6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 11 ili etkileyen büyük depremlerin üzerinden iki yıl geçerken, yaşanan yıkımın nedenleri ve sorumluluklar yeniden tartışılıyor. İMO Van Şubesi Başkan Yardımcısı Mahfuz Arslan, depremin bir doğa olayı olduğunu ancak afete dönüşmesinin insan eliyle gerçekleştiğini belirterek, yanlış kentleşme politikalarına ve denetimsiz yapılaşmaya dikkat çekti.
Arslan, 6 Şubat depremlerinin yalnızca yer kabuğunu değil, yıllardır görmezden gelinen bilim dışı yaklaşımları da kırılma noktasına taşıdığını söyledi. “Bu yıkım kader miydi, yoksa göz göre göre gelen bir felaket mi?” sorusunun hâlâ yanıt beklediğini ifade eden Arslan, yaşanan büyük kayıpların temel nedeninin mühendislik ilkelerine aykırı yapılaşma olduğunu dile getirdi.
Projesiz, denetimsiz ve malzemeden çalınarak inşa edilen yapıların imar aflarıyla meşrulaştırıldığını belirten Arslan, bu anlayışın 6 Şubat’ta büyük bir toplumsal yıkıma yol açtığını kaydetti. “Deprem bir doğa olayıdır; afete dönüşmesi ise tamamen insan eliyle olur” dedi.
Van’ın deprem gerçeğiyle yüzleşmesi gereken kentlerin başında geldiğini vurgulayan Arslan, 2011 Van depremlerinin ardından verilen sözlerin hayata geçirilmediğini söyledi. Kentteki yapı stokunun önemli bir bölümünün hâlâ riskli olduğuna dikkat çeken Arslan, özellikle 2011 öncesi yapılan binaların yeterli mühendislik hizmeti almadığını ifade etti.

Van’ın zemin yapısına da dikkat çeken Arslan, kent merkezi ve çevresindeki birçok yerleşim alanının alüvyal zemin üzerinde bulunduğunu, buna rağmen yapılaşma baskısının sürdüğünü belirtti. Bilimsel uyarılar dikkate alınmadan yapı üretmenin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Meslek odalarının yıllardır uyarılarda bulunduğunu hatırlatan Arslan, bu kurumların karar süreçlerinden dışlanmasının bedelini toplumun ödediğini söyledi. “Bilimi ve mühendisliği dışlayan anlayış sürdükçe, her deprem yeni acılar üretmeye devam edecektir” dedi.

Van’da acilen yapı stokunun bilimsel yöntemlerle tespit edilmesi gerektiğini belirten Arslan, riskli yapıların sosyal adaleti gözeten ve şeffaf bir kentsel dönüşüm sürecine dahil edilmesi çağrısında bulundu. İmar afları yerine mühendislik hizmetlerini esas alan bir kentleşme anlayışının benimsenmesi gerektiğini vurguladı.
6 Şubat’ta yaşamını yitiren yurttaşlara karşı en büyük sorumluluğun aynı acıları yeniden yaşamamak olduğunu ifade eden Arslan, açıklamasını “Deprem değil, ihmal öldürür” sözleriyle tamamladı.




