Öykücülüğün en özgün seslerinden biri olan Tomris Uyar, sade ama etkileyici anlatımıyla iz bırakan yazarlardan biri olarak kabul edilir. İlk kez 1973 yılında yayımlanan Dizboyu Papatyalar, yazarın bu güçlü anlatımının en belirgin örneklerinden biri olarak gösterilir.
Kitap, farklı toplumsal sınıflardan gelen insanların hayatla kurdukları mücadeleyi, baskılara karşı gösterdikleri direnci ve bireylerin iç dünyasında yaşadığı değer çatışmaları incelikli bir anlatımla ele alıyor. Uyar’ın süsten uzak, yalın ama derinlikli dili, sıradan görünen hayatların ardındaki karmaşık duyguları görünür kılıyor.
Dizboyu Papatyalar, yalnızca bireysel hikâyeleri değil, aynı zamanda toplumun görünmeyen çatlaklarını da ortaya koyuyor. İnsanların birbirleriyle ve kendileriyle kurduğu ilişkiler, kimi zaman kırılgan kimi zaman dirençli bir ruh hâliyle okura aktarılıyor. Kitap, gündelik hayatın içindeki sessiz dramları ve küçük mutlulukları incelikli bir bakışla anlatıyor.
Tomris Uyar hakkında
15 Mart 1941’de İstanbul’da doğan Tomris Uyar, eğitimini Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’nde tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne bağlı Gazetecilik Enstitüsü’nden mezun oldu. Öykülerinin yanı sıra deneme, eleştiri ve çeviri çalışmalarıyla da edebiyat dünyasında önemli bir yer edindi.
Uyar, Cemal Süreya ve Ülkü Tamer ile birlikte Papirüs dergisinin kurucuları arasında yer aldı. Yazıları Varlık, Yeni Dergi ve Soyut gibi önemli edebiyat dergilerinde yayımlandı.
Yazar, Yürekte Bukağı ile 1979’da, Yaza Yolculuk ile ise 1986’da Sait Faik Hikâye Armağanı’nı kazandı. Günlükleri ise “Gündökümü” başlığı altında yayımlanarak edebiyat okurlarıyla buluştu.
2003 yılında yemek borusu kanseri nedeniyle hayatını kaybeden Tomris Uyar, ardında Türkiye edebiyatında öykücülüğünün en zarif ve güçlü örneklerinden sayılan eserler bıraktı.
Dizboyu Papatyalar ise bu mirasın en dikkat çeken kitaplarından biri olarak edebiyat raflarındaki yerini korumaya devam ediyor.




