İçişleri Bakanlığı tarafından yerine kayyım atanan Vanlı Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, eski CHP Genel Başkanı Hikmet Çetin’i tedavi gördüğü hastanede ziyaret etti.
Ziyarete ilişkin değerlendirmelerini paylaşan Özer, Çetin’in zor dönemlerde sergilediği dayanışmaya dikkat çekti.
Ahmet Özer, 35 yıllık dostu olarak nitelendirdiği Hikmet Çetin’in, Silivri Cezaevi sürecinde kendisini ve yol arkadaşlarını yalnız bırakmadığını belirterek, “Birlik ve beraberliğin ne demek olduğunu bilen biri olarak Hikmet ağabeyimiz bunun en güzel örneğini sergiledi” ifadelerini kullandı.
Çetin’i mitinglerde ve halkın arasında aktif görmekten güç aldıklarını dile getiren Özer, bu dayanışmanın içeride olan insanlar için “zehirlenmiş bir odaya verilmiş oksijen” kadar hayati olduğunu vurguladı.
“26’sında Taburcu Olacak, Mitinglere Dönmek İstiyor”
Ahmet Özer, Hikmet Çetin’in sağlık durumunun iyi olduğunu belirterek, 26’sında taburcu olacağını ve yeniden halkla buluşmak, mitinglere katılmak konusunda oldukça heyecanlı olduğunu aktardı.
Hayatı Kitaplaştırılacak
Ziyaret sırasında Hikmet Çetin’in yaşamının bir nehir söyleşiyle kitaplaştırılması konusunun da gündeme geldiğini aktaran Özer, Çetin’in bu yönde bir arzusu ve hazırlığı olduğunu söyledi.
Ahmet Özer açıklamasında, anıların yazıya dökülmesinin önemine vurgu yaparak şu değerlendirmede bulundu:
“İnsan yaşarken anı biriktirir. Anlatılmazsa unutulur, yazılırsa kalıcı olur. Yazmak, ölümün elinden bir şeyler kurtarmaktır.”
Özer, Hikmet Çetin’in yaşamının yazılı bir eserle kalıcı hale getirilmesinin, gelecek nesiller için de umut verici olacağını ifade ederek, Çetin’e sağlıklı ve uzun bir ömür diledi.
Ahmet Özer’in açıklamasının tamamı şu şekilde:
Önceki Genel Başkanlarımızdan, 35 yıllık dostum ve değerli ağabeyim Sayın Hikmet Çetin’i tedavi olduğu hastahanede ziyaret ettim.
Kendisi vefalı duruşuyla Silivri cezaevinde beni ve yol arkadaşlarımızı hiç yalnız bırakmadı. Bu zorlu süreçte birlik ve beraberliğin ne demek olduğunu bilen biri olarak; Hikmet ağabeyimiz bunun en güzel örneğini sergiledi.
Onu aynı zamanda aktif görmek, mitinglerde halkın arasında görmek hepimize güç verdi.
Bu dayanışma; içeride olan insanlar için zehirlenmiş bir odaya verilmiş bir oksijen gibidir, bilirim.
Hikmet ağabeyim oldukça sağlıklı, 26’sında taburcu olarak tekrardan aramıza dönecek.
Mitinglerde halkımızla buluşmak için oldukça heyecanlı.
Kendisiyle sohbetimizde bir nehir söyleşi ile hayatını kitaplaştırmamız gerektiğini söylediğimde, böyle bir arzusu ve hazırlığı olduğunu söyledi.
İnsan yaşarken anı biriktirir. Onları anlatmazsak unutulurlar; unutulmak anılar için ölmek demektir. Onları anlatırsak ömürleri ömrümüz kadar sürer. Biz öldüğümüzde onlar da bizimle mezara giderler. Ama anıları yazdığımızda ömürleri bizimkinden uzun olur, biz ölsek bile onlar yaşamaya devam eder. O nedenle hep derim; yazmak ölümün elinden birşeyler kurtarmaktır. Anılarınızı yazdığınızda ömürleri kalıcı bir miras haline dönüşür.
Bu anlamda yazmaya ve anlatmaya değer bir ömür süren Sn. Hikmet Çetin’in hayatının yazılı bir eser ile kalıcı hale getirilmesi, gelecek nesillere de umut olacaktır. Kendisine sağlıklı uzun ömürler dilerim.




