Van’da Ramazan ayı yaklaşırken geleneksel tüketim alışkanlıkları, hurma çeşitlerinden baharatlara, hoşaflık ürünlerden yöresel karışımlara kadar geniş bir ürün grubunda hareketlilik yaratıyor. Ancak son yıllarda Ramazan dönemleri, artan maliyetler, üretim azlığı, tedarik zincirindeki kırılmalar ve toplumun alım gücündeki gerileme nedeniyle esnaf açısından önceki dönemleri aratır hale gelmiş durumda.
Özellikle gıda üretimine dayalı sektörlerde üretici sayısının azalması, hammadde fiyatlarının dövizle paralel hareket etmesi, KDV ve vergilerdeki yükselişler ile tüketicinin bütçe daralması birleşince, Ramazan dönemlerinde dahi satışların beklentiyi karşılamadığı ifade ediliyor. Bu tablo, yalnızca büyük ölçekli tedarikçileri değil; uzun yıllardır aynı iş kolunda faaliyet gösteren yerel esnafı da doğrudan etkiliyor.
Esnaf Adem Yönten, Ramazan aylarında geleneksel olarak artması beklenen tüketim davranışlarının artık daha sınırlı bir çerçevede gerçekleştiğine, özellikle orta ve alt gelir gruplarının alışverişlerde çok daha seçici davrandığına dikkat çekti.
“Her geçen Ramazan bir öncekini aratır hale geldi”
Ramazan dönemlerinde talebin geleneksel olarak arttığına ancak son yıllarda bu eğilimin belirgin biçimde zayıfladığına dikkat çeken Adem Yönten, “Toplumun ihtiyacı olan baharatlar yine satılıyor ama her geçen Ramazan bir öncekini aratır hale geldi. Ürünlerdeki fiyat artışı ve üretimde yaşanan daralma nedeniyle piyasada ciddi bir düşüş yaşıyoruz,” ifadelerini kullandı.
Esnaf Adem Yönten
“Hurmada en çok İran ürünü tercih ediliyor”
Ramazan’ın olmazsa olmazı hurmalarda da tablonun farklı olmadığına değinen Yönten, “İran hurması en çok tüketilen çeşit. Uygun olduğu için toplum buna yöneliyor. Medine ve Kudüs hurmalarına talep daha düşük çünkü fiyatları yüksek. Dolar üzerine endeksli oldukları için her yıl artıyor,” ifadelerini kullandı.
Üretim azlığı fiyatları yukarı çekiyor
Baharat ürünlerinde yaşanan fiyat artışının temel nedeninin üretici sayısındaki gerileme olduğunu belirten Yönten, süreci şöyle özetledi: “Baharatlarda düşüşün sebebi üretim azlığı. Artık kimse üretim yapmıyor. Ürün az olunca üretici geçimini sağlayabilmek için ürünü yüksek fiyatla veriyor. Bu da bize ve tüketiciye yansıyor.”

KDV artışı ve genel giderler satışlara baskı yapıyor
Yönten, işletme giderlerinin arttığını ancak bunu fiyatlara tam yansıtamadıklarını belirterek, “KDV oranları arttı, gelir vergisi yükseldi, faturalar ağırlaştı. Ama tüketicinin bütçesi belli olduğu için bunu fazla yansıtamıyoruz. İnsanlar iş bulmakta zorlandığı için alışverişleri kısıyor,” ifadelerini kullandı.
Hoşaflık ürünlerde gelenek sürüyor
Ramazan’a özgü hoşaflık ürünlerde ise talebin devam ettiğine değinen Yönten,
“Kaysı hoşafı, üzüm hoşafı, Edremit erik hoşafı. Bu gelenek Doğu Anadolu’da güçlüdür. Hâlâ aynı şekilde devam ediyor,” şeklinde konuştu.

Tedarik zinciri çok kaynaklı işliyor
Yönten, baharatın ağırlıkla Antep merkezli bir tedarik hattı üzerinden geldiğini belirterek, “Antep ana merkez. Yemen’den, Suudi Arabistan’dan, Suriye’den gelen ürünler de var. Mersin’den gelen yerli ürünler Antep’te toplanıp bize ulaşıyor,” dedi.
Baharat seçiminde dikkat edilmesi gereken en önemli noktanın orijinallik olduğunu vurgulayan Yönten, sektördeki sahte karışım sorununa şu sözlerle dikkat çekti: “Tarihi yerlerden alışveriş yapılmasını tavsiye ederim. Orijinal ürün orada olur. Ucuz diye açılan birçok yer aslında karışım ürün satıyor. Biz Antep’te bildiğimiz kişilerden orijinal çekim ürün alıyoruz. 98’den bu yana bu işteyiz; ben üçüncü kuşağım.”




