Hakkâri’nin (Colemêrg) derinliklerinden süzülüp gelen yerel ezgileri, dengbêjlik geleneğini ve bölgeye ait unutulmaya yüz tutmuş kültürel değerleri temel alarak yola çıkan Collective Colemêrg üyeleri; grubun kuruluş serüvenini, müzikal vizyonlarını ve gelecek hedeflerini paylaştı.

Özellikle pandemi döneminin yarattığı durağanlığı bir fırsata çevirerek bir araya gelen ekip, Doğu ve Batı müziğinin tınılarını ustalıkla sentezleyerek ortaya özgün bir kimlik koyuyor. Bölge halkının hafızasında yer eden stranları modern aranjelerle yeniden yorumlayan grup, geleneksel olanı güncel formlarla buluştururken yerel mirası evrensel bir dille harmanlamayı amaçlıyor.

Vizyonumuzun merkezi kendi kültürümüzdür
Grubun temel vizyonunu vurgulayan Şiyar Yaşar:
"Bizim vizyonumuzun merkezinin Colemêrg kolektivizmi olmasının sebebi, tamamen kendi yöremizin ve dedelerimizin kültürünü bir üst jenerasyona taşıyabilmektir. Biz şu an bunun taşıyıcılığını yapıyoruz. Erbane, bağlama ve kurdevari dediğimiz enstrümanları da bünyemizde barındırıyoruz. Ancak yeri gelince biraz da Batı sentezi yapıyoruz. Doğu-Batı sentezi dediğimiz olayı uyguladığımız için bu konuda pek bir problem yaşamıyoruz."

Kaybolmaya yüz tutmuş eserleri notaya alıyoruz
Repertuar hazırlığındaki titizliği ve arşiv çalışmalarını anlatan Emre Aydın, "Repertuvarımızda yer alan eserlerin çoğu Colemêrg bölgesine aittir. Behdinan ve Botan bölgesinden seçtiğimiz eserlerin hepsi atalarımızdan, büyüklerimizden duyduğumuz şarkılar ve stranlardır. Buna özellikle dikkat ediyoruz. Adımız Collective Colemêrg olduğu için eserlerin Colemêrg yöresine ait olmasına özen gösteriyoruz. Bunun için araştırmalar yapıp dengbêjleri geziyor ve arşiv topluyoruz. Topladığımız eserleri notaya alıyoruz. Bunları sonraki nesillere aktarabilmek için kayıtlar ve kliplerle birlikte geleceğe taşımayı hedefliyoruz,” dedi.

Van bizim kalemizdir
Van dinleyicisiyle kurdukları bağı ve grubun çok sesli yapısını dile getiren Aydın, "Collective Colemêrg’in verdiği en güzel konserler Van konserleridir. Biz Van’a kalemiz olarak bakıyoruz ve Van’ı seviyoruz. Collective Colemêrg olarak bu konserlerin açık havada olmasını diliyoruz. Grubumuzda her tarzdan ve her renkten solistimiz var. Bir eseri rock tarzında dinlerken bir anda Fereç’ten Musa’ya, oradan arabeske geçebiliyoruz. Ya da Enver hocamızdan güzel bir dengbêj eseri dinlerken bir anda İnan’dan pop dinleyebiliyoruz. Biz, toprak altındaki eski eserleri yeni bir tarzda ve modern müzikle dile getirmeye çalışıyoruz. Bu bizi farklı kılan temel özelliktir. Biz, korona sürecini fırsata çeviren bir grubuz. Pandemi döneminde müzisyenlerin işsiz kaldığı o süreçte, boş zamanlarımızda bir araya gelerek bu fikri ortaya attım. Bu süreci değerlendirip güzel bir renk ortaya koymaya çalıştık,” diye sözlerine devam etti.

Profesyonel albüm çalışmasına başlayacağız
Grubun gelecek hedeflerini ve dijital süreçlerini aktaran İnan Büyüksu:
"Bizim gençliğimiz bu şarkıları dinleyerek başladı, hatta aslında küçük yaşta bu şarkılardan uzaklaşarak başladık. Şimdi bu kendi stranlarımızı yeni çağa ve yeni müziğe uygun hale getirmek için çabalıyoruz. Bunları ilerleyen nesillere bu şekilde aktarmayı planlıyoruz. Önümüzde yayınlanacak 3-4 tane yeni tekli çalışmamız var. Ondan sonra profesyonel bir albüm çalışmasına başlayacağız. Kolektif büyüyor ve dinlenmeye devam ediyor. Amacımız, Colemêrg yöresinde söylenen stranları bütün dünyaya duyurmaktır. Van çok güçlü bir şehir; dinleyicilerimizin yüzde 40-45'i Van'da yaşıyor ve onlarla bir arada olmak bizi mutlu ediyor."

Dengbêjlik kültürünü modernize ediyoruz
Kendi müzik geçmişiyle grubun sentezini yorumlayan Fuat Taş:
"Yıllar önce Collective Colemêrg oluştuğunda ilk teklifi aldığımda çok mutlu olmuştum. Çünkü içimde hep Hakkâri yöresi şarkılarını okumak veya herhangi bir bölgenin şarkılarını coverlamak gibi etnik bir halk müziği isteği vardı. Ben asıl metal müzik yapıyorum ve Fereç isimli kendi grubum var. Metal müzik dışında uzun zamandır Collective Colemêrg’de yer alarak sanatımızı icra etmeye çalışıyoruz. Eski şarkılarımızın yeniden düzenlenip aranjesinin yapılması dengbêjlikten gelen bir kültürdür. Bu kültürü biraz daha modernize ederek halka sunmaya çalışıyoruz. Batı ve Doğu sentezini oluşturduğumuz için birçok enstrümanın grupta olması bizi daha güzel bir aranjeye yönlendiriyor. Bu miras bize bırakıldı; biz de bunu devam ettirip yeni jenerasyona bırakmak istiyoruz. Bölgedeki gençlerin müziğe karşı büyük bir ilgisi var. Eğer biz onlara bir miras bırakabilirsek bu ilginin katlanarak devam edeceğini düşünüyorum."






