Doğu Anadolu’da iklim döngüsünü değiştiren yoğun yağış rejimi, Van Gölü Havzası’nın su bütçesini son yılların en yüksek seviyesine taşıdı. Aralık ayından bu yana süren kar yağışları, toprağa sızarak stratejik su rezervlerini doldurdu. Bu doluluk; tarımdan hayvancılığa, akarsu debilerinden içme suyuna kadar tüm ekosistemi bu yıl güvence altına aldı.
2026 yılını havza için "altın bir fırsat" olarak nitelendiren Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, bu su güvencesinin iklim krizine karşı kritik bir kalkan oluşturduğunu belirtti. Mevcut kazancın profesyonelce yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Alaeddinoğlu, bu dönemin bölgenin ekolojik geleceğini planlamak için stratejik bir mola olarak kullanılması gerektiğine dikkat çekti.
Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu
Yağışlarda ezber bozuldu
Bölgedeki iklim döngüsünde yaşanan radikal değişikliğe dikkat Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, Van Gölü Havzası'nın bu yıl alışılagelmiş takvimin dışına çıktığını vurguladı.

Alaeddinoğlu, "Havzamızın geleneksel döngüsünde yağışlar sonbaharda başlar, kışın azalır ve baharda zirve yapardı. Ancak 18 Aralık’tan bu yana kesintisiz devam eden istisnai bir süreç yaşıyoruz. Mayıs ayına kadar sarkmasını öngördüğümüz bu yoğun rejim; başta Van Gölü olmak üzere tüm yüksek rakımlı göllerimiz için hayati bir 'can suyu' niteliği taşıyor" diye konuştu.
Yerin altındaki gizli rezerv
Yağışın miktarından ziyade formunun önemine değinen Alaeddinoğlu, karın ekosistem üzerindeki etkisini şu sözlerle aktardı:
"Düşen yağışın kar şeklinde olması bizim için çok daha değerli. Sağanak yağmurun aksine kar suyu, eğim boyunca akıp gitmek yerine toprağa sızarak yer altı su tabakalarını doyma noktasına ulaştırır. Bu doluluk sağlandığında, kaynak suları aracılığıyla gölleri ve akarsuları besleyen muazzam bir döngü başlar. Böylece toprak nemini koruyacak, zengin bir bitki örtüsü oluşacak ve yaz aylarında tarım ile hayvancılık için ihtiyaç duyulan su, doğrudan bu doğal kaynaklardan sağlanacaktır."

"Kuraklığa karşı su sigortası"
Yağışların havzanın geleceği üzerindeki stratejik önemine değinen Alaeddinoğlu, bu bolluğun rehavete yol açmaması gerektiğini hatırlatarak şunları söyledi:
"Yaz aylarında sıcak hava dalgaları yine kapımızda olacak; ancak bu yılki yağışlar, o kuraklığın etkisini kıracak güçte. Ekolojik dengenin bir yılda tamamen eski haline dönmesi mümkün değil, fakat mevcut tablo havzanın yaklaşık bir buçuk yıllık su güvenliğini garanti altına alan bir sigortadır. Artan akarsu debileri, İnci Kefali’nin göç yolculuğunu kolaylaştırarak popülasyonu artıracak ve doğadaki tüm yaşamı pozitif yönde etkileyecektir."

"Gelecek için risk devam ediyor"
İklim krizinin yarattığı belirsizliğe işaret eden Alaeddinoğlu, 2026'daki bu olumlu tablonun kalıcı bir rahatlama yaratmaması gerektiğini şu sözlerle hatırlattı:
"2026 yılı, havza ve bölge genelinde suyun artı değer yarattığı bir dönem olacak; ancak 2027 için aynı garantiyi vermek mümkün değil. İklim değişikliği, doğası gereği bir öngörülemezlik sürecidir. Bu yıl elde ettiğimiz su kazancını heba etmeden; içme suyundan tarımsal sulamaya kadar her alanda süreci profesyonelce yönetmeliyiz. Bu bir yıllık fırsatı, bölgenin geleceğini doğru planlamak için bir 'stratejik mola' olarak kullanmak zorundayız."




