2011 yılında vizyona giren "Bizim Büyük Çaresizliğimiz", yönetmen Seyfi Teoman'ın imzasını taşıyan, Türkiye sinemasının dikkat çeken edebiyat uyarlamalarından biri olarak öne çıkıyor. Barış Bıçakçı'nın aynı adlı romanından sinemaya aktarılan film, dostluk, yas, yalnızlık ve karşılıksız duygular üzerine sade ama etkileyici bir anlatım sunuyor.
Film, lise yıllarından beri yakın arkadaş olan Ender ve Çetin'in yıllar sonra Ankara'da yeniden aynı evde yaşamaya başlamasıyla başlıyor. Uzun süre farklı hayatlar yaşayan iki arkadaş, çocukluk hayallerini gerçekleştirerek yeni bir düzen kuruyor.
Ancak bu düzen, yurt dışında yaşayan arkadaşları Fikret'in Türkiye ziyareti sırasında anne ve babasını trafik kazasında kaybetmesiyle değişiyor. Almanya'ya dönmek zorunda kalan Fikret, üniversite eğitimini sürdüren kız kardeşi Nihal'i mezun oluncaya kadar Ender ve Çetin'e emanet ediyor.
Anne ve babasının kaybının ardından büyük bir yas yaşayan Nihal, ilk zamanlarda içine kapanık bir tavır sergilese de zamanla Ender ve Çetin ile arasında güçlü bir bağ oluşuyor. Aynı evi paylaşan üç kişinin hayatı, zaman içinde dostluk ile aşk arasındaki ince çizgide şekillenirken, iki yakın arkadaş da Nihal'e karşı benzer duygular beslediklerini fark ediyor.
Seyfi Teoman, filmde büyük dramatik olaylardan çok karakterlerin iç dünyasına ve günlük yaşamın sıradan anlarına odaklanarak, insan ilişkilerinin kırılganlığını doğal bir anlatımla izleyiciye aktarıyor.
Başrollerini İlker Aksum, Fatih Al ve Güneş Sayın'ın paylaştığı yapımda Taner Birsel ve Baki Davrak da önemli rollerde yer alıyor. 102 dakika süren "Bizim Büyük Çaresizliğimiz", güçlü oyunculuk performansları, sade sinema dili ve duygusal atmosferiyle bağımsız sinemanın öne çıkan dram filmleri arasında gösteriliyor.




