Ocak ayından beri dünya basınının gündemini meşgul eden gözlüklerin sebebi, tıp literatüründe "subkonjonktival kanama" olarak bilinen damar çatlaması. Gözün beyaz kısmında toplanan kan, dışarıdan oldukça belirgin bir kızarıklık yaratıyor. Tamamen zararsız olan ve genellikle birkaç hafta içinde kendiliğinden geçen bu durum, bir dünya lideri için sürekli kameralar karşısında olmak zorunda kaldığında estetik bir krize dönüşebiliyor.
Adrenokrom gibi komplo teorilerinin bilimsel dayanağı yok
İnternetin karanlık köşelerinde üretilen ve bazı yorumcular tarafından dile getirilen "Adrenokrom yan etkisi" veya "makyajla kapanmayan darp izi" gibi iddialar tamamen kurgudan ibaret. Tıbbi raporlar, Macron'un göz çevresinde bir morluk veya travma olmadığını, sorunun doğrudan göz akındaki kanamadan kaynaklandığını doğruluyor. Gerçeklikten kopuk bu tür iddialar, sağlık durumunun netleşmesiyle çürütülmüş oldu.

Tıbbi bir zorunluluk değil, estetik bir tercih
Gözlüklerin tedavi edici hiçbir yanı yok. Konuyla ilgili açıklama yapan sağlık uzmanları, gözlüklerin tamamen görsel bir kalkan işlevi gördüğünü belirtiyor. Kendisini hasta veya zayıf göstermek istemeyen Macron, fotoğraf karelerinde "çirkin" bir görüntü vermemek için bu yolu seçmiş durumda. Zaten kendisi de yaptığı açıklamalarda durumun "hiçbir önemi olmadığını" belirterek, bu durumu ikonik Rocky filmine atıfla, esprili bir şekilde "kaplanın gözü" olarak tanımladı.





