Türkiye'nin en geniş mera alanlarına sahip illerinden biri olan Van'da, meralardaki verim kaybı bölge ekonomisinin temel geçim kaynaklarından hayvancılığı olumsuz etkiliyor. Ot kalitesindeki düşüş nedeniyle üreticiler hayvanlarının yem ihtiyacını karşılamakta zorlanırken, maliyetler de her geçen gün artıyor.

Mevcut durumu değerlendiren Ziraat Mühendisi Özer Üçer, mera verimliliğindeki gerilemenin hayvancılık faaliyetlerini doğrudan etkilediğini belirterek, acil önlemler alınması gerektiğine dikkat çekti.

Ziraat Mühendisi Özer Üçer

“Çözüm dönüşümlü otlatmada”

Meraların aşırı ve kontrolsüz kullanımının önüne geçilmesi gerektiğini vurgulayan Özer Üçer, toprağın kendini yenilemesine fırsat verecek dönüşümlü otlatma sisteminin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.

Üçer, "Meraları 8-10 parçaya bölüp 3-5 gün otlatıp 30-35 gün dinlendirmek gerekiyor. Bu sistemle aynı meradan yüzde 30 daha fazla ot alınabiliyor ve mera kendini yenileyebiliyor. Üreticiler artık 'mera bitecek' korkusuyla değil, ekolojik bilinçle mera ıslahına ve yem bitkisi üretimine odaklanmalı" dedi.

Muş Ovası Mera Aa (1)

Geç hasat protein kaybettiriyor

Hayvancılıkta kaliteli yem üretiminin önemine değinen Üçer, sulama imkânı bulunan arazilerde korunga, silajlık mısır ve yem bezelyesi gibi yüksek proteinli yem bitkilerinin tercih edilmesini önerdi. Sulama imkânı olmayan alanlarda ise buğday ve arpanın yanında fiğ veya yemlik bakla ekiminin yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.

Göçerlerin Yayla Mesaisi Başladı (3) Hayvancılık

Hasat zamanlamasının yem kalitesini doğrudan etkilediğini belirten Üçer, geç yapılan biçimlerin protein oranında ciddi kayıplara neden olduğunu söyledi. Üçer, "Çiftçi tonajı artırmak için geç biçerse hayvan doyar ama yeterince beslenemez. Yonca çiçeklenmenin yüzde 10'luk döneminde biçildiğinde protein oranı yüzde 18-20 seviyelerinde olurken, çiçeklenme sonrası yapılan hasatta bu oran yüzde 12'ye kadar düşebiliyor" ifadelerini kullandı.

Göçerlerin Yayla Mesaisi Başladı (5) Hayvancılık

Sütte kalite için üç kritik adım

Süt kalitesini artırmak için yüksek maliyetli yatırımlardan önce doğru üretim alışkanlıklarının benimsenmesi gerektiğini vurgulayan Üçer, mastitis, hijyen eksikliği ve soğutma gecikmesini kaliteli sütün önündeki en büyük engeller olarak gösterdi.

"Kaliteli sütün çözümü pahalı makine değil, doğru alışkanlıktır" diyen Üçer, her hayvan için ayrı sağım havlusu kullanılması, ön daldırma solüsyonlarından yararlanılması ve sütün en geç iki saat içinde 4 dereceye kadar soğutulmasının kaliteyi artıran temel uygulamalar olduğunu belirtti.

Küçük üreticilerin tek başına soğutma tankı yatırımı yapmakta zorlanabileceğini ifade eden Üçer, üreticilerin ortak hareket ederek maliyetleri düşürebileceğini söyledi.

Edremit Belediyesi'nden Şabaniye Mahallesi'nde asfalt yama çalışması
Edremit Belediyesi'nden Şabaniye Mahallesi'nde asfalt yama çalışması
İçeriği Görüntüle

Göçerlerin Yayla Mesaisi Başladı (6) Hayvancılık

Gençler için teknoloji vurgusu

Genç nüfusun hayvancılıktan uzaklaşmasının önüne geçmek için sektörün teknolojiyle desteklenmesi gerektiğini belirten Üçer, üreticilere yalnızca fedakârlık çağrısı yapmak yerine kazanç sağlayan modern modellerin sunulması gerektiğini dile getirdi.

Üçer, "Gençlere 'fedakârlık yap' demek yerine, 'akıllı, planlı ve ekolojik üret, kazan' modelini göstermeliyiz. Süt sağım makineleri, otomatik suluklar ve yem karma vagonları gibi yarı otomatik sistemlerle iş gücü daha verimli kullanılabilir. Yerelde üretim ve tüketim birliktelikleri kurularak genç üreticiye gelir güvencesi sağlanabilir" dedi.

Bitlis'te Yeşeren Yaylalar, Havanın Isınmasıyla Başka Illerden Gelen Göçerleri Ağırlamaya Başladı (2)

Sadece süt üretimine bağlı kalınmaması gerektiğini kaydeden Üçer, arıcılık, küçükbaş hayvancılık ve seracılık gibi entegre üretim modellerinin yaygınlaştırılmasının riskleri azaltacağını belirtti. Van otlu peyniri gibi coğrafi işaretli ürünlerle katma değerli üretimin artırılmasının da gençlerin sektörde kalmasına katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.

Muhabir: SEMİH SARMA