Van’da sokak hayvanlarının yaşam alanlarının daraldığı, kış aylarında yiyecek bulmanın zorlaştığı ve toplama uygulamalarının ülke genelinde tartışma yarattığı dönemde, 2022 yılında kurulan Van Hayvan Sesi Derneği, yıllara yayılan gönüllü faaliyetlerini örgütlü bir yapıya dönüştürerek kentte önemli bir boşluğu dolduruyor.
Dernek yalnızca günlük beslemeler yapmıyor; özel kliniklerde tedavi süreçlerini üstleniyor, engelli ve hasta hayvanlar için yurt içi ve yurt dışı sahiplendirme ağları oluşturuyor, köylere giderek afişler ve bilgilendirme çalışmalarıyla toplumsal farkındalığı arttırmaya çalışıyor. Soğuk iklimi, kırsal yayılımı ve ekonomik koşulları nedeniyle sokak hayvanlarının hayatta kalma mücadelesinin daha ağır geçtiği Van’da, gönüllüler hem maddi yüklerle hem de toplama sonrası kaybolan hayvanların yarattığı hayal kırıklığıyla uğraşıyor.
Van Hayvan Sesi Derneği, hayvanların yok edilmesinin ekosistemi bozduğuna, çözümün ise kısırlaştırma, aşılama ve yerinde yaşatma çalışmalarını güçlendirmek olduğuna dikkat çekiyor.
“Biz bu işin içine zorunluluktan girdik”
Beslemelerin zorluklarına değinen Van Hayvan Sesi Dernek başkanı Sabriye Yazıcı, “Biz bu işin içine bir zorunluluktan girdik. Ne yazık ki herkes aynı farkındalığa sahip değil. Çocuklarımız yağışlı günlerde yemek bulamadığı için yol kenarlarına geliyor, bizi bekliyorlar. Beslemeler yağışlı havalarda üç-dört saat sürebiliyor, iyi havalarda ise bir iki saatimizi alıyor,” ifadelerini kullandı.

“Klinik maliyetlerimiz yüksek”
Yazıcı, bağış ve mama süreçlerine dikkat çekerek “Alanları belirleyip son noktadan başlayarak mama bırakıyoruz; onları iki üç gün idare edebilecek şekilde beslemeye çalışıyoruz. Haytap ve Getir iş birliğinden bağış mama ve ilaç desteği alıyoruz. Klinik maliyetlerimiz yüksek; özel kliniklerde tedavi ettirip sahiplendirme yapıyoruz,” sözleriyle devam etti.
“Medya dili yüzünden hayvanlar yok ediliyor”
Ekosistem uyarısında bulunan Yazıcı, “Medyanın hayvanları ‘tehlikeli’ gösteren dili yüzünden hayvanlar yok ediliyor ve ekosistem bozuluyor. Köpekler toplatılınca bu yıl kurtlar ve tilkiler şehre indi. Asırlardır yan yana yaşadığımız hayvanları yok etmek çözüm değil. Bizim tek istediğimiz onların daha iyi bir yaşam sürmesi; kısırlaştıralım, aşılatalım ve yaşatalım,” dedi.

“Almanya, İngiltere ve Amerika’ya kadar sahiplendirmeler yaptık”
Sahiplendirme çalışmalarına değinen Dernek üyesi Başak Avcı, “Ben yurt dışı sahiplendirme ve ilan süreçleriyle ilgileniyorum. Almanya, İngiltere, Amerika gibi birçok ülkeye köpek sahiplendirdik. Özellikle engelli çocuklarımız için çok fazla destek görüyoruz. Köylere gidip afiş dağıtıyoruz, eğitim veriyoruz fakat en çok zorlandığımız konu belediyelerin toplama uygulamaları oldu,” ifadelerini kullandı.
“Çözüm basit: kısırlaştırmak”
Toplumsal empati çağrısı yapan Avcı, “Çocuklarımızı alıp topladıklarında büyük bir hayal kırıklığı yaşıyoruz. Oysa çözüm çok basit: kısırlaştırmak ve popülasyonu doğru yöntemle azaltmak. Ramazan ayındayız; insanlar açlığı deneyimliyor. Umarım sokaktaki çocukların neyle mücadele ettiğini daha iyi anlarlar. Empati istiyoruz, birlikte yaşamayı öğrenmek zorundayız,” dedi.

“Klinik borçlarımız yıllardır birikiyor, tedavi edip sahiplendiriyoruz”
Sokak hayvanlarının tedavi süreçlerine değinen Dernek başkan yardımcısı Zişan Gündoğdu, “Beslemenin dışında hasta, yaralı ya da ölmek üzere olan kedilerimizin ve köpeklerimizin tedavilerini de üstleniyoruz. Şu an üç kliniğe yılların birikmiş borcu var. Bir canı tedavi etsek bile önceki borçlardan dolayı tamamen kapanmıyor. Ne yazık ki Van’da yeterli destek alamıyoruz,” şeklinde konuştu.
“İnsanların ölmek üzere olan hayvanları görmezden gelmesini istemiyoruz”
Yurttaşlara çağrıda bulunan Gündoğdu, “Bizim önceliğimiz yaşatmak. Ölümü bekleyen canlara rastlamak çok sık karşılaştığımız bir durum. İnsanların görmezden gelmesini istemiyoruz. Kapısının önüne bir kap yemek koyan biri bile birçok hastalığın ve açlığın önüne geçebilir,” ifadelerini kullandı.

“Mücadelemiz sadece kedi ve köpeklerle sınırlı değil”
Yıllara yayılan mücadelelerine dikkat çeken Dernek üyesi İlknur Beşinci, “Dernek öncesinden beri birlikte sahadaydık. Mücadelemiz yalnızca kedi ve köpeklerle sınırlı değil; doğaya bırakılan atlar, eşekler gibi diğer canlar için de ilan açıyor, destek arıyoruz. Yaşadığımız bölge kışın çok sert, yazın çok kurak. Bu nedenle besleme ve bakım ihtiyaçları daha kritik,” dedi.
“Her bir can değerli”
Dayanışma çağrısı yapan Beşinci, “Her bir can değerli. Onları yaşatmak ve güvenli bir yaşam alanı sağlamak için çabalıyoruz. Umuyoruz ki sayımız artar; birlik oldukça daha fazla yere ulaşabiliyoruz,” ifadelerini kullandı.






