Van ekonomisinin can damarı olan hayvancılık sektörü, son beş yılda derin bir sessizliğe büründü. Geçmişte İstanbul ve Gaziantep gibi metropollerin et ihtiyacını tek başına sırtlayan kent, bugün kendi sofrasına ürün koymakta zorlanıyor. Bu dramatik gerilemenin arkasında ise kronikleşen köyden kente göç ve tarımda sürekliliği sağlayacak genç nüfusun üretimden elini çekmesi yatıyor. Köylerini terk eden gençlerin kentlerde farklı işlere yönelmesi meraları boş bırakırken; üretimde ısrar eden az sayıda çiftçi ise fahiş girdi maliyetleri ve çoban bulamama sorunuyla pençeleşiyor.

Mazot, gübre ve yem fiyatlarındaki artış ile yetersiz destekler, üreticiyi hayvanına "ne bulursa onu yedirme" noktasına getirdi. Kas gelişimi ve süt verimi için kritik olan kaliteli yemlere ulaşılamaması, üretimi ciddi oranda düşürüyor. İthalata dayalı ilaç ve yem politikaları üretimi baltalarken; bölgeye tam uyum sağlamış Norduz, Karaman ve Karakaş gibi yerli koyun ırklarını da tehdit ediyor. Van’ın hayvancılık mirası olan bu özel türler, meraların verimsizliği ve yüksek girdi maliyetleri nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor.

"Köyden kente göç genç nüfusu bitirdi"

Van’ın geçmişte Türkiye’nin hayvancılık lokomotifi olduğunu hatırlatan TMMOB Van İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Engin Işık, son beş yıldaki gerilemeyi şu sözlerle ifade etti: "Van, önceki yıllarda İstanbul ve Gaziantep gibi hayvancılığın az geliştiği kentlere hayvan gönderirken; özellikle son beş yıldır kendi et ve süt ihtiyacını dahi karşılayamayacak duruma gelmiştir. Bunun en temel sebebi; kronikleşen köyden kente göç sorunu ve üretimde yer alacak genç nüfusun kalmamasıdır. Gençlerimiz artık köylerinde üretim yapmak yerine kentlerde inşaat ve benzeri günübirlik işlere yöneliyor."

Tmmob Van Il Koordinasyon Kurulu Sekreteri Engin IşıkTMMOB Van İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Engin Işık

"Çoban bulamıyoruz, maliyetler bel büküyor"

Üretimde ısrar eden çiftçilerin de yalnız bırakıldığını aktaran Işık, girdi maliyetlerine dikkat çekti: "Hayvancılıkta direten bir grup çiftçimiz var ancak onlar da büyük bir çoban sorunu ile karşı karşıya. Yazın yaylaya çıkacak hayvanlara bakacak kimse bulunamıyor. Bunun yanı sıra artan mazot, gübre ve ithalata dayalı ilaç maliyetleri üretimi baltalıyor. Devlet destekleri hem yetersiz hem de zamanlaması yanlış olduğu için üreticinin yarasına merhem olmuyor."

"Ziraat Fakültesi çiftçiye dokunmuyor"

Kentteki akademik birikimin sahaya yansımadığını vurgulayan Işık, verim düşüklüğünü şu sözlerle eleştirdi: "Ziraat Fakültesi Van’da kırk yılı aşkın süredir varlık gösteriyor ancak üreticiye doğrudan bir katkısı veya sahada bir çalışması maalesef yok. Çiftçimiz maliyeti nedeniyle yüksek proteinli süt yemi alamıyor; hayvanına ne bulursa onu veriyor. Bu da doğrudan verim düşüşüne yol açıyor. Oysa Türkiye meralarının yüzde 10’una sahip olan Van’da, meraya dayalı doğru bir sistemle çok yüksek verim alınabilir."

"Endemik değerimiz Norduz koyunu kayboluyor"

Bölgeye özgü türlerin risk altında olduğunu hatırlatan ve projelerin yetersizliğine değinen Işık, "Fizyolojik ve biyolojik açıdan endemik bir türümüz olan Norduz koyunu için 1990’lardan sonra boşaltılan köyler büyük bir kayıp oldu. Topraklarından kopan yurttaşlarla birlikte üretim de şehre gömüldü. Valiliğin başlattığı '300 Koyun Projesi' ise maalesef kağıt üzerinde kalıyor. Hayvanlar bir işletmeden diğerine geçiyor; toplam hayvan sayısında reel bir artış yaşanmıyor. Sadece A üreticisinden B üreticisine aktarım yapılıyor," dedi.

"Günü kurtarma politikaları terk edilmeli"

Sterlin 62 TL sınırına dayandı
Sterlin 62 TL sınırına dayandı
İçeriği Görüntüle

Son olarak hükümete ve ilgili bakanlıklara seslenen; çözümün küçük aile işletmelerini büyütmekten geçtiğini aktaran Işık, "Türkiye, buğdayın anavatanı olmasına rağmen bugün geçmişte bizden buğday alan ülkelerden ithalat yapar hale geldi. Günü kurtarma politikalarıyla üretim olmaz. Devlet şartları kolaylaştırmalı, küçük aile işletmelerini destekleyerek büyütmelidir. Eğer bu süreç böyle devam ederse, hayvancılığın başkenti dediğimiz Van'da tarım bitecek," ifadelerini kullandı.

Muhabir: SEMİH SARMA