Türkiye’nin milli geliri en düşük illeri arasında yer alan Van’da, ekonomik durgunluk ve hayat pahalılığı geçim mücadelesini büyütüyor. Artan gıda fiyatları ve yükselen açlık sınırı dar gelirli ailelerin bütçesini zorlarken, çalışanların üzerindeki mali yükler de artıyor.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan DİSK Genel-İş Sendikası Örgütleme Uzmanı ve Bölge Temsilcisi Sadık Demir, vergi sistemindeki aksaklıkların çalışanları ekonomik olarak zorladığını belirtti. Gelir dağılımındaki eşitsizliğe de değinen Demir, "Bu ülkede en istikrarlı ve yoğun vergiyi maalesef asgari ücretliler veriyor" diyerek, vergi yükünün daha dengeli paylaşılmasını istedi.

Van Pazar (2)

"Maaşın yarısı kesintiye gidiyor"

Çalışanların bordrolarındaki yasal kesinti oranlarına değinen Demir, ilk aylarda yüzde 15 olan gelir vergisi diliminin, kazanç limitlerine bağlı olarak kademeli şekilde yüzde 20, 27 ve 35'e kadar yükseldiğini anlattı. İşveren üzerindeki maliyet yükünü rakamlarla açıklayan Demir, şu bilgileri verdi:

Para-3

"Net 30 bin TL alan bir işçinin işverene toplam maliyeti yaklaşık 55 bin TL'yi buluyor. Aradaki 25 bin TL'lik fark; işsizlik fonu, SGK işveren payı ve gelir vergisi gibi yasal kesintiler olarak devlete aktarılıyor. Bu durum çalışanların üzerinde ciddi bir vergi baskısı oluşturuyor. Hem bordrodan doğrudan kesilen kaçınılmaz bir vergimiz var hem de tüketim esnasında ödediğimiz ve dünyada benzerine az rastlanan yoğun bir dolaylı vergi sistemiyle karşı karşıyayız."

Van Pazarr

"Tüketimden alınan vergiler zorluyor"

Dünyadaki genel eğilimin aksine Türkiye'de bütçe gelirlerinin büyük kısmının tüketiciden karşılandığını belirten Demir, tüketim üzerindeki vergi yükünü şu örneklerle aktardı:

Muradiye'ye Alparslan Gençlik Kampı geliyor
Muradiye'ye Alparslan Gençlik Kampı geliyor
İçeriği Görüntüle

"Sebze alırken yüzde 10, giyim ürünlerinde ise yüzde 20 vergi ödüyoruz. Bir araç satın almak istediğimizde, vergiler nedeniyle neredeyse araç bedelinin iki katı kadar bir tutarı devlete ödemek durumunda kalıyoruz. Örneğin 1 litre benzinin fiyatı 60 TL ise bunun yarısı maliyet, diğer yarısı ise vergiden oluşuyor. Neticede devlet hem üretim aşamasında peşin kesinti yapıyor hem de sosyal hayatta en temel ihtiyaçları karşılarken dolaylı vergi alıyor. Bu tablo, bütçemizin büyük bir kısmını vergilere ayırmak zorunda kaldığımızı gösteriyor."

Van Halkk

İnsani yaşam için taban sınır

Enflasyon nedeniyle asgari ücretin alım gücünün ciddi şekilde düştüğünü belirten Demir, taleplerini şu sözlerle tamamladı:

"Günümüz ekonomik şartlarında asgari ücretin en azından açlık sınırının üzerinde, insani bir yaşamı ikame ettirecek düzeyde olması gerekir. Açlık sınırının 28 bin TL'yi bulduğu bugün, mevcut asgari ücret geçinmek için yetersiz kalıyor. Ülke gerçeklerini göz önünde bulundurarak ayakları yere basan bir talepte bulunmalıyız. Örneğin 130 bin TL gibi rakamlar hayalcidir; bunu ne esnafımız kaldırabilir ne de genel ekonomi destekler. Ancak 50 bin TL seviyesi hem makul hem de idealdir. Bu rakam, çalışanların temel mutfak masraflarını karşılar ve aile bütçelerine bir nebze de olsa nefes aldırır."

Van sokak - halk

Muhabir: SEMİH SARMA