Van Şube Yönetim Kurulu Üyesi ve Merkezi Yürütme Kurulu Üyesi Kasım Kalkan yaptığı açıklamada; ayrımcılık, erişilebilirlik eksikliği, afet dönemlerinde yaşanan ihlaller ve çalışma hayatındaki eşitsizliklerin, engellilerin sağlık, eğitim, barınma, ulaşım ve çalışma hakkını etkin biçimde kullanmasının önüne geçtiğini belirtti.
Mevcut toplumsal düzenin, engelli bireyleri görünmez kılan biçimde tasarlandığına dikkat çekilen açıklamada, engellilerin yaşam standartlarının kolektif bir çabayla dahi henüz istenilen düzeye çıkarılamadığı ifade edildi.
Ayrımcılık en yaygın ihlal türü
İHD, engellilerin en sık maruz kaldığı ihlalin ayrımcılık olduğunu belirterek özellikle iş yaşamında ciddi yapısal sorunlar bulunduğunu kaydetti. İşe alım süreçlerinden çalışma koşullarına kadar pek çok aşamada fırsat eşitsizliğinin sürdüğü vurgulandı.
Afetler engelli haklarını derinleştiriyor
Deprem ve sel gibi afet dönemlerinde engelli haklarının sıklıkla ihlal edildiğini belirten İHD, 6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen illerde engelli bireylerin hâlâ zor koşullarda yaşadığını hatırlattı. Sorunların yalnızca barınma değil, kamusal alan kullanımı ve hizmetlere erişimde de sürdüğü ifade edildi.
Erişilebilirlik temel bir sorun
Evlerin, binaların, okulların, hastanelerin ve ulaşım araçlarının erişilebilir olmamasının engellilerin toplumsal yaşama katılımını doğrudan sınırladığına dikkat çekildi. Açıklamada, “Engellilerin hep dikkat çektiği gibi, engelli değiller; engelleniyorlar” ifadeleri yer aldı.
Kırılgan gruplar daha fazla ayrımcılık yaşıyor
İHD, engelli kadınlar, çocuklar, yaşlılar, mülteciler ve LGBTIQ+ bireylerin çok daha yoğun ayrımcılık riski altında olduğunu vurgulayarak, politika ve düzenlemelerde bu gruplara yönelik özel önlemler alınması gerektiğini belirtti.
Savaşlar ve çatışmalar da engelliliğe yol açıyor
Kara mayınları ve çatışma bölgelerinde bırakılan sahipsiz patlayıcıların özellikle çocuklar için büyük risk oluşturduğu, birçok çocuğun yaşamını yitirdiği veya kalıcı engellilikle yaşamak zorunda kaldığı ifade edildi. İHD, Kürt Meselesi’nde yürütülen barış sürecinin engelli hakları açısından da ele alınması gerektiğini, 1 Ekim 2024’te başlayan çözüm sürecinde engellilerin etkin katılımının sağlanmasının önem taşıdığını vurguladı.
Uluslararası sözleşme uygulanmalı
Türkiye’nin 2008’den bu yana taraf olduğu BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin yükümlülüklerine rağmen hâlâ atılması gereken birçok adım bulunduğu belirtildi.
Açıklama, şu ifadelerle son buldu: “İnsan onuru doğuştan gelir; hiçbir özellik bu onuru ortadan kaldıramaz. İHD olarak engellilerin eşit yurttaş olması için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.”



