Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına “Yeni Parti” adıyla yoluna devam eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve parti üyelerini tebrik ederek başlayan Hatimoğulları, Türkiye’nin demokrasi ve hukuk mücadelesine katkı sunulması temennisinde bulundu.
Gülistan Doku soruşturmasını gündeme getirdi
Konuşmasının önemli bölümünü Gülistan Doku dosyasına ayıran Hatimoğulları, Doku’dan 6 yılı aşkın süredir haber alınamadığını hatırlattı. Hatimoğulları, soruşturma kapsamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in eşi, oğlu, polisler ve kamu görevlilerinin tutuklanmasını “sıradan bir gelişme” olarak değerlendirmediğini söyledi.
Soruşturmanın kasten öldürme, cinsel saldırı, delilleri yok etme ve suçluyu kayırma gibi iddiaları kapsadığını belirten Hatimoğulları, “Bu tablo aynı zamanda Süleyman Soylu döneminin özetidir. Bu dönem bütünlüklü olarak mercek altına alınmalıdır” dedi.
Hatimoğulları, Nadira Kadirova, Yeldana Kaharman, İpek Er, Rojin Kabaiş ve Rojwelat Kızmaz’ın dosyalarını da anarak DEM Parti ve Kadın Meclisi olarak bu davaları takip etmeyi sürdüreceklerini ifade etti.
Çocuklara ilişkin yasa teklifine tepki
Meclis gündemindeki çocuklara ilişkin yasa teklifini de eleştiren Hatimoğulları, teklifin çocukları korumak yerine daha uzun hapis cezaları getirdiğini savundu. Çocuk yoksulluğu, işsizlik, eğitim ve istismar sorunlarının göz ardı edildiğini belirterek, son 6 ayda 36 çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini söyledi.
Hatimoğulları, çocukların suça sürüklenmesinin önüne geçmek için eğitim, güvenli yaşam, oyun alanları ve sosyal desteklerin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, DEM Parti’nin Meclis’e sunduğu Çocuk Bakanlığı kurulması teklifini hatırlattı.
“Çerçeve yasa için son düzlüğe girildi”
Hatimoğulları, konuşmasında barış ve çözüm sürecine ilişkin gelişmelere de geniş yer verdi. Çerçeve yasanın Meclis kapanmadan gündeme geleceğine ilişkin kendilerine bilgi aktarıldığını belirten Hatimoğulları şunları kaydetti:
“Süreçle ilgili ne oldu, yasayla ilgili ne oldu, çerçeve yasa çıkacak mı çıkmayacak mı? Herkes bu beklenti içinde şu an. Şu anda yanıtı en çok beklenen soru bu. Buradan şunu ifade etmeliyim. İki yıldır bir süreç yürüyor ve bu süreçle ilgili üzerinde en çok konuşulan konu şu an ne? Çerçeve yasa. Bildiğiniz üzere Sayın Öcalan'la tam iki ay boyunca heyetimiz görüşememişti. 20 Temmuz'da heyetimiz İmralı'ya gitti. 21 Temmuz'da Sayın Numan Kurtulmuş bizleri grubumuzda ziyaret etti ve diğer partilere de ziyaretler gerçekleştirdi. Yasa taslağının Meclis kapanmadan geleceğine dair bilgiyi bizimle paylaştı. Çerçeve yasa için artık son düzlüğe girilmiş durumda. Bu tüm Türkiye'yi ilgilendiren bir konu. Dar polemikçi, birbirini yıpratan bir sürece dönüşmemesi için de herkesin büyük bir sorumlulukla davranması gerekiyor. Her siyasi parti bu konuda elbette ki farklı düşünüyor olabilir. Bundan daha doğal da bir şey yoktur. Ama ortada bir mesele var ki Kürt meselesi. Bir asırdır şiddetle ve inkarla çözülmeyen, çözülemediği de apaçık ortada olan bir mesele. Bütün siyasi partilerin bu tarihsel sorumlulukla hareket ederek barışın kapısını açacak bir yasanın çıkması için elini taşın altına koyması son derece önemlidir.”
“Ortak eşit yaşam hukukla tanımlanınca hakiki olur”
Hatimoğulları, Abdullah Öcalan’ın son görüşmede 27 Şubat çağrısının ruhuna bağlı kalma ve kardeşlik hukukunu gözeten yasal zeminin gerekliliğini vurguladığını aktardı. Çerçeve yasanın yalnızca geçiş sürecini düzenlememesi, gelecekteki demokratik düzeni de güvence altına alması gerektiğini belirten Hatimoğulları, “Ortak eşit yaşam hukukla tanımlanınca, yasayla somutlaşınca hakiki olur” dedi. Ayrıca gazeteciler, siyasetçiler, hukukçular, kadın örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının İmralı’da Öcalan ile görüşebilmesi gerektiğini savundu.
“Hiçbir şey oldubittiye getirilmemeli”
Çerçeve yasanın içeriğinin mutabakatla hazırlanması gerektiğini belirten Hatimoğulları, düzenlemenin yalnızca kağıt üzerinde kalmaması gerektiğini ifade ederek sözlerine şöyle devam etti:
“Bakın, bunun altını bir kez daha çiziyorum. Üzerinde konuşulan, ortaklaşılan her şeyin bu yasaya yansıması lazım. Çerçeve yasanın kapsamı, içeriği bir mutabakatla çıkmalı ki pratikte karşılığı olsun, kağıt üzerinde kalmasın. Hiçbir şey oldubittiye getirilmemeli, yeni sürprizlerle de bu süreç uzatılmamalı.”
“Toplumsal barış paydasında buluşmalıyız”
Türkiye’nin siyasi tarihinin önemli eşiklerinden birinden geçtiğini söyleyen Hatimoğulları, farklı görüşlere rağmen toplumsal barış ortak paydasında buluşulması gerektiğini ifade etti.
“Halkların iradesi tanınmadan demokrasi kurulamaz. Adalet ertelenerek barış inşa edilemez. Hukuk herkese işlemeden cumhuriyet tamamlanamaz” diyen Hatimoğulları, demokratikleşme, adalet, özgürlük ve hukuk mücadelesinin ortaklaştırılması çağrısında bulundu.
“Kongremizde kararlılığımızı daha ileri taşıyacağız”
DEM Parti’nin kongre hazırlıklarına ilişkin de bilgi veren Hatimoğulları, il konferanslarının tamamlandığını, bölge konferanslarının sürdüğünü ve merkezi konferansın ardından Büyük Kongre’nin gerçekleştirileceğini söyledi.
Hatimoğulları, kongre sürecinde barış, adalet ve özgürlük gündemlerinin yanı sıra Türkiye’nin temel sorunlarına ilişkin alternatif yönetim biçimlerinin tartışılacağını belirterek, “86 milyon yurttaşımız bu coğrafyada eşit, özgür ve adil bir düzende yaşayana dek mücadelemizin devam edeceği bilinciyle kongremizi örgütlüyoruz” dedi.




