Türkiye’nin en önemli hayvancılık merkezlerinden biri olan Van’da, artan yem maliyetleri ve sınır ötesi kaynaklı şap hastalığı üreticiyi zor durumda bırakıyor. Kentin ekonomik can damarı olan hayvancılığın kaderine terk edilemeyeceğini vurgulayarak kritik uyarılarda bulunan Van Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Atakan Dayan; şap salgını nedeniyle büyükbaş et ve süt fiyatlarında ciddi artışlar yaşandığını ifade etti. Dayan; bu zorlu sürece eklenen iklim şartları ve kuraklığın da meraları olumsuz etkileyerek hayvancılığı çıkmaza sürüklediğini belirtti.

Türkiye meralarının yüzde 10’una ev sahipliği yapan ve ülkenin hayvancılık deposu sayılan Van’da; fahiş yem maliyetleri, iklim şartlarından dolayı kuraklığın baş göstermesi ve sınır ötesi kaynaklı şap salgınının yarattığı olumsuz etkiler sektörü tam bir çıkmaza sokarak üretimi durma noktasına getirdi. Binlerce ailenin tek geçim kapısı olan sektörde yaşanan derin daralma, sadece ekonomik bir kayıp teşkil etmiyor; aynı zamanda kentin asli kimliği ve kaderi olan hayvancılığın geleceğini de ciddi bir tehditle karşı karşıya bırakıyor.

"Hayvancılık Van’ın sadece ekonomisi değil, kimliği ve kaderidir"

Bölge hayvancılığının büyük bir krizde olduğunu ve şap hastalığının üreticinin belini büktüğünü söyleyen Van Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Atakan Dayan, şu ifadeleri kullandı: "Van bir hayvancılık kentidir. Geçim kaynağımız ve ortak değerimiz hayvancılıktır. Türkiye meralarının yüzde onunun Van’da bulunduğu gerçeğini unutmamalıyız. Burası Türkiye’nin en önemli hayvancılık merkezlerinden biridir. Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık, Van’da sadece ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda binlerce ailenin tek geçim kaynağıdır. Ancak son yıllarda artan yem fiyatları, iklim şartlarına bağlı olarak baş gösteren kuraklık ve özellikle şap hastalığı kentteki hayvancılığı çok olumsuz etkiledi. Hayvancılıkta verimliliğin düşmesi ve erken kesimler nedeniyle yetiştiricilerimiz büyük zarar gördü; bu gidişle zarar görmeye de devam edecek."

"Şap hastalığının kaynağı komşu ülkeler"

Şap hastalığının önlenememe nedenlerine değinen Dayan, sorunun sınır ötesi boyutuna dikkat çekti:

"Şap hastalığı aslında yıllardır süregelen genel bir sıkıntıdır. Bu hastalık temel olarak İran’dan ve diğer komşu ülkelerden kaynaklanıyor. İran’ın dünya hayvan sağlığı ile ilgili uluslararası anlaşmaları maalesef yoktur. Anlaşmaları olmadığı için de kendi hayvanlarına düzenli aşı yapmıyorlar. Haliyle sınır geçiş noktalarında yaban domuzları, yaban hayvanları, kuşlar ve hatta hava yolu; şap hastalığının kentimizdeki hayvanlara bulaşmasına neden oluyor."

Hastalığın işletmelere verdiği zararı anlatan Dayan, aşının önemini şu sözlerle vurguladı: "Hastalık buradaki hayvanlara bulaştıktan sonra, eğer hayvanlar daha önceden aşılanmışsa süreç yavaş seyrediyor ve işletme bu durumu az hasarla atlatabiliyor. Ancak aşı yapılmayan hayvanlarda şap hastalığı ağır hasarlar bırakarak tüm işletmeyi büyük zarara uğratıyor. Bu durumun başka bir çözümü yoktur; herkesin istisnasız aşılarını yaptırması gerekiyor."

Van Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Atakan DayanVan Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Atakan Dayan

Et ve süt fiyatları neden yükseliyor?

Vanspor’dan, Osman Zeki Korkmaz’a teşekkür
Vanspor’dan, Osman Zeki Korkmaz’a teşekkür
İçeriği Görüntüle

Şap nedeniyle büyükbaş hayvan eti ve süt fiyatları artarken, küçükbaş hayvan fiyatlarının sabit kaldığını belirten Dayan; tüketicilerin küçükbaş hayvancılığa yönelmesinin ekonomik açıdan daha avantajlı olduğunu ifade etti:

"Şap hastalığından dolayı özellikle büyükbaş hayvanlarda et fiyatları yükseldi. Küçükbaş hayvan etinde ise geçen senenin aksine fiyatlar sabit duruyor. Bu yüzden yurttaşlarımızın büyükbaş yerine biraz da küçükbaş hayvan etine yönelmesi gerekmektedir. Öte yandan süt fiyatlarında da ciddi bir artış bekliyoruz. Çünkü şaptan dolayı hayvanlarda süt kesilmesi yaşanıyor; bu da arzı düşürüp fiyatı yükseltiyor. Şu an aldığımız süt 40 TL iken, Ulusal Süt Konseyi’nin belirleyeceği rakam üzerine 20 TL’lik bir artış daha bekliyoruz."

Et açığı ve sektördeki genç nüfus kaybı geleceği tehdit ediyor

Ülke genelindeki et açığına ve nesil farkına değinen Dayan, çözüm önerilerini şöyle sıraladı: "Ülkemizin yılda 1 milyon 200 bin ton ete ihtiyacı var. Hem ülke nüfusu hem de dışarıdan gelen yaklaşık 30 milyona yakın turist bu ihtiyacı artırıyor. Şu an yıllık 250 bin tona yakın et açığımız var ve bu açık ithal etle kapatılmaya çalışılıyor. Van özelinde baktığımızda hayvancılıkla geçinenlerin yaş ortalaması giderek yükseliyor. Gençlerin mutlaka hayvancılığa teşvik edilmesi gerekiyor. Eğer teşvik edilmezlerse, önümüzdeki yıllarda artık kimse hayvancılık yapmayacak. Türkiye Kırmızı Et Birliği tarafından açılan düve merkezleri ve ‘Yüz Baş Koyunla Köyüme Geri Dönmek İstiyorum’ projeleri gibi fırsatları gençlerimizin çok iyi değerlendirmesi gerekiyor."

Muhabir: SEMİH SARMA