Türkiye'nin en büyük sodalı gölünde yaşayan inci kefalleri, üreme dönemiyle birlikte tatlı sulara göç etmeye başladı. Hava sıcaklıklarının artmasıyla nehir ağızlarına akın eden milyonlarca balık, akıntıya karşı ilerleyerek yumurtalarını bırakacakları alanlara doğru yol alıyor. Yerel ekonomi için hayati önem taşıyan bu süreç, göl çevresinde büyük bir hareketliliğe sahne oluyor.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Akkuş, inci kefallerinin bu yıl uzun süredir hasret kaldığı yüksek su debisiyle karşılaştığını belirterek sevindirici haberi verdi. Ancak Akkuş, koruma çalışmalarının temel taşı olan araç tedarikinde yaşanan aksaklığın, balık stoklarının geleceğini ciddi şekilde tehlikeye attığını vurgulayarak ilgili kurumların vakit kaybetmeden harekete geçmesi gerektiğini ifade etti.

“İnci Kefali İçin "Altın Yıl"
Gölün tuzlu ve sodalı sularından tatlı sulara doğru başlayan kutsal yolculuğu değerlendiren Dr. Mustafa Akkuş, geçtiğimiz yıllardaki kuraklık endişesinin bu yıl yerini bol suya bıraktığını belirtti.
Akkuş, "Her yıl olduğu gibi suların ısınmasıyla beraber inci kefalleri, üremek amacıyla akarsulara doğru göç etmeye başladı. Geçtiğimiz yıllarda en büyük engelimiz kaçak avcılıktı; ancak son dönemde ciddi bir kuraklık sorunu baş göstermişti. 2026 yılı yağış bakımından oldukça verimli bir yıl oldu. Balıklar, belki de uzun yıllardır karşılaşmadıkları kadar yüksek bir su debisiyle karşı karşıya. Bu, stokun geleceği için harika bir haber," diye konuştu.

"Her Bir Balığa On Bin Balıkgözüyle Bakmalıyız"
Göçün ilk başladığı noktanın Muradiye ilçesindeki Bend-i Mahi Çayı olduğunu ve bir hafta içinde tüm derelerin balıklarla dolup taşacağını aktaran Akkuş, "İnci kefali; martılardan kaplumbağalara kadar Van Gölü havzasındaki besin zincirinin en kritik halkasını oluşturur. Üreme dönemindeki her bir balık ortalama 10 bin yumurta taşımaktadır. Bu nedenle, her bir balığa aslında 'on bin balık' gözüyle bakmamız gerekir. Bu hassas dönemde inci kefali kesinlikle tüketilmemeli ve satın alınmamalıdır. Satış zincirinin son halkası tüketicidir. Eğer yurttaşlar olarak biz bu balığı talep etmezsek, kaçak avcılar da avlanmaktan vazgeçecektir," ifadelerini kullandı.

“Su Çok, Araç Yok”
Doğal şartların uygun olmasına rağmen, yürütülen koruma faaliyetlerinde bu yıl ciddi bir aksama yaşandığını belirten Akkuş, "Bu yılki göçle ilgili en büyük sorun, koruma çalışmalarında kullanılacak araç kiralama işleminin henüz gerçekleştirilmemiş olmasıdır. Koruma faaliyetlerini yürütecek ana kuruluş olan Jandarma teşkilatına tahsis edilecek araçların kiralanmaması, çalışmaları sekteye uğratabilecek büyük bir handikaptır. İnci kefali, bölgede binlerce insanın geçim kaynağıdır ve Türkiye iç sularından avlanan toplam balık miktarının tek başına üçte birini oluşturmaktadır," dedi.
Sözlerini çözüm çağrısıyla tamamlayan Akkuş, "Özetle; bu yıl akarsularda su var, ancak koruma için araç yok. Yetkililerin bu eksikliği bir an evvel gidermesini ümit ediyoruz," şeklinde konuştu.





