DEM Parti Van İl Örgütü, AK Parti Van İl Başkanı Abdulahat Arvas'ın son dönemde yaptığı açıklamalara ilişkin parti binasında basın toplantısı düzenledi.

DEM Parti Van İl Eş Başkanları Gülşen Kurt ve Veysi Dilekçi tarafından yapılan açıklamada, Arvas'ın ifadelerinin gerçeği yansıtmadığı öne sürülerek, Van'daki kayyım uygulamalarının yerel demokrasiye zarar verdiği savunuldu.

Açıklamada, Van halkının 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde tercihini DEM Parti'den yana kullandığı belirtilerek, seçilmiş belediye yönetimlerinin görevden alınmasının halk iradesine müdahale olduğu ifade edildi.

DEM Parti yöneticileri, kayyım yönetimleri döneminde belediyelerin yüksek miktarda borçlandırıldığını iddia ederek, Van Büyükşehir Belediyesi'nin Mart 2024 itibarıyla yaklaşık 6,1 milyar lira borçla devralındığını, mevcut borç yükünün ise daha da arttığını öne sürdü.

Van Su ve Kanalizasyon İdaresi'nin (VASKİ) su tarifelerine yaptığı zamları da eleştiren parti yöneticileri, Van'da su fiyatlarının bölge ortalamasının üzerine çıktığını savundu.

Basın açıklamasında ayrıca ulaşım, altyapı, çevre yatırımları, arıtma tesisleri, istihdam ve sosyal belediyecilik hizmetleri konusunda eleştiriler yöneltildi. DEM Parti, belediyelerin kredi, hibe ve İller Bankası başvurularının çeşitli gerekçelerle engellendiğini iddia etti.

Yaklaşık 54 milyon avroluk uluslararası hibe ve kredi kaynağının siyasi nedenlerle kullanılamadığı öne sürülen açıklamada, merkezi yönetimin yerel yönetimlere eşit yaklaşması gerektiği vurgulandı.

DEM Parti Van İl Örgütü, önümüzdeki süreçte belediyelerin kredi, borçlanma ve hibe başvurularına ilişkin kapsamlı bir raporu kamuoyuyla paylaşacaklarını duyurdu.

21 Haziran günlük burç yorumları: Aşk, kariyer ve para konularında sizi neler bekliyor?
21 Haziran günlük burç yorumları: Aşk, kariyer ve para konularında sizi neler bekliyor?
İçeriği Görüntüle

DEM Parti Van İl Eş Başkanları Gülşen Kurt ve Veysi Dilekçi’nin açıklaması şöyle:

Bu açıklamayı kamuoyuna doğru bilgi vermek ve yalan algılara yanıt olmak amacıyla yapıyor, beyan sahiplerini tutarlı olmaya Van halkına yönelen anti demokratik kayyım rejimine karşı çıkmaya davet ediyoruz.

AKP Van İl Başkanı’nın son açıklamaları, yalnızca bir siyasi polemik değil; aynı zamanda yıllardır Van’da kurulan kayyım düzeninin yönetim anlayışını açığa çıkaran bir itiraftır. Kamu kaynaklarını, halkın hakkı olmaktan çıkarıp siyasi lütuf gibi sunan bu yaklaşım; hem demokratik yönetim anlayışıyla, yerel demokrasiyle ve kamu etiğiyle bağdaşmamakta hem de birden fazla yalan beyan içermektedir.

Van halkı son yerel seçimlerde açık bir irade ortaya koymuş, tercihini bütünüyle, 14’te 14 olarak, DEM Parti belediyeciliğinden yana kullanmıştır. Buna rağmen halkın seçilmiş iradesi görevden uzaklaştırılmış, yerine atanmış kayyımlar getirilmiştir. 29 Kasım 2024’te Bahçesaray ilçemize, 15 Şubat 2025’te de Van Büyükşehir belediyesine kayyım atanmıştır. Geçici atandığı ifade edilen bu kayyımlar aslında 2016 yılından bu yana, yani 10 yıldır bu belediyelerin kaynaklarını talan etmektedir. 2019 yılında Mart seçimlerinin sonuçlarını hazmedemeyen iktidar ve yerli işbirlikçileri, kayyım perver odaklar 5 ay dolmadan gaspçı anlayışı yeniden atamıştır. 2024’te de yılını tamamlamadan yine bu anlayış gaspa, talana, borçlandırmaya devam etmiştir. Kayyım talanının bilançosunu bir açıklamada ortaya sunmak, ifşa etmek mümkün değildir. Sadece VOTAŞ vakası, Van Çok Katlı Otopark Vakası, Fidanlık Vakası gibi ayrı ayrı ele alınması ve soruşturulması gereken yüzlerce vaka vardır.

2024 Mart ayında Van Büyükşehir Belediyesi 6,1 Milyar TL Borçla kayyım tarafından devralınmıştır. Bugün bu borcun tam olarak ne olduğunu kimse bilmiyor. 10 milyar TL’yi aşan bu borçlanma nereye gidiyor. Van büyükşehrin yetki alanında olan imar, çevre, yol, su, kanalizasyon, sinyalizasyon, trafik ve diğer hizmetlerde 10 yıllık enkazı halkımızın takdirine bırakıyoruz. Van Büyükşehir Belediyesi’ni devraldığımızda belediyenin her anlamda içi boşaltıldığı için borç/kredi ve hibe koşullarını bile taşımıyordu. İlçe belediyeleri ile birlikte reel yükü ve ilerideki faiz yükü nedeniyle 20 milyarı aşan bu borç Van’da hangi hizmete harcanmıştır? Belediyelerde çok maaş alan ama işe gelmeyen kaç AKP bürokratı, aday adayı, ilçe-il yöneticisi vb. mevcuttur?

Bugün Van halkına “biz veriyoruz” diliyle konuşanların önce şu soruya cevap vermesi gerekir: Halkın kendi oyuyla seçtiği yönetime neden tahammül edilmedi? Kamusal kaynaklar iktidarın ya da herhangi bir siyasi partinin değil, halkındır. Bu nedenle “para veriyoruz” söylemi yerine şu sorulara yanıt verilmelidir:

Van Büyükşehir Belediyesi ve VASKİ yönetimine el konulduğundan bu yana, yurttaşın yaşamını kolaylaştıran hangi kalıcı kamusal yatırım yapılmıştır? Kamuoyuna yansıyan verilere göre metreküpü yaklaşık 18 TL seviyesinde devralınan su tarifeleri katlanarak artırılmış, Van bugün su kaynakları bakımından zengin olmasına rağmen yurttaşın en pahalı suya eriştiği kentlerden biri haline getirilmiştir. Buna rağmen altyapı yatırımlarında, su yönetiminde ve hizmet kalitesinde bir iyileşme görülmemektedir. VASKİ’nin 2024 borcu 2,5 Milyar TL bandında iken bugün tahminlerimize göre 4 milyar bandını geçmiş durumdadır. Halkın içtiği suya bir yılda yüzde 190 zam yapan VASKİ bu borcu nereye harcamıştır. Vanlı neden bölgenin en pahalı suyunu içiyor?

Van’ın merkez mahallelerinde çocukların, yaşlıların, engellilerin ve ailelerin erişebileceği nitelikli kamusal yaşam alanları neden hâlâ yetersizdir? Bebek arabasının dahi rahat kullanılamadığı kaldırımlar ve park yoksunluğu neden sürmektedir? Van’da çok kısa sürede büyükşehirde kurulan engelli, kadın, çocuk ve kültür birimleri neden tasfiye edilmiştir. Bu halka, diline, kültürüne neden tahammülünüz yoktur?

Yıllardır kangrenleşen ulaşım/trafik sorunu neden çözülememektedir? Nüfus ve yüzölçümü bakımından Türkiye’nin büyük kentlerinden biri olan Van neden istihdam, üretim ve kişi başına gelir göstergelerinde hak ettiği yerde değildir? Neden gençler göçü tek seçenek olarak görmektedir?

Van’ın ekonomik kapasitesini büyütmek yerine günübirlik siyasal açıklamalar yapanlar; üretimi, ihracatı, sanayiyi ve yerel kalkınmayı konuşmalıdır. Van’ın ticaret, turizm, tarım ve sınır ekonomisi potansiyeli neden planlı biçimde desteklenmemektedir? Bunun sorumlusu iktidar ve iktidar adına yerelde vekil olmuş kişiler değil midir?

Yıllardır eksik kapasiteyle tartışılan atık su ve arıtma altyapısı neden tamamlanmamaktadır? Van Gölü’nün korunması için gerekli yatırımlar neden gecikmektedir? Arıtma süreçleri, deşarj mekanizmaları ve çevresel etkiler neden şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılmamaktadır? Bu konuda belediyelerimizin başvurduğu hibe projeleri, krediler ve borçlanma talepleri neden bekletilmekte veya ret edilmektedir?

Çeşitli mahallelerde gündeme gelen içme suyu kalitesi, sondaj suları ve arıtma süreçlerine ilişkin iddialar neden bağımsız denetime açılmamaktadır? Halkın sağlığını ilgilendiren konularda siyasi propaganda değil, bilimsel açıklık gereklidir. Yıllardır yeterli düzeyde geliştirilmeyen yağmur suyu altyapısı ve kent planlaması neden hâlâ çözümsüz bırakılmıştır? Ama iktidarın yerli temsilcileri kendi rant ve koltuk sevdalarına halka eziyete göz yummaktadır.

Öte yandan kamuoyuna da yansıdığı üzere, Van’da dış finansmanla desteklenmesi planlanan yaklaşık 54 milyon Avroluk uluslararası hibe/kredi kaynağının yerel yönetim süreçleri üzerinden engellendiğine yönelik somut bir durum bulunmaktadır. Eğer merkezi idare, halkın yararına kullanılacak bu tür kaynakların önünü siyasi gerekçelerle kapatmamışsa; bunun adı hizmet değil, halkı cezalandırmaktır. Belediyemizin başvurup, onayladığı bu dış hibeli proje kayyım ve AKP tarafından iptal ettirilmiş ve Vanlının hakkı olan temiz çevrede yaşama hakkı ihlal edilmiştir.

Bizim yaklaşımımız nettir:
Yerel yönetimler siyasi vesayet alanı değil, halkın ortak yaşamını örgütleyen demokratik kurumlardır. Van halkının vergisiyle oluşan bütçe; propaganda için değil, suya, ulaşıma, çevreye, istihdama, erişilebilir kentlere ve sosyal adalete harcanmalıdır. Bugün AKP il teşkilatının, TÜGVA başta olmak üzere yandaş kuruluş ve oluşumların faaliyetleri, merkezi kurumların programları belediye üzerinden finanse edilmektedir. Bunu sadece bizler ifade etmiyoruz.

Van’ın ihtiyacı; halkın iradesine rağmen kurulan yönetim anlayışı değil, halkın iradesiyle çalışan, hesap veren DEM Parti belediyecilik anlayışıdır. Belediyelerimiz halka açıktır. Eksiklerin farkındayız. Haklı eleştirilerin bize, halkımıza ve belediyelerimize faydası vardır. Ama kamuoyu önünde belediye çalışmıyor deyip arkadan iş çeviren gaspçı kayyım anlayışını herkes görmeli ve gördüğü yerde ifşa etmelidir. Sandık mağlubu, mazbata heveslisi ve koltuk sevdalısı olan AKP il başkanının beyanlarını asılsız, temelsiz ve iftiradan ibaret olduğunu halkımız biliyor zaten. Bu açıklamayı yapma ihtiyacımız kendisine yanıt vermek nedeniyle değil, bizi iradesi olarak seçen halkımıza bir özeleştiri olarak yapıyoruz.
DEM ilçe belediyelerinin neredeyse tümünün an itibariyle asfalt yapımı, araç ve personel alımı, altyapı yatırımları ve diğer tüm belediyecilik hizmetleri için İller Bankası’nda başvuruları mevcuttur. Bu başvuruların çok önemli bir bölümüne ret verildiği gibi önemli bir bölümü de üzerinden aylar geçmesine rağmen yanıt verilmeyen başvurulardır. Yine birçok uluslararası kuruluş üzerinden hibe çalışmalarına ket vurulmakta ve belediyelerimizin hizmet sunumuna bizzat yerli kayyım işbirlikçileri ve merkezi iktidar mahfilleri eli ile halkımızın hak ettiği hizmet engellenmektedir.

Yakın bir dönemde belediyelerimizin iller bankası ve diğer kuruluşlara yaptığı borçlanma, kredi ve hibe çalışmalarının nasıl engellendiğine dair kapsamlı bir raporu kamuoyuna duyuracağız. Borçlanma talebi koşulları uygun olmasına rağmen ret edilen belediyelerimiz vardır. Kredi talebi koşulları uygun olmasına rağmen ret edilen belediyelerimiz vardır. Önceden AKP ve Kayyım denetiminde iken kısıtlanmayan birçok ödenek DEM Belediyeleri için kısıtlanmıştır. Tüm bunlar bir yana AKP ve Kayyım belediyelerinin 2004 yılından bu yana ödemediği çalışan sigortalarının borçları DEM Belediyeleri gelir gelmez tahsil edilmiştir ve bunlar için ödenekler kısıtlanmıştır. Halkımıza hizmet etmek için bu konularda her kişi ve kurumla birebir ve kamuoyu önünde görüşme ve tartışma çağrımız vardır. Ama yalan ve iftiralarla, yanlış beyanatlarla yol almak isteyenlere kapımız kapalıdır. Bizler ve belediyelerimiz halkın hizmeti için her türlü imkanı zorlamıştır, zorlayacaktır.

Halkımız kimlerin hangi saiklerle siyaset yaptığını çok iyi bilmektedir. AKP İl başkanının “özgürlük” diye ciddiye almadığı halkın talepleri halkımızın onlarca yıllık demokratik siyasal mücadelesinin talebidir. Halkın demokratik siyasal gösteri hakkının en güzel yanıtını 2-3 Nisan’da bu kişiliklerin psikolojisindeki etkisini tahmin ediyoruz. Ama halktır, tanıyacaksınız: İradesini de, demokratik siyasal mücadelesini de diyor.

AK Parti Van İl Başkanlığı tarafından DEM Parti'nin iddialarına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Muhabir: KADİR CESUR