Yıldız, delilsiz ispatın “maddi vakaya uygun olsa bile zan ve tahminden ibaret” olduğunu belirterek, yargılama sürecindeki tüm koruma tedbirlerinde olduğu gibi tutuklamanın da geçici nitelikte olduğunun altını çizdi.
Tutuklamanın bir ceza değil, yalnızca davanın sağlıklı yürütülmesi için kullanılan geçici bir araç olduğunu ifade eden Yıldız, kişi özgürlüğünü sınırlayan bu tedbire ancak sıkı şartlar altında başvurulması gerektiğini söyledi.
"Demokratik hukuk devletinin işi olamaz"
Ağır hastalığı bulunan hükümlülerle ilgili değerlendirmede de bulunan MHP’li Yıldız, “Ölümcül seyir izleyen hastalığı olanlar cezaevi koşullarında tedavi edilemez. Ağır hastaları, engelli ve yaşlı mahkûmları sürekli cezaevinde tutmak demokratik hukuk devletinin işi olamaz.” dedi.
Adaletin yalnızca söylemle değil, uygulamayla mümkün olduğunu ifade eden Yıldız, Hazreti Ömer’in Basra kadısı Emir Musa’ya gönderdiği mektupta yer alan, “Uygulanmayan bir hakkı söylemenin, icra edilmeyen bir hükmü vermenin faydası yoktur” sözünü hatırlatarak, kararların hem adil olması hem de toplum tarafından adil görülebilmesinin önemine dikkat çekti.




