DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR), “İşçi Sınıfının Geçim Krizi Raporu”nu yayımladı. Raporda, Türkiye genelinde ücretli çalışanların ekonomik büyümeden aldığı payın gerilediği somut verilerle ortaya konuldu. Vergi sisteminin çalışanlar üzerinde ağır bir yük oluşturduğu belirtilen raporda, asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığı vurgulandı. Ayrıca milyonlarca emeklinin geçinebilmek için yeniden iş gücüne katıldığı ifade edildi.

Raporda yer alan verileri değerlendiren DİSK Genel-İş Sendikası Örgütleme Uzmanı ve Bölge Temsilcisi Sadık Demir, kentteki tablonun kritik bir eşikte olduğunu bildirdi. Van’da asgari ücretli bir iş bulmanın dahi güçleştiğini ifade eden Demir, yüksek barınma maliyetleri ile kısıtlı istihdam olanaklarının birleştiğini aktardı. Demir, bu durumun bölgedeki geleneksel aile yapısını ve ekonomik dengeleri kökten sarstığına dikkat çekti.

Van-66"İstanbul ile Van'ın maliyeti aynı"

Van'da yaşam maliyetinin metropollerle eşitlendiğini fakat istihdamın kısıtlı olduğunu belirten DİSK Genel-İş Sendikası Bölge Temsilcisi Sadık Demir, yurttaşların ekonomik zorluklara karşı büyük bir geçim mücadelesi verdiğini söyledi.

Demir, "Bu şartlarda yaşayabilen, mücadele eden insanları selamlıyorum. Onların azmine minnettarım. Asgari ücretle ve emekli maaşıyla ayakta kalabilmek büyük bir başarıdır. Van da artık metropol şehirlerden biridir ve metropollerdeki yaşam maliyeti her yerde aynıdır. Bugün İstanbul'da da kira 20 bin liradır, Van'da da 20-30 bin lira arasında değişen kiralar var. Her iki kentteki yurttaş da fırından ekmek alıyor, pazardan alışveriş yapıyor. Dolayısıyla bu şehrin maliyeti diğerinden düşük değildir" diye konuştu.

Van Pazar-1"Van'ın hiçbir avantajı kalmadı"

Büyükşehirlerdeki pahalılık ile bölgedeki maliyetlerin eşitlendiğini, ancak Van'ın istihdam noktasında çok daha dezavantajlı olduğunu belirten Demir, kentteki işsizliğe dikkat çekti. İstanbul gibi metropollerde bir şekilde iş bulunabildiğini ancak Van’da asgari ücretli bir iş bulmanın bile zorlaştığını aktaran Demir, şöyle devam etti:

"Van'ın hiçbir avantajı yok; çünkü burada iş bulmak neredeyse imkânsız. Bugün kentteki iş yerlerini dolaştığınızda, insanların çoğunun asgari ücretle dahi iş bulamadığını görüyorsunuz. Onuruna yakışmayan o ücreti bile bulamayan büyük bir çoğunluk var. Üretim alanı ve alternatif olmadığı için Van'da yaşam çok daha zor."

"İstihdamda akrabalık engeli"

Van Gölü'nde tekneler mercek altında
Van Gölü'nde tekneler mercek altında
İçeriği Görüntüle

Yetersiz istihdamın sosyo-ekonomik ilişkileri ve iş ahlakını olumsuz etkilediğini belirten Demir, işe alımlarda liyakat yerine akrabalık bağlarının gözetilmesinin kurumsal bir itaat mekanizması yarattığını vurguladı. Demir, bu durumun hak aramayı engellediğini ifade ederek şunları söyledi:

"Bu coğrafyada bir iş yeri açıldığında önce birinci derece akraba, yoksa aşiret veya köylü işe alınır. Bu durum da bölgede biat kültürünü geliştiriyor. Halbuki iş yeri kimin olursa olsun, orada çalışan herkes ev geçindiren birer emekçidir. Ancak çalışan kişi akraba ya da tanıdık olunca itiraz etmeme ve verilenleri aynen kabul etme süreci başlıyor. Gözlemlediğim kadarıyla Van'ın en büyük sıkıntılarından biri budur."

Van Pazar2"Emekliler geçinemiyor"

Ekonomik krizin faturasını en ağır emeklilerin ödediğini ve yüksek enflasyon karşısında maaşların hızla eridiğini belirten Demir, sahada şahit olduğu dramatik tabloyu şu sözlerle aktardı:

"Van'da emekliler geçinebilmek için yeni işlerde çalışmak zorunda kalıyor. Yüksek enflasyon karşısında maaşların alım gücü otomatikman düşüyor. Kentte istihdam alanı olmadığı için emekli sadece kendine değil, evdeki tüm aile bireylerine bakmak zorunda kalıyor. Çoğu emekli kâğıt topluyor, çok kötü şartlarda ve merdiven altı yerlerde çalışıyor. İnanın bazen fırınların önünde neredeyse ekmek dilenme evresine gelmiş bir yaşam sürülüyor."

"Mevcut maaşlarla geçinmek imkânsız"

Sendikaların açıkladığı veriler ile bölgedeki fiili gelirler arasındaki uçuruma dikkat çeken Demir, mevcut maaş yapılandırmalarıyla bir ailenin sağlıklı beslenmesinin zor olduğunu vurguladı. Toplumsal tablonun ciddiyetini paylaşan Demir, şunları kaydetti:

"Bizlerin ve diğer sendikaların açıkladığı yaşam standartları var. Bir ailenin aç kalmaması için açlık sınırı 35 bin lira, yoksulluk sınırı ise 130 bin liradır. Bir insan 130 bin liranın altında gelir elde ediyorsa standartların altında yaşıyor, 35 bin liranın altında kazanıyorsa yatağa aç giriyor demektir. Dolayısıyla milyonlarca emekli yatağa aç giriyor. Açlık sınırı bu seviyedeyken mevcut düşük maaşlarla nasıl geçineceksin? Hele bir de kiracıysan vay haline!"

Whatsapp Image 2026 07 03 At 10.57.26"İşsizlik aile yapısını değiştirdi"

Bölgedeki geleneksel aile ve tarım yapısının işsizlik nedeniyle değiştiğini ifade eden Demir, geçmişte güvence olarak görülen çocukların istihdamsızlık yüzünden aileye bağımlı kaldığını belirtti. Tek bir maaşla geniş aileleri geçindirmenin imkânsız olduğunu vurgulayan Demir, sözlerini şöyle tamamladı:

"Eskiden köylerde ya da tarım alanlarında çalışırken çok çocuk sahibi olmak önemsenirdi. Babalar, 'Çocuklar büyüdüğünde iş gücü artar, bize bakarlar' derdi. Şimdi iş tersine dönmüş durumda; çocuklar büyüyor, biz hâlâ onlara bakıyoruz çünkü yetiştirdiğimiz çocuklar iş bulamıyor. İşsizlik çok büyük bir sorun. Bir ailede birkaç kişi çalışabilse en azından o hane karnını doyurabilir. Ancak tek bir kişinin çalışıp 5 kişiye bakması aklın ve mantığın kabul edeceği bir durum değildir."

Muhabir: SEMİH SARMA