Geceyi karanlık, derin ve sarsıcı bir atmosferle kapatmak isteyenler için Sadık Hidayet’in Kör Baykuş (Buf-i Kur) eseri tam bir başyapıt niteliğinde. Modern İran edebiyatının en güçlü kalemlerinden biri olan Hidayet, bu kısa ama yoğun romanında bir kalemtıraş kutusu üzerine resim yapan bir nakkaşın sanrılarını, saplantılarını ve yalnızlığını anlatıyor. Doğu’nun gizemiyle Batı’nın varoluşçu sancılarını harmanlayan kitap, okura sadece bir hikâye sunmuyor; aynı zamanda insan ruhunun en karanlık dehlizlerinde unutulmaz bir gezinti vaat ediyor.
Zamanı ve mekânı aşan bir yalnızlık anlatısı
Kitap, "Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta kemiren..." cümlesiyle başlayan sarsıcı bir girişle okuru avucunun içine alıyor. Gazetecilik kariyeri boyunca toplumsal olaylara duyarlı kalemlerin yakından tanıdığı bir isim olan Sadık Hidayet, bu eserinde insanın kendisiyle olan en çıplak ve korkusuz yüzleşmesini resmediyor. Eğer bu gece uyumadan önce zihninizi alışılmışın dışına çıkarmak ve kelimelerin büyüsüyle ruhunuzu bir "kör baykuş" gibi köşesine çekilip izlemek isterseniz, bu eser listenizin en başında yer almalı.




