1965 yapımı film, bir boyacı olan Halil’in, bir evin duvarında asılı duran kadın fotoğrafına duyduğu derin ve sessiz sevgiyi merkeze alıyor. Halil’in, fotoğrafın sahibi Meral’le tanışmasına rağmen aşkını gerçek bir ilişkiye dönüştürmek istememesi, filmi klasik bir romantik anlatının ötesine taşıyor.
Film, sevmenin yalnızca karşılık bulmakla değil, anlam yüklemekle ilgili olduğunu sade ve şiirsel bir dille anlatıyor. Metin Erksan’ın durağan temposu, yalın diyalogları ve İstanbul’un arka sokaklarını fon olarak kullanan görsel dili, izleyicide güçlü bir atmosfer duygusu yaratıyor.
Başrollerde Müşfik Kenter ve Sema Özcan’ın yer aldığı yapım, duygularını yüksek sesle dile getirmeden anlatmayı tercih eden filmler arasında öne çıkıyor.
Gösterildiği dönemde geniş kitlelere ulaşamayan “Sevmek Zamanı”, bugün Türkiye sinemasında farklı anlatım arayan izleyiciler için değerli bir öneri niteliği taşıyor.
Aşkı; ideal ve gerçek arasındaki ince çizgide ele alan bu film, sakinliği ve derinliği seven sinemaseverlerin listesinde yer alıyor.

Metin Erksan hakkında
Türkiye sinemasının en önemli yönetmen, senarist ve yapımcılarından biri olan Metin Erksan, 1929 yılında Çanakkale’de doğdu. İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nde öğrenim gördükten sonra sinemaya eleştirmenlik ve senaryo yazarlığıyla adım atan Erksan, kısa sürede kendine özgü anlatımıyla dikkat çekti.
1950’li ve 1960’lı yıllarda çektiği filmlerle sinemada toplumsal gerçekçi anlayışın öncülerinden biri oldu. Özellikle birey, toplum, mülkiyet, tutku ve ahlak gibi kavramları derinlikli biçimde ele alan filmleriyle tanındı. 1964 yapımı “Susuz Yaz” filmiyle Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülünü kazanarak, bu ödülü alan ilk Türkiyeli yönetmen unvanını elde etti.
Metin Erksan, ticari kaygılardan uzak durmayı tercih eden, sinemayı bir düşünce ve sanat alanı olarak gören bir yönetmendi.
“Sevmek Zamanı”, “Yılanların Öcü”, “Susuz Yaz” ve “Kuyu” gibi filmleri, onun sinema anlayışını ve estetik duruşunu yansıtan önemli yapıtlar arasında yer aldı. 2012 yılında hayatını kaybeden Metin Erksan, geride Türkiye sinemasında hâlâ tartışılan ve değerini koruyan güçlü bir film mirası bıraktı.




