Arkeoloji dünyasında heyecan yaratan yeni bir keşif, sanat tarihine dair ezberleri bozdu. Endonezya’nın Sulawesi Adası’ndaki bir kireçtaşı mağarada bulunan el izi resminin yapılan analizler sonucunda en az 67 bin 800 yıllık olduğu belirlendi.

Bu tarihle birlikte söz konusu el taslağı, dünyanın bilinen en eski mağara resmi unvanını aldı.

Önceki Rekor İspanya’daydı

Daha önce en eski mağara resmi, İspanya’daki Maltravieso Mağarası’nda bulunan ve yaklaşık 66 bin 700 yıl öncesine tarihlenen kırmızı el kalıbı olarak biliniyordu.

Sulawesi’deki yeni keşif, sanat tarihini en az 1.100 yıl daha geriye çekti.

Üstelik uzmanlara göre Endonezya’daki bulgunun tarihlendirilmesi, önceki örneklere kıyasla çok daha güçlü bilimsel kanıtlara dayanıyor.

Avrupa Merkezli Sanat Tarihi Tezi Çöktü

Astronot David Carl Hilmers'tan genç hekimlere uzay tıbbı tavsiyeleri
Astronot David Carl Hilmers'tan genç hekimlere uzay tıbbı tavsiyeleri
İçeriği Görüntüle

Uzun yıllardır bilim dünyasında kabul gören “sanat ve soyut düşünce 40 bin yıl önce Avrupa’da ortaya çıktı” görüşü de bu keşifle ciddi şekilde sarsıldı.

Araştırmacılar, Sulawesi’de bulunan el taslağının, sembolik düşünme ve sanatsal üretimin Avrupa’dan çok daha önce Asya ve Afrika hattında geliştiğini gösterdiğini belirtiyor.

Griffith Üniversitesi’nden Prof. Adam Brumm, bulgularla ilgili şunları söyledi:

"90'lı yıllarda bize yaratıcı patlamanın Avrupa'nın küçük bir bölümünde gerçekleştiği öğretilmişti. Ancak Endonezya'daki bu anlatı sanatı, Avrupa merkezli argümanı sürdürmeyi imkansız hale getiriyor."

Antik Bir ‘Graffiti’ Gibi Yapıldı

Liang Metanduno mağarasında bulunan eser, antik bir sanatçının elini duvara bastırıp ağzındaki pigmenti püskürterek oluşturduğu "negatif" bir taslak. Araştırmacılar, sanatçının el taslağını oluşturduktan sonra parmak uçlarını incelterek ve uzatarak pençe benzeri bir forma dönüştürdüğünü, bunun da basit bir kopyalamadan ziyade yaratıcı bir dönüştürme işlemi olduğunu belirtiyor.

Nature dergisinde yayımlanan bu araştırma, yaratıcılığın insan türüne özgü doğuştan gelen bir yetenek olduğunu ve bu mirasın köklerinin Avrupa'daki "uyanıştan" çok daha eskilere, insanın Afrika'daki kökenlerine kadar uzandığını bir kez daha tescilledi.

Uzmanlar bunun basit bir iz bırakma değil, bilinçli ve sembolik bir sanat çalışması olduğuna dikkat çekiyor.

İnsanlık Tarihine Dair Yeni İpuçları

Keşif yalnızca sanat tarihi açısından değil, insan göçleri açısından da önemli veriler sunuyor.

Bulgular, Homo sapiens topluluklarının Güneydoğu Asya’da sanılandan çok daha erken dönemlerde yaşadığını ve Avustralya-Yeni Gine kara kütlesine (Sahul) tahmin edilenden yaklaşık 15 bin yıl önce ulaşmış olabileceğini gösteriyor.

Araştırma sonuçları saygın bilim dergisi Nature’da yayımlandı.

Uzmanlara göre bu keşif, yaratıcılığın ve sembolik düşünmenin insan türüne özgü doğuştan gelen bir özellik olduğunu ve köklerinin Avrupa’daki “sanatsal uyanıştan” çok daha eskiye, insanlığın Afrika’daki başlangıcına kadar uzandığını ortaya koyuyor.

Kaynak: BBC TÜRKÇE