DEM Parti Van Milletvekili Gülderen Varlı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlediği basın toplantısında, ülkede devam eden hukuksuzluklara dikkat çekti. Varlı, Kürt siyasetçilerin ve seçilmiş temsilcilerin yıllardır hukuksuz bir şekilde cezaevlerinde tutulduğunu belirterek, AİHM ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına rağmen bu durumun sürdüğünü vurguladı.
Varlı, HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ başta olmak üzere yüzlerce arkadaşlarının siyasi gerekçelerle rehin tutulduğunu dile getirdi. Vekil Varlı, "AİHM, 3 Kasım'da aldığı kararla bu tutukluluk durumlarının siyasi olduğunu bir kez daha tescillemiştir. Bu hukuksuzluk derhal sona ermeli, tüm yoldaşlarımız özgür bırakılmalıdır," çağrısında bulundu.
Şırnak ve Urfa'daki taziye yasaklarına tepki
Açıklamasının bir diğer önemli bölümünde Varlı, son günlerde Şırnak, Urfa ve Kürdistan bölgesinde cenaze defnine ve taziyelere yönelik engellemelere tepki gösterdi. Bu engellemelerin son bulması gerektiğini belirten Varlı, "İnsanların yas hakkı engellenmemeli, acısına saygı duyulmalıdır. Her insan, inancına ve geleneklerine göre defnedilme hakkına sahiptir. Bu, insan olmanın en temel değeridir" ifadelerini kullandı.

Van'daki şüpheli ölümler ve Rojin Kabaiş davası
Milletvekili Varlı, konuşmasının odak noktalarından birini de Van'da artan şüpheli kadın ölümlerine ayırdı. Jinnews Ekim ayı verilerine göre, son iki yılda sadece Van'da 25'ten fazla şüpheli kadın ölümünün yaşandığını belirterek, yetkilileri derhal önlem almaya çağırdı.
Varlı, kamuoyunun yakından takip ettiği Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümü davasına değindi. Ölümünün üzerinden bir yıldan fazla geçmesine rağmen tatmin edici bir açıklama yapılmamasını eleştiren Varlı, Rojin'in ölümü üzerindeki sis perdesinin kaldırılması ve soruşturmanın şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi.
"Adalet aramak suç değildir" uyarısı
Son olarak, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde Rojin Kabaiş için adalet talep eden öğrencilerin eylemlerinin polis ablukasıyla engellenmesini kınadı. Anayasa'nın toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını açıkça güvence altına aldığını hatırlatan Varlı, "Oysa adalet istemek suç değildir. Üniversiteler, gençlerin özgürce düşünebildiği yerler olmalıdır; sessizliğe mahkûm edildikleri yer değil" dedi.
Varlı, eylem yapan kadın öğrencilere yönelik müdahale eden bazı polislerin sosyal medya üzerinden istek gönderdiği iddialarını da gündeme getirerek, ilgili bakanlıkların bu iddiaları acilen araştırması ve sorumlular hakkında işlem yapması gerektiğini belirterek açıklamasını sonlandırdı.





