DEM Parti Van Milletvekili Zülküf Uçar, 28 Aralık 2024’te Van’ın Saray ilçesinde askerlerin açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden Seyithan Durdu dosyasındaki çelişkiler ve soru işaretleri ile ilgili üç ayrı resmi başvuru yaptı.
Uçar; Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na gönderdiği yazılı önergelerde, olayın “kasten öldürme” niteliği taşıdığına işaret eden bulguları ve soruşturma sürecindeki usulsüzlük iddialarını tek tek sıraladı.
Uçar’ın hazırladığı önergelerde; olay yerinin askeri yasak bölge olmadığı, ateşi açtığı belirtilen askerlerin hudut hattından 30 kilometre içeriye girerek görev sahası dışına çıktığı, ölümcül güç kullanıldığı, yaralı haldeki yurttaşın yardım çağrılmadan “ölüme terk edildiği” iddiaları yer aldı.
Milletvekili Uçar, soruşturmada “skandal” olarak nitelendirdiği zincir halinde usulsüzlükler bulunduğunu belirterek, termal kamera kayıtlarının dosyaya alınmaması, olay yeri kamera görüntülerinin saklanması, askerlerin yazışmalarının silinmesi, dijital delillerin yetkisiz birimlerce incelenmesi ve Adli Tıp ile Kriminal raporlar arasındaki çelişkileri Meclis gündemine taşıdı.
Uçar’ın Adalet Bakanlığına Yönelttiği Sorular
Milletvekili Zülküf Uçar, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a yönelttiği sorularda şu başlıkları öne çıkardı:
Mermi çekirdeği ile ilgili Adli Tıp ve Kriminal raporlar arasındaki çelişki hakkında inceleme başlatıldı mı?
Delilin değiştirilmiş olabileceği iddiaları karşısında sorumlu kamu görevlileri hakkında bir işlem yapıldı mı?
Termal kamera ve karakol görüntülerinin dosyaya girmemesi nasıl açıklanıyor?
Savcılığa “haritası değiştirilmiş korsan belge” sunulması hakkında hangi işlem başlatıldı?
Dijital delillerin yetkisiz birimlerce incelendiği iddiası araştırıldı mı?
Bu dosyanın cezasızlık örneği olarak kalmaması için hangi adımlar atılacak?
Soruşturmanın şeffaf yürütülmesi için Bakanlık özel bir talimat verecek mi?
İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na Sunulan Başvuru
Uçar, komisyonu göreve çağırarak; Olayın tüm yönleriyle araştırılması, olay yerinde inceleme yapılması, saklanan kamera kayıtlarının akıbetinin sorulması, Adli Tıp–Kriminal çelişkilerinin incelenmesi, ailenin ve avukatların dinlenmesi taleplerinde bulundu.
Yaşam hakkı ihlali, delil karartma iddiaları ve etkin soruşturma yükümlülüğü çerçevesinde, Komisyonun hem sahada inceleme yapmasını hem de ilgili kurumlarla resmi yazışma başlatmasını talep etti.
Milli Savunma Bakanlığına Yönelik Sorular
Uçar; sınır birliklerinin 30 kilometre içeriye girerek görev sahası dışında ateş açmasıyla ilgili sorular yöneltti:
Bu birliğin o bölgede bulunmasının yasal dayanağı nedir?
Askerlere bu bölgeye gitme emrini kim vermiştir?
Yetki aşımı yapan personel hakkında idari veya adli işlem başlatıldı mı?
Yaralı yurttaş için yardım çağrılmamasına ilişkin soruşturma yapıldı mı?
Termal kamera ve karakol kayıtlarının saklanması hakkında MSB ne yaptı?
Hudut birliklerinin sorumluluk alanı dışındaki köylere inmesi rutin bir uygulama mı?
Benzer olayların önlenmesi için yeni mekanizmalar planlanıyor mu?
Olayın Arka Planı: Seyithan Durdu Nasıl Yaşamını Yitirdi?
28 Aralık 2024 tarihinde Van’ın Saray ilçesi ile Özalp kırsalı arasında, askerlerin açtığı ateş sonucu sivil yurttaş Seyithan Durdu hayatını kaybetti. Olayın ardından; Bölgenin askeri yasak alan olmadığı, Ateş açan askerlerin hudut hattından 30 km içeride olduğu, Ölümcül gücün gerekçesiz kullanıldığı, Yaralı yurttaşın uzun süre yerde bırakılarak yardım çağrılmadığı, Olayın İlçe Jandarma’ya geç bildirilerek sürecin gizlendiği iddiaları gündeme geldi.
Soruşturma sürecinde: Termal kamera kayıtları dosyaya alınmadı, hudut karakolu görüntüleri sunulmadı, askerlerin mesajlarının silindiği tespit edildi, Adli Tıp ve Kriminal raporlar arasında mermi çekirdeği konusunda ciddi çelişkiler oluştu ve savcılığa “vasfı değiştirilmiş harita” sunulduğu iddia edildi.
Öte yandan Seyithan Durdu’nun ölümüne ilişkin Van Baro Başkanı Sinan Özaraz’dan dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Olayın ardından hem savcılık hem jandarma süreçlerinin şeffaf yürütülmediğini belirten Özaraz, “Hukuki sınırlar aşılmıştır, delil karartma ihtimalleri ciddi şekilde araştırılmalıdır” dedi.
Olay sabah saat 04.00 civarında meydana geldi. Durdu’nun ailesiyle temasa geçtiklerini söyleyen Özaraz, ilk otopsi raporuna göre merminin “sırtından girip karnından çıktığını” aktardı.
Soruşturmadaki Şüpheli Noktalar
1— Olay yeri askeri yasak bölge değil
Durdu’nun vurulduğu alanın askeri yasak bölge olmadığı, buna rağmen ateşi açtığı belirtilen birliğin hudut hattından yaklaşık 15–30 km içeride bulunduğu ortaya çıktı.
Avukatlara göre bu birlikler kendi görev sahaları dışında, herhangi bir takip veya operasyon durumu olmadan ölümcül güç kullandı.
2— Termal görüntüler ve kamera kayıtları dosyada yok
Olayı kaydetmesi gereken termal kamera kayıtlarının ve karakol çevre kameralarının soruşturma dosyasına yansımadığı belirtildi.
Özaraz bu durumu şöyle değerlendirdi:
“Soruşturma dosyasında şu anda bir kısıtlama yok ancak verilen bilgiler çok sınırlı. Termal görüntülerin dosyada olmaması büyük bir soru işaretidir.”
3— Vurulan kişi yardım çağrılmadan yerde bırakıldı
Olayın hemen ardından askeri personelin yaralı Durdu’ya yaklaşmadığı ve sağlık ekiplerini çağırmadığı iddia ediliyor.
Avukatlar, “göz takip mesafesinde olmasına rağmen ölüme terk edildi” diyor.
4— Akrabalar gözaltına alındı, akıbetleri belirsiz
Durdu’nun olay anında yanında olduğu belirtilen 4 akrabası gözaltına alındı. Ancak gözaltı süreci ile ilgili net bir bilgi paylaşılmadı.
Baro Başkanı Özaraz, “Bu kişilere ilişkin hangi işlem yapıldığı bilinmiyor.” dedi.
5— Otopsi ve kriminal raporlar çelişkili
Otopsi raporunda merminin kemiklere çarptığı belirtilmesine rağmen, kriminal raporda “deformasyon yok” deniyor.
Bu çelişki baro tarafından “mermi değişimi şüphesi” olarak değerlendiriliyor.
Durdu’nun kıyafetleri kriminal incelemeye gönderildi, numuneler Van Adli Tıp ve Trabzon Adli Tıp’a dağıtıldı.
6— Göçmen kaçakçılığı iddiası teyit edilmedi
Sosyal medyada yayılan “göçmen kaçakçısıydı” iddiasına ilişkin Özaraz, “Olay yerinde bir tek göçmen bile tespit edilmemiştir. Bu iddialar gerçeği yansıtmamaktadır.”dedi.
Ayrıca İçişleri Bakanlığı’nın daha önce Durdu’ya yönelik paylaşımlarını hatırlatarak şunları söyledi:
“Kesinleşmemiş bir hüküm olmadan kişiyi suçlu ilan etmek ve kamuoyuna hedef göstermek ciddi bir risk yaratmıştır.”
7— Hukuki sınırlar aşılmış olabilir
Baro Başkanı Özaraz, kolluğun ölümcül güç kullanımında “hukuki sınırların aşıldığını” belirterek, “Müdahale sınırını aşan her işlemde fail vardır. Fail tespit edilmeli ve cezalandırılmalıdır.” Diye konuştı.
8— Baro süreci takip edecek
Van Barosu’nun açıklamasına göre süreç tüm detaylarıyla izlenecek:
“Türkiye’nin geçmişten bugüne olumsuz bir tabloya sahip olduğunu biliyoruz. Özellikle failler kolluk, mağdurlar Kürt olduğunda cezasızlık riski artıyor. Sürecin takipçisi olacağız.”




