KESK Van Şubeler Platformu, son günlerde Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi ile Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarına ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamada, eğitim alanında yaşanan şiddetin münferit değil, derinleşen ekonomik ve toplumsal krizin sonucu olduğu vurgulandı.

Platform adına açıklamayı okuyan Murat Atabay, saldırılarda hayatını kaybeden öğrenci ve eğitim emekçileri için başsağlığı dileyerek, yaşananların toplumsal barışa yönelik ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.

Açıklamada, eğitim kurumlarının yalnızca bilgi aktarılan yerler değil, aynı zamanda eşitlik ve barışın inşa edildiği kamusal alanlar olduğuna dikkat çekilerek, bu alanlara yönelen saldırıların toplumun bütününe zarar verdiği belirtildi.

KESK Van Şubeler Platformu, okullarda artan şiddetin; gelir adaletsizliği, işsizlik, gençlerin gelecek kaygısı ve toplumsal çözülmenin bir sonucu olduğunu savundu. Açıklamada ayrıca, gençlerin bağımlılık ve çeteleşme riskiyle karşı karşıya kaldığı, bireysel silahlanmanın ise ciddi boyutlara ulaştığı ifade edildi.

Eğitim sistemine yönelik eleştirilerin de yer aldığı açıklamada, anadilinde eğitim hakkının tanınmaması, eğitimin bilimsel ve laik niteliğinin zayıflatılması, liyakat ilkesinin ortadan kaldırılması gibi başlıkların mevcut sorunları derinleştirdiği ifade edildi.

Platform, çözümün yalnızca güvenlik önlemleriyle sağlanamayacağını belirterek; demokratik, çoğulcu ve özgür bir toplum yapısının inşa edilmesi gerektiğini vurguladı. Açıklamada, kalıcı barışın sağlanması, bilimsel ve kamusal eğitimin esas alınması, öğretmenlik mesleğinin güvencesinin korunması ve çocukların güvenli ortamlarda yetişmesi gerektiği dile getirildi.

KESK Van Şubeler Platformu, yaşanan saldırıların “kader” olmadığını belirterek, sorumluların açığa çıkarılması ve gerekli adımların atılması çağrısında bulundu. Açıklamada, “Savaşa karşı onurlu bir barışı, ölüme karşı yaşamı, karanlığa karşı aydınlığı savunduk ve savunmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verildi.

KESK Van Şubeler Platformu adına konuşan Eğitim Sen Van Şube Eş Başkanı Murat Atabay’ın açıklaması şu şekilde:

Son günlerde Siverek ve Kahramanmaraş’ta okulları hedef alan saldırılar, eğitim alanının ve toplumun içine sürüklendiği çok yönlü krizi bir kez daha tüm çıplaklığıyla açığa çıkarmıştır.

Bu saldırılarda yaşamını yitiren öğrencilerimize ve eğitim emekçilerine Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı; yaralananlara ise acil şifalar diliyoruz. Acımız büyük, öfkemiz ortaktır.

Eğitim kurumları; yalnızca bilgi aktarılan yerler değil, aynı zamanda demokratik toplumun, eşitliğin ve barışın inşa edildiği kamusal alanlardır. Okullar, farklı kimliklerin, dillerin ve kültürlerin bir arada, eşit ve özgür biçimde var olmayı öğrendiği mekanlardır. Bu alanlara yönelen her saldırı, doğrudan toplumsal barışa yönelik bir tehdittir.

Şiddet Münferit Değil, Sistematiktir!

Bugün okullarda yaşanan şiddet; münferit birer asayiş olayı değil, derinleşen ekonomik, toplumsal ve siyasal krizin doğrudan bir sonucudur. Artan gelir adaletsizliği, yaygınlaşan işsizlik, gençlerin geleceksizlik kaygısı ve büyüyen umutsuzluk, toplumsal çözülmeyi hızlandırmaktadır.

Çocukların ve gençlerin uyuşturucu bağımlılığına sürüklendiği, kendilerini ifade edecek demokratik kanallar yerine çeteleşme yapılarına mahkûm edildiği ve bireysel silahlanmanın korkutucu boyutlara ulaştığı bu ortam; demokratik mekanizmaların zayıflatılmasının ve barış kültürünün aşınmasının bedelidir.

Eğitimde Bilimsellikten ve Liyakatten Kopuş

Anadilinde eğitim hakkının tanınmaması eşitsizlikleri derinleştirirken; eğitimin tarikat ve cemaat yapılarıyla kuşatılması, "manevi danışmanlık" adı altındaki pedagoji dışı uygulamalar, eğitimin bilimsel ve laik niteliğini yok etmektedir. İktidarın tektipçi ve ideolojik dayatmaları kutuplaşmayı derinleştirmekte, liyakatin tasfiyesi ise adalet duygusunu zedeleyerek toplumsal güveni sarsmaktadır.

Yusuf Tekin Döneminin Ağır Bilançosu:

Bu politikaların yürütücüsü olan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin döneminde eğitimdeki çöküş kronikleşmiştir:

* İdeolojik Kuşatma: Eğitim kurumları, tarikat ve cemaatlerle yapılan protokollerle denetime kapatılmış; laik ve bilimsel eğitim esasları terk edilmiştir.

* Can Kayıpları ve İntiharlar: MESEM kapsamında çalıştırılırken iş cinayetlerine kurban giden 18 çocuğun sorumluluğu üstlenilmemiş; son 10 yılda ataması yapılmayan 300 öğretmen yaşamına son vermiştir.

* Güvenlik Sorunu: Son 3 yılda okullarda yaşanan saldırılarda 10 kişi hayatını kaybetmiştir.

* Hukuksuz İhraçlar: KHK’ler ile nitelikli öğretmenler ve barış akademisyenleri haksızca ihraç edilmiş; yerlerine liyakatsiz kadrolar yerleştirilmiştir.

Demokratik Toplum ve Barış Bir Tercih Değil, Zorunluluktur!

Eğitimdeki krizin çözümü, sadece polisiye tedbirler veya fiziki güvenlik önlemleriyle mümkün değildir. Gerçek çözüm; farklılıkların zenginlik sayıldığı bir barış zemininde ve her bireyin söz hakkının olduğu demokratik bir işleyişte saklıdır.

Demokrasi, eğitimde dayatmacı politikalara karşı paydaşların ortak aklını devreye sokar. Adalet ve liyakat ise bireylere sistem içinde bir gelecek vaat ederek şiddete ve illegal yapılara yönelimi engeller. Barışın sağlandığı bir iklimde şiddet zemin bulamaz; demokrasinin işlediği bir yerde ise liyakatsizlik ve adaletsizlik barınamaz. Bu iki değer, çocuklarımızı çeteleşmeden, umutsuzluktan ve şiddetten koruyacak en güçlü kalkandır.

Taleplerimiz ve Mücadele Kararlılığımız

Eğitim-Sen olarak savunuyoruz:

* Demokratik, çoğulcu ve özgür bir toplumun inşası,

* Kalıcı ve onurlu bir toplumsal barışın sağlanması,

* Anadilinde eğitimin anayasal güvenceye kavuşturulması,

2026 KPSS Lisans başvuruları başladı
2026 KPSS Lisans başvuruları başladı
İçeriği Görüntüle

* Bilimsel, laik, kamusal ve parasız eğitimin esas alınması,

* Öğretmenlik mesleğinin itibarının ve güvencesinin korunması,

* Çocuklarımızın çeteleşme ve bağımlılıktan uzak, güvenli alanlarda büyümesi.

Siverek ve Maraş’ta yaşananlar bu ülkenin kaderi değildir. Demokrasi olmadan barış, barış olmadan güvenli eğitim, güvenli eğitim olmadan sağlıklı bir toplum kurulamaz!

Sorumluların açığa çıkarılmasını ve bu karanlık tablonun değişmesi için gerekli adımların derhal atılmasını talep ediyoruz.

SAVAŞA KARŞI ONURLU BİR BARIŞI,

ÖLÜME KARŞI YAŞAMI,

KARANLIĞA KARŞI AYDINLIĞI

SAVUNDUK VE SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ!

Muhabir: BESNA EDİŞ