Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında 13 Haziran’da yapılacak merkezi sınav öncesi uzmanlar, öğrenci ve velilere son hafta için önemli tavsiyelerde bulundu.

Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şefika Şule Erçetin ile Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selen Demirtaş Zorbaz, yaptıkları açıklamalarda sınav hazırlığının son aşamasında “nicelik değil nitelik” vurgusu yaptı.

Prof. Dr. Erçetin, son haftanın “daha fazla soru çözme haftası değil, öğrenilenlerin pekiştirildiği bir dönem” olduğunu belirterek, öğrencilerin özellikle zorlandıkları soru tiplerine ve temel kazanımlara odaklanması gerektiğini söyledi. Erçetin, “Son hafta, ‘ne kadar çok soru çözdüm’ değil, ‘bu sorudan ne öğrendim’ sorusunun haftasıdır” ifadelerini kullandı.

Sınav sürecinde zaman yönetiminin önemine de değinen Erçetin, öğrencilerin takıldıkları sorularda uzun süre vakit kaybetmemesi gerektiğini belirterek, zor soruları işaretleyip sonra dönmenin sınav kontrolünü güçlendireceğini ifade etti. Optik form kodlama pratiğinin de son denemelerde mutlaka yapılması gerektiğini vurguladı.

Türkiye’den 47 üniversite dünyanın en iyileri arasında
Türkiye’den 47 üniversite dünyanın en iyileri arasında
İçeriği Görüntüle

“Kalan sürede yapılması gereken şey, kahramanca her şeye yetişmeye çalışmak değil, sakince önceliklendirmektir. Çocuğumuz kendisine şunu sormalıdır, 'Kısa sürede toparlayabileceğim ve bana net olarak geri dönecek eksiklerim hangileri?' Bu sorunun yanıtı bizi doğru taktiğe götürür. Daha önce öğrenilmiş ama unutulmaya yüz tutmuş konular, sık karşımıza çıkan temel kavramlar ve küçük bir tekrarla yeniden canlanacak kazanımlar önceliklidir.”

Uyku ve beslenme düzeninin sınav öncesi değiştirilmemesi gerektiğini belirten Erçetin, ağır ve alışılmadık beslenme alışkanlıklarından kaçınılmasını önerdi.

Velilere de seslenen Erçetin şu tavsiyelerde bulundu:

“'Kaç net yaptın, şunu bitirdin mi, daha çok çalışmalısın' gibi cümleler iyi niyetle söylense de çoğu zaman baskıyı büyütür. Oysa bir çocuğun bu haftalarda en çok duymaya ihtiyaç duyduğu cümle şudur: 'Biz senin emeğini görüyoruz, sonuç ne olursa olsun sen bizim için çok değerlisin.' Bu cümle, doğru cevapların hepsinden daha kalıcı bir güven bırakır. Ailelerimizden özellikle ricam, kıyaslamadan kaçınmalarıdır çünkü her çocuğun öğrenme hızı, dikkat yapısı, kaygı düzeyi ve yüreği birbirinden farklıdır ve kıyas, motivasyon yerine yetersizlik duygusu doğurur. Aile, çocuğun çalışma düzenini desteklemeli ama onun yerine sınava giriyormuşçasına gergin bir hava yaratmamalıdır. Evde sakinlik, düzen, anlayış ve güven duygusu hakim olsun yeter.”

Sınav

Doç. Dr. Selen Demirtaş Zorbaz ise öğrencilerin mevcut çalışma düzenini koruması gerektiğini belirterek, son hafta yeni yöntemler denemenin stres yaratabileceğini söyledi. Zorbaz, öğrencilerin güçlü oldukları konuları pekiştirmelerinin daha doğru olacağını ifade etti.

Sınav kaygısının fiziksel belirtilerine dikkat çeken Zorbaz, “Mesela ateş basması, terlemeye başlama ya da kalbin hızlı artması gibi fiziksel belirtileri fark ettikleri anda bir nefes egzersizi yapabilirler. Olumsuz düşüncelere dalıp gitmemeleri lazım, yoksa bu zamanı yetiştirmeyi de çok fazla etkiliyor.” dedi.

Öte yandan ailelere de uyarılarda bulunan Zorbaz şöyle devam etti:

“Burada denge kurmaları çok önemli. En sık yapılan hatalardan biri şu, ben çocuğumda baskı yapmayacağım diyerek, 'Sana güveniyorum, sana hiç sormuyorum' gibi bir tutuma da giriyorlar. Aslında 'Sana güveniyorum bunu yaparsın' demek de çocukta bazen baskı yaratabiliyor. Dolayısıyla daha dengeli bir tutum sağlamak, sınavı odak hale getirmemek önemli. Kalan bir hafta boyunca sadece bu konuyu konuşmak çocuklara aslında zarar verir. Dolayısıyla çocukların akademik başarıları dışındaki gelişimlerinin de görülmesi, belki bunlarla ilgili sohbetler edilmesi, ya da varsa sınav esnasında yapılacaklar, sınav yerinin gezilmesi gibi konularda çocuğa destek olunabilir ama ders çalışmakla ilgili çok fazla üzerlerine gidilmemeli.

Baskıyı azaltmak adına da eğer ebeveynler kaç soru çözüldüğü ve nasıl çalışıldığını kontrol ediyorsa belki bunları biraz azaltabilirler. Çünkü bir hafta kaldı, şunu unutmamak lazım, çocuklar bir haftalık çalışmayla girmiyorlar aslında bu sınava. Bu çocuklar 8 yıldır bu sınava hazırlanıyor. Dolayısıyla ebeveynlerin bunun farkında olması gerekiyor. Ellerinden geleni yaptıkları sürece gerisi çocuğa bırakılmalı.”

Kaynak: AA