Türkiye’nin en genç nüfusuna sahip illerinden biri olan Hakkari; sahip olduğu iki stratejik sınır kapısı, el değmemiş doğası ve yüksek hayvancılık potansiyeline rağmen ekonomik makus talihini yenemiyor. İşsizliğin kronikleştiği kentte, altyapı yetersizlikleri ve sağlık hizmetlerine erişimdeki zorluklar gençleri göç etmeye zorlarken; sınır ticaretindeki bürokratik engeller bölge ekonomisinin önündeki en büyük bariyer olarak durmaya devam ediyor.
2026 yılı hedefleri doğrultusunda yatırım bekleyen bölgede, sermayenin komşu illere kayması ve ulaşım ağındaki aksaklıklar kentin geleceğini tehdit ederken, iş dünyası temsilcileri Hakkari’nin özel bir teşvik bölgesine alınması çağrısında bulunuyor.
Hakkari Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Başkanı Muharrem Tekin, kentin mevcut sosyo-ekonomik durumunu, göçün yapısal nedenlerini ve çözüm bekleyen sorunları değerlendirdi
"Genç nüfus var, iş yok"
Hakkari’nin Türkiye’nin en genç illerinden biri olmasına rağmen işsizlik oranlarının yüksekliğine dikkat çeken Tekin, “Hakkari, Türkiye’nin en genç ili. Ama aynı zamanda işsizliğin en yüksek olduğu iliz. Gençlerimiz burada iş bulamıyor, geleceğe dair umutları azalıyor ve maalesef göç etmek zorunda kalıyorlar,” dedi.
Göçün arkasındaki yapısal nedenler
Kentten uzun yıllardır ciddi bir göç yaşandığını belirten Tekin, “Yüksek işsizlik, nitelikli eğitim ve sağlık imkanlarının sınırlı olması, ulaşım altyapısının yetersiz kalması göçün temel nedenleri. TÜİK verilerine göre nüfusumuz son yıllarda hafif de olsa azalıyor,” ifadelerini kullandı.

Hakkari Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Başkanı Muharrem Tekin
"İnsanlar basit bir tedavi için bile Van’a gitmek zorunda kalıyor"
Hakkari’nin coğrafi konumunun da sorunları derinleştirdiğini dile getiren Tekin, “Uzak bir coğrafyadayız, yollarımız zorlu. Havalimanı yazlık, altyapı eksikliğinden özellikle kış aylarında kullanılamıyor. Sağlık hizmetleri yetersiz olduğu için insanlar basit bir tedavi için bile Van’a gitmek zorunda kalıyor,” dedi.
Sınır ticareti potansiyeli kullanılamıyor
Hakkari’nin iki ülkeye sınır olmasına rağmen sınır ticaretinden yeterince faydalanamadığını vurgulayan Tekin, “Esendere Kapısı’nda uzun beklemeler yaşanıyor. Derecik Umurlu ve Üzümlü kapıları yeterince işlevsel değil, ticarete kapalı. Derecik Kapısı araç geçişine kapalı. Bu durum ticareti ciddi biçimde sınırlıyor,” diye konuştu.
"Van’da biriken deneyim ve sermaye ise Hakkari’ye yatırım olarak dönmüyor"
Van’ın bölge açısından önemli bir merkez haline geldiğini belirten Tekin, “Eğitim, sağlık ve ticaret imkanları daha fazla olduğu için Van doğal bir çekim merkezi oldu. İnsanlarımız önce Van’a gidiyor, sonra çoğu batıya devam ediyor. Van’da biriken deneyim ve sermaye ise Hakkari’ye yatırım olarak dönmüyor,” dedi.
Teşvik ve altyapı çağrısı
Hakkari’nin potansiyelini kullanabilmesi için somut adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Tekin, “Yatırım teşviklerinde Hakkari’nin 6. bölgeden çıkarılıp 7. bölge ilan edilmesi gerekiyor. Bu daha güçlü teşvikler getirir ve yatırımcıyı çeker,” değerlendirmesinde bulundu.
Sınır kapıları açılırsa ekonomi canlanır
Sınır ticaretinin kilit rol oynadığını belirten Tekin, “Esendere, Derecik ve Üzümlü sınır kapıları tam işlevsel hale getirilmeli, bürokratik engeller kaldırılmalı. Ticaret canlanırsa ekonomi hızla büyür, istihdam artar,” dedi.
Kalkınma göçü tersine çevirebilir
Atılacak doğru adımların yalnızca Hakkari’yi değil, tüm bölgeyi olumlu etkileyeceğini vurgulayan Tekin, “Gençlerimiz burada gelecek görürse göç azalır, hatta tersine döner. İnsanlarımız iş kurmak, yatırım yapmak için burada kalır. Potansiyelimiz var, ihtiyacımız olan engellerin kaldırılması ve kararlı uygulamalar,” sözleriyle değerlendirmesini tamamladı.





