Van ekonomisinde önemli bir yere sahip olan İran pazarındaki döviz krizi ve tümenin değer kaybı, sınır kentinde yılbaşı öncesi ticari dengeleri hassas bir noktaya taşıdı.

Komşu ülkedeki ekonomik daralma nedeniyle alım gücü düşen turistlerin kente gelişi yavaşlarken; bu durum, sezon hazırlığı yaparak tesislerini yenileyen otelcileri ve stoklarını güncelleyen yerel esnafı olumsuz etkiliyor. Bölgedeki ekonomik kriz bu şekilde devam ederse, yapılan büyük yatırımların boşa gitme riski her geçen gün artıyor.

Ekonomik değişimler ve komşu ülke İran'da yaşanan kur dalgalanmaları nedeniyle, Van ekonomisinin temel taşlarından olan İran pazarı kritik bir süreçten geçiyor. Bölge ticareti için stratejik öneme sahip olan bu dönemde, yaşanan hareketliliğin tam da yılbaşı sürecine denk gelmesi, Van sokaklarında ve çarşı merkezinde alışılmışın dışında bir durgunluk yaşanmasına neden oluyor. 2026 hedefleri doğrultusunda mart ayındaki Nevroz dönemine odaklanan iş dünyası, ekonomik dengelerin yerine oturmasıyla birlikte ticaretin yeniden ivme kazanmasını bekliyor.

"Beklenen turist gelmedi, yatırımlar risk altında"

İran’da adeta bir "ekonomik kriz" yaşandığını ve tümenin %50 değer kaybetmesinin Van ekonomisini olumsuz etkileyeceğini aktaran TÜRSAB Doğu Anadolu Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Cevdet Özgökçe, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Şu an İran’da adeta bir ekonomik kriz yaşanıyor, hatta bir devalüasyon oldu desek yeridir; her şeye yüzde elli oranında zam geldi. İran’ın kendi para birimi olan tümen, dolar karşısında bir anda yarı yarıya eridi. Bu krizin Van’a yansıması kaçınılmazdır. Zaten 2025 yılında İsrail-İran gerilimi her iki pazarımızda ciddi sıkıntılara yol açtı ve en çok bizim kentimizi etkiledi. Şimdi ise bu son kriz, 2026 yılında çok daha ciddi sorunlara gebe."

Cevdet Ozgokce Van HaberTÜRSAB Doğu Anadolu Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Cevdet Özgökçe

“İran pazarı bu kentin en önemli gelir kaynağı”

İran krizinin Van esnafını ve turizmini olumsuz etkilediğini aktaran Özgökçe, ekonomik risklere karşı şu uyarılarda bulundu:

"Geçmiş yıllarda yanlış hesap yapıp mahvolan çok esnaf gördük; aynı senaryonun tekrar etmesinden derin endişe duyuyorum. Tahran’dan gelen haberler hiç iç açıcı değil; memur ve işçi grevleri nedeniyle hayat durmuş vaziyette. En büyük talihsizliğimiz ise bu krizin tam yılbaşı dönemine denk gelmesi. Eskiden bu dönemde kentte adım atacak yer olmazdı, şimdi ise çarşıda neredeyse hiç İranlı yok. Bu sessizlik, ekonomik fırtınanın sessizliğidir. 2024’teki 1,5 milyon turist rakamına aldanan giyimci esnafımız depolarını doldurdu ama beklenen kitle gelmeyince ürünler ellerinde patladı. Yatırımcılarımız otellerini yeniliyor, tadilat yapıyorlar; ancak turist gelmezse bu dökülen paralar boşa çıkacak. İran pazarı bu kentin önemli gelir kaynağı."

Özgökçe, kentin yapısal sorunlarına da değinerek, "Otogar sorunumuz bitmiyor, çevre yolu yılan hikayesine döndü, uçak seferi deseniz zaten yok. Hal böyle olunca İranlı turist Van’da durmuyor, burayı sadece bir geçiş noktası olarak kullanıyor. Şehrin bu kronik sorunlarına acilen neşter vurulmazsa fatura çok ağır olur," şeklinde konuştu.

Nevroz dönemi için umutlu bekleyiş

DAİB ve Van TSO Meclis Başkan Yardımcısı Mehmet Faruk Altınal ise krizin ihracat ve alım gücü üzerindeki olumsuz etkisine dikkat çekerek şu analizi paylaştı:

"Van’ın yerel esnafı olarak gözlemim; turizmde net bir azalma olduğudur. Özellikle İran’daki krizin yurttaşın harcama kapasitesi üzerinde çok ciddi etkileri var. Tümen her gün dolar karşısında değer kaybediyor ve bu durum protestolara kadar uzandı. Eğer kriz bu şekilde devam ederse, önümüzdeki yıl için hem turist sayısı hem de harcama hedeflerimizi tutturamayabiliriz."

Faruk AltınalDAİB ve Van TSO Meclis Başkan Yardımcısı Mehmet Faruk Altınal

“İran ambargolara karşı refleks geliştirebiliyor”

Nevroz döneminin kritik olduğunu ve kurun dengelenmesiyle 2026'nın daha iyi geçeceğini aktaran Altınal, süreci şöyle değerlendirdi:

Altın fiyatlarında düşüş devam mı ediyor?
Altın fiyatlarında düşüş devam mı ediyor?
İçeriği Görüntüle

"İhracat noktasında da benzer bir darboğazdayız. İran parasının değer kaybetmesi, Türkiye’den aldıkları ürünlerin onlara çok daha pahalıya mal olması demek. Mevcut döviz baskısıyla birleşince, Van gibi sınır kentleri bu durumdan doğrudan etkileniyor ve ihracatımızda düşüş yaşanıyor. Ancak İran’ın yer altı zenginliklerini ve halkın otuz yıldır ambargolara karşı geliştirdiği refleksleri de göz önüne almak lazım. Bizim için mart ayındaki Nevroz dönemi çok kritik. Tarihte İran parasının bir ay içinde hızla toparlandığını çok gördük. Eğer kurda aşırı bir dalgalanma olmazsa, İranlılar Türkiye’yi seyahat için hâlâ en uygun yer olarak görüyorlar. 2026 yılının 2025'ten daha güzel geçeceğine inanıyorum. Öte yandan bu kriz, İran’dan yapacağımız ithalatın, özellikle tarım ürünlerinde artabileceğini de gösteriyor."

Muhabir: SEMİH SARMA