Letonya Parlamentosu Saeima, 56’ya karşı 32 oyla ülkenin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine yönelik yasayı onayladı. Yasa, Cumhurbaşkanı Edgars Rinkevics’in onayına sunuldu. Onaylanması hâlinde Letonya, Türkiye’den sonra sözleşmeden ayrılan ikinci ülke, aynı zamanda ilk Avrupa Birliği üyesi olacak.

Sözleşmeden çekilme tartışmaları nasıl başladı?

Letonya’da İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik muhalefet, birbirinden farklı iki siyasi görüşten beslendi. Bir grup milletvekili, sözleşmenin “fiilen fark yaratmadığını” savunurken; özellikle Yeşiller ve Çiftçiler Birliği (ZZS) üyeleri, “cinsiyet kavramının ulusal kimliği zayıflattığını” öne sürdü.

İktidar koalisyonunun diğer iki partisi Yeni Birlik ve İlericiler ise bu görüşe sert tepki gösterdi. İlericiler milletvekili Edmunds Cepurītis, çekilme kararını “Saeima için bir utanç” olarak nitelendirerek, “Bu girişimi destekleyenler Letonya’nın itibarını riske atıyor” dedi.

Kadınlardan imza kampanyası ve sokak eylemleri

İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme ihtimaline karşı kamuoyu kısa sürede organize oldu. Aktivist Megija Jaunsleine’in “ManaBalss.lv” platformunda başlattığı “Letonya İstanbul Sözleşmesi’ne bağlı kalmalı” kampanyası birkaç gün içinde 10 binden fazla imzaya ulaştı.

Jaunsleine, “Bu destek, Letonya halkının şiddete açıkça karşı olduğunu ve kadınları, çocukları, aileleri koruma konusundaki taahhütlerinden vazgeçmek istemediğini gösteriyor” dedi.

8 ve 23 Ekim’de, parlamentonun ilgili komisyon toplantıları sırasında yüzlerce kişi Saeima binası önünde toplandı. Protestocular “Popülizm yıkar, sözleşme korur!” yazılı pankartlar taşıdı; şiddete uğrayan ancak susturulan kadınları canlandıran performanslar sergilendi.

Kadın hakları örgütü Centrs Marta’nın temsilcisi Beate Jonite, “Siyasetçiler oy toplamak için toplumu bölüyor. Bu, en çok şiddet mağdurlarını etkileyecek. Kadınların güvenliği pazarlık konusu olamaz” dedi.

Letonya’da kadınlar neden kaygılı?

Letonya, Avrupa Birliği içinde kadına yönelik şiddet oranı en yüksek ülkelerden biri. Devlet verilerine göre kadınların dörtte biri hayatlarının bir döneminde fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalıyor.

Eş veya partner şiddeti oranı yüzde 30’a yaklaştı. 2022-2023 arasında ağır tehdit ve fiziksel saldırı olayları yüzde 93 arttı. Cinayetten hüküm giyen kadınların üçte biri, kendisine sistematik olarak şiddet uygulayan partnerini öldürdüğü için cezaevinde bulunuyor.

Rubio: Trump, Ankara’daki NATO Zirvesi’ne katılacak
Rubio: Trump, Ankara’daki NATO Zirvesi’ne katılacak
İçeriği Görüntüle

Bu tabloya rağmen “mevcut yasalar yeterli” gerekçesiyle uluslararası bir sözleşmeden çekilmek, kadın örgütlerine göre devletin şiddetle mücadele konusundaki sorumluluğunu tartışmalı hale getiriyor.

Muhabir: ŞİLAN ÇELİK ÇETİN