlar için rotalar, güvenlik ve az bilinen alanlar
Demez, “Rota seçiminde en belirleyici unsur hava şartlarıdır; özellikle yüksek dağlarda çığ riski, kar yapısı ve coğrafi yön çok iyi bilinmeli.İlk defa doğaya çıkacaklara yüksek irtifayı önermem, çünkü zordur, efor ister ve kıyafet ile malzeme konusunda çok iyi hazırlanmak gerekir; bunun yerine Çatak, Gevaş, Zirel Vadisi, Rezideri, Altınsaç ve İnköy gibi herkesin katılabileceği rotalar tercih edilmeli. Bana göre en çok dikkat çeken yer ise Masiro hem doğa açısından çok zengin hem de Türkiye’de bilinmeyen en güzel kanyonlardan biri,” dedi.
Van’da kış parkurları, zirveler ve alternatif yürüyüş alanları
Arnos Doğa Spor Kulübü yöneticileri ise, Van’ın kış aylarında sunduğu parkur çeşitliliğini şu sözlerle ifade etti: “Kentimiz kış aylarında doğa yürüyüşü ve dağcılık yapanlar için çok sayıda alternatif sunuyor; Gevaş’taki Altınsaç, Ağun ve İnköy koyları hem doğal yapısı hem de Van Gölü manzarasıyla kışın da keyifli yürüyüşler yapılabilecek alanlar arasında yer alıyor. Bu parkurlar tarihi manastırlarıyla yürüyüşleri sadece bir spor faaliyeti olmaktan çıkarıp aynı zamanda kültürel bir yolculuğa dönüştürüyor; Gürpınar’daki Dêr Meryem Kilisesi ile Tuşba’daki Çarpanak Yarımadası ve Amik Kalesi de kış aylarında sık tercih edilen yürüyüş alanları arasında bulunuyor.”

Zirve tırmanışları ve yüksek irtifa gerçeği
Yöneticiler, “Artos, Erek ve Süphan dağları kış tırmanışları açısından en çok ilgi gören zirvelerin başında geliyor; bu dağlar yüksek kondisyon, teknik ekipman ve faaliyete göre kamp yapmayı zorunlu kılan zorluk seviyesine sahip,” dedi.
Yöneticiler, daha düşük kondisyon gerektiren alanlar için şu ifadeleri kullandı: “Akül Dağı, Beleko Dağı, Dernekos Dağı, Rüzgâr Türbinleri bölgesi ve Hayal Dağı gibi daha düşük rakımlı parkurlar, kış aylarında da yürüyüş yapmak isteyenler için uygun; bu rotaların neredeyse tamamında Van Gölü ve çevre doğa manzarası yürüyüşe eşlik ediyor.”
Kış şartlarında zorluk, keyif ve zirve mutluluğu
Yöneticiler, kış faaliyetlerinde yaşanan deneyimleri şu sözlerle anlattı: “Karlı zeminde iz açmak, eğimli arazilerde iniş çıkış yapmak ve sert rüzgâr zaman zaman zorlayıcı olabiliyor ancak karda yürümek, inişlerde kayarak ilerlemek ve zirveye ulaşmanın verdiği mutluluk bu zorlukların önüne geçiyor.”
Yöneticiler, “Doğada yapılan her faaliyette çevreye ve canlılara saygılı olunmalı, doğa kirletilmemeli ve geride hiçbir iz bırakılmamalı; çünkü biz orada misafiriz ve doğa bize saygı gösterdiğimiz sürece kapılarını açar,” dedi.





