Vanlı gazeteci Orhan Olgun, kaleme aldığı köşe yazısında Van’da yıllardır kamuoyunu meşgul eden bazı büyük altyapı ihalelerine ilişkin dikkat çekici iddiaları yeniden gündeme taşıdı.

Olgun, özellikle Karayolları projeleri üzerinden yürütülen ihale süreçlerinin şeffaflıktan uzak olduğunu savunarak, kamu zararına yol açıldığı iddiasında bulundu.

Olgun yazısında, 2010 yılında eski emniyet binası önünde yapılan battı–çıktı yolun 18 milyon liraya ihale edildiğini, benzer nitelikteki Kedili Kavşak battı–çıktı yolunun ise bir yıl sonra Gökçenay Firması tarafından 43 milyon liraya yapıldığını hatırlattı. İki proje arasındaki maliyet farkının kamuoyunda büyük tartışma yarattığını belirten Olgun, bu süreci o dönem kaleme aldığı yazılarla sorguladığını ifade etti.

Gazeteci Olgun, söz konusu yazılar sonrası çalıştığı kurumdan ayrılmak zorunda kaldığını ve Gökçenay Firması ile mahkemelik olduğunu, iki yıl süren dava sonucunda ise davayı kazandığını aktardı.

Yazısında, Van çevre yolu inşaatına da değinen Olgun, Edremit–Elmalık arasında yapılan yolun, projeye aykırı malzeme kullanımı nedeniyle çöktüğünü öne sürdü. Islak zemin koşullarına rağmen gerekli taş seriminin yapılmadığını, bunun yerine daha düşük maliyetli bir dolgu kullanıldığını iddia eden Olgun, buna rağmen yolun Karayolları tarafından onaylandığını ve firmanın hak edişlerinin ödendiğini belirtti.

Orhan Olgun’un yazısında en dikkat çekici bölüm ise Edremit’te yapılan yeni köprülü kavşak ihalesine ilişkin iddialar oldu.

Olgun’a göre, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 20 Mayıs 2023’te yaklaşık 780 milyon liralık bedelle, davet usulü bir ihale gerçekleştirildi. İhaleden Van’daki birçok firmanın haberdar edilmediğini savunan Olgun, dört firmanın davet edildiğini ve ihalenin 701 milyon liraya Gökçenay Firması’na verildiğini ileri sürdü.

Geceye film önerisi | Korku sinemasının ses getiren yapımı: “When Evil Lurks”
Geceye film önerisi | Korku sinemasının ses getiren yapımı: “When Evil Lurks”
İçeriği Görüntüle

Olgun, ihaleye katılan firmaların sunduğu teklif oranlarının sektörde alışılmışın dışında düşük kırımlarla gerçekleştiğini, özellikle geçmiş ihalelerinde yüksek kırımlar yapan bazı firmaların bu ihalede yüzde 10’un altında teklif vermesinin “adrese teslim ihale” iddiasını güçlendirdiğini savundu.

Yazısının sonunda Olgun, söz konusu ihalelerde kamu zararına yol açıldığı iddiasıyla başta ilgili kurum yöneticileri olmak üzere, sürece onay veren herkesin “devletin kasasından çıkan her kuruşun sorumluluğunu taşıdığını” ifade etti

Kaynak: HABER MERKEZİ