Grip ani başlayan yüksek ateş, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, halsizlik, boğaz ağrısı ve öksürükle seyreden viral bir solunum yolu enfeksiyonu olarak biliniyor. Grip hastalığının, soğuk algınlığından farklı olarak daha ağır seyrettiğini ve günlük yaşamı ciddi ölçüde etkiliyor.
Lokman Hekim Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Hüseyin Koşak, çoğu hastada gribin 5–7 gün içinde istirahat ve destek tedaviyle düzeldiğini, bol sıvı tüketimi, yeterli dinlenme ve uygun dozlarda ateş düşürücü ilaçların genellikle yeterli olduğunu vurguladı.
Grip bir virüs hastalığı olduğu için antibiyotiklerin rutin tedavide yer almadığını belirten Koşak, ancak bakteriyel enfeksiyon gelişmesi halinde antibiyotik tedavisinin gündeme gelebileceğini kaydetti.
Risk grupları dikkat!
Risk gruplarında hastalığın daha ağır seyredebileceğine dikkat çeken Koşak; 65 yaş üzerindeki bireyler, hamileler, kalp, akciğer, diyabet ve böbrek hastalığı bulunanlar ile bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.
Bu gruplarda, hastalığın ilk 48 saati içinde başlanan antiviral tedavilerin fayda sağlayabileceğini ifade eden Koşak, erken dönemde hekime başvurmanın önemine işaret etti.
Grip aşısının korunmada önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Koşak, özellikle risk grubundaki bireylerin aşılanmasının hastalığın ağır seyretmesini önleyebileceğini belirtti.
El hijyenine dikkat edilmesi, kalabalık ve kapalı alanlarda maske kullanılması, öksürürken ağız ve burnun kapatılması ve hasta kişilerle yakın temastan kaçınılmasının da korunma yöntemleri arasında yer aldığını aktardı.
Koşak, ateşin üç günden uzun sürmesi, nefes darlığı, göğüs ağrısı, bilinç bulanıklığı, dudaklarda morarma, sürekli kusma ya da sıvı alamama gibi durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini bildirdi.


