Türkiye’de sadece Van’ın Gürpınar ilçesinin Norduz bölgesinde yetişen Norduz koyunu, benzersiz özellikleri ve genetik değerleriyle önemli bir yerli hayvan kaynağı olarak kabul ediliyor.
Norduz koyunu, yalnızca Van’ın Gürpınar ilçesindeki Norduz yaylalarında yetişiyor ve Türkiye’nin önemli gen kaynakları arasında yer alıyor. Bu koyun ırkı;
* yüksek bacaklı ve iri yapılı,
* boynu tamamen yapağıyla kaplı,
* üç parçalı yağlı kuyruklu,
* renkleri çoğunlukla beyaz, kül ve siyah lekeli oluşuyla ayrılıyor.
Erkekler boynuzlu, dişilerin yaklaşık yarısı boynuzlu oluyor. Ayrıca normal koyunlarda 12 kaburga bulunurken, Norduz koyununda 13 kaburga bizlere özgü bir özellik olarak dikkat çekiyor.
Norduz koyununun eti, sütü ve diğer ürünleri, diğer yerli ırklara göre daha kaliteli verim sağlıyor. Bu özellikleriyle hem bölgesel hem de ulusal hayvancılık açısından değerli bir gen kaynağı sayılıyor.

Nesli tehlikede
Norduz koyununun sayısı, özellikle 1990’lı yıllarda bölgedeki köy boşaltmaları ve üreticilerin kente göç etmesiyle hızla azaldı. Kontrolsüz çiftleşme ve melezleme de yerel genetik özelliklerin kaybolmasına neden oldu. 2000’li yıllarda yapılan saha çalışmalarında sürü sayısı ciddi biçimde düştü ve ırk soyu tükenme riskiyle karşı karşıya kaldı.
Üniversite sahaya indi: Koruma ve üretim çalışmaları
Bu tehlikeyi gören bilim insanları ve yerel üreticiler, koruma çalışmaları için harekete geçti. 2007’den itibaren sürdürülen çabaların ardından, 2008’de Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi bünyesinde “Norduz Koyunu ve Keçisi Uygulama ve Araştırma Merkezi” kuruldu. Bu merkezde; Norduz koyununun genetik yapısı inceleniyor, saf ırk sayısı artırılıyor ve bilimsel üretim yöntemleri geliştiriliyor.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde yürütülen çalışmalarla, her yıl birçok saf ırk kuzusu üreticilere damızlık olarak dağıtılıyor. Böylece yerel topluluklarda Norduz koyununun sayısının artırılması ve korunması amaçlanıyor.
Norduz koyunu, sadece Van’ın değil, Türkiye’nin de önemli yerel gen kaynakları arasında yer almaya devam ediyor. Koruma ve üretim çalışmaları sayesinde neslinin yeniden güçlendiği bu emsalsiz yerli koyun ırkı, hem bölge ekonomisine hem de yerel kültüre katkı sunuyor.





