Küresel ölçekte her hafta yaklaşık 230 milyon kişinin sağlıklı yaşam ve iyi hissetme konularında dijital yapay zeka sistemlerine başvurduğunun bildirildiğini aktaran Öztürk, bazı raporlara göre yalnızca ChatGPT’ye günlük sağlık sorusu yönelten kullanıcı sayısının 40 milyonun üzerinde olduğunu belirtti. Bu verilerin, bireylerin sağlık bilgisini arama ve anlamlandırma biçiminde sessiz fakat köklü bir dönüşüme işaret ettiğini ifade etti.

Öztürk, insanların tahlil sonuçlarını, semptomlarını ve sağlıkla ilgili endişelerini doğrudan yapay zekaya yöneltmeye başladığını belirterek, bu durumun sağlık sistemindeki yoğunluk, randevu süreleri ve anlık bilgi ihtiyacıyla yakından ilişkili olduğunu vurguladı.

Yapay zekanın yalnızca hastalar tarafından değil, hekimler tarafından da yaygın şekilde kullanıldığını dile getiren Öztürk, ABD’de 2024 yılında hekimlerin yüzde 66’sının yapay zeka kullandığını, bu oranın bir yıl içinde önemli ölçüde arttığını söyledi.

“Ön değerlendirme aracı olarak görülebilir”

Yapay zekanın tıbbi terminolojiyi sadeleştiren ve belirsizlik kaynaklı kaygıyı azaltabilen bir “ön değerlendirme aracı” olarak değerlendirilebileceğini ifade eden Öztürk, bu sistemlerin asla teşhis koyan bir mekanizma olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Yapay zekanın hekimin yerini alamayacağını belirten Öztürk, “En büyük risk, sunulan bilgilerin kesin doğru kabul edilmesi ve profesyonel yardımın ertelenmesidir.” dedi.

Yapay zekada “halüsinasyon” olarak adlandırılan, gerçeğe aykırı bilgilerin ikna edici bir dille sunulabildiğine dikkat çeken Öztürk, klinik karar destek sistemlerinde bu riskin yüzde 8-20 arasında bildirildiğini, bazı alanlarda yanlış teşhis oranlarının da dikkati çektiğini kaydetti.

Uzmandan yaz aylarında varis uyarısı: Sıcak hava şikayetleri artırıyor
Uzmandan yaz aylarında varis uyarısı: Sıcak hava şikayetleri artırıyor
İçeriği Görüntüle

Ruh sağlığında temkin çağrısı

Ruh sağlığı alanında yapay zeka kullanımının daha fazla temkin gerektirdiğini belirten Öztürk, yapay zekanın empatiyi yalnızca dil düzeyinde taklit edebildiğini, gerçek bir duygusal derinliğe sahip olmadığını ifade etti. Yanlış yönlendirmelerin özellikle kriz anlarında telafisi imkansız sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulundu.

Hekimin sorumluluğu ve denetim vurgusu

Yapay zekanın hastane ekosistemine entegrasyonunun hekimlerin idari yükünü azaltma ve veri analizini güçlendirme potansiyeli taşıdığını dile getiren Öztürk, bu sistemlerin sıkı denetim ve resmi onay süreçlerinden geçmesi gerektiğini söyledi.

Yapay zeka çıktılarının körü körüne kabul edilmemesi gerektiğini vurgulayan Öztürk, nihai sorumluluğun her zaman hekimde olduğunu belirtti. Geleceğin hekimlerinin, algoritma önerilerini klinik süzgeçten geçirebilme yeteneğiyle öne çıkacağını ifade etti.

Öztürk, sağlıkta yapay zekanın ne mucize ne de mutlak bir tehdit olduğunu belirterek, doğru kurallarla yönetildiğinde büyük bir kolaylık sağlayacağını, denetimsiz bırakıldığında ise ciddi riskler doğurabileceğini sözlerine ekledi.

Kaynak: AA