Haliç Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Özlem Erodabaşı, uzun saatler masa başında çalışanların yalnızca kas-iskelet sistemi değil, solunum ve enerji metabolizması gibi hayati fonksiyonlarda da ciddi olumsuzluklar yaşayabileceğini söyledi.
Üniversite tarafından yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Erodabaşı, insan vücudunda 600’den fazla kas ve 200’ün üzerinde eklem bulunduğunu hatırlatarak, kas-iskelet sisteminin yalnızca hareketi değil, iç organların ve beynin korunmasını da sağladığını vurguladı.
Doğru duruşun tüm vücut sistemlerinin uyumlu çalışabilmesi için kritik önemde olduğunu belirten Erodabaşı, bilimsel çalışmaların solunum, dolaşım, sindirim ve sinir sistemi fonksiyonlarının omurganın dik, başın omurga devamında ve kasların dengede olduğu pozisyonda en verimli şekilde çalıştığını gösterdiğini ifade etti. Bu duruşun, ana solunum kası olan diyaframın etkinliğini artırdığını da sözlerine ekledi.
Uzun süre öne eğik çalışmanın vücutta kalıcı adaptasyonlara yol açabileceğine dikkat çeken Erodabaşı, günde 8-10 saat masa başında oturan kişilerde zamanla kamburlaşma, ense sıkışması ve çenenin öne doğru çıkmasının geliştiğini belirtti. “Vücut bunu en az enerjiyle yapmaya alışıyor. Kalıcı hale geldiğinde ise ağrı ortaya çıkıyor. Ağrı, vücudun ‘Artık bir düzenleme yapmalısın.’ uyarısıdır.” dedi.
Stres ve duygusal gerginliğin bu süreci hızlandırdığını belirten Erodabaşı, kas kuvveti, genetik yapı ve düzenli egzersizin ise duruş bozukluğunun etkilerini geciktirdiğini söyledi.
Duruş bozukluğunun olumsuz etkilerini azaltmak için her 20-30 dakikada kısa bir mola verilmesi gerektiğini vurgulayan Erodabaşı; esneme, gözleri uzak bir noktaya odaklama, omuzları geriye yuvarlama ve derin nefes egzersizlerinin düzenli yapılması gerektiğini aktardı. Ayrıca 40-60 dakikada bir ayağa kalkıp kısa yürüyüşler yapmanın, göz egzersizlerinin ve su tüketiminin sırt kaslarının yeniden kanlanmasına yardımcı olduğunu söyledi.
Çalışma ortamındaki ergonominin de büyük önem taşıdığına dikkat çeken Erodabaşı, ekranın göz hizasında tutulması, masa yüksekliğinin zaman zaman ayarlanması ve otururken gövde–uyluk açısının 90 dereceden dar olmamasının bele binen yükü azalttığını belirtti.
Masa başında çalışanlara stres yönetimini günlük rutinlerinin bir parçası haline getirmeleri ve beden farkındalığını artırmaları çağrısında bulunan Erodabaşı, “Bu önerilerden yalnızca birini bile hayatınıza düzenli olarak dahil etmeniz, daha sağlıklı ve zinde bir yaşamın kapısını aralayacak.” ifadelerini kullandı.



