Bakırhan, Roman halkının karşılaştığı ayrımcılık ve yoksulluğa dikkat çekerek, belediyelerden Roman yurttaşlara yönelik hizmetlerin artırılmasını ve Roman dilinin ve kültürünün görünür hâle getirilmesini talep etti.

“Roman halkı yıllardır ciddi bir adaletsizliğe uğruyor. Çocukları ayrı sınıflarda okutuluyor, iş başvurularında ayrımcılığa uğruyor. Oysa Romanların kapısı herkese açıkken onlara açılan kapılar kapatılıyor,” diyen Bakırhan, eşit yurttaşlık temelinde dayanışma çağrısı yaptı.

“Çözüm yolunda atılmış önemli bir adım”

Türkiye'de barajlar doldu ancak su krizi sona ermedi
Türkiye'de barajlar doldu ancak su krizi sona ermedi
İçeriği Görüntüle

Kürt meselesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bakırhan, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun İmralı’da gerçekleştirdiği görüşmeyi “çözüm yolunda atılmış önemli bir adım” olarak nitelendirdi. Bakırhan, tutanakların kamuoyuyla paylaşılması ve toplumsal barışın sağlanması için iktidarın pratik adımlar atması gerektiğini vurguladı. “Barış kapısı açıldığında eşikte durmak siyaset değildir. Bu süreç yalnızca Kürtlerin değil, 86 milyonun sorumluluğudur,” dedi.

"Ucuz polemik ve anlamsız kavgalara başvurmak siyasetsizlik"

Bakırhan, ana muhalefet partisi lideri Özgür Özel’in partisini ve tabanını hedef alan sözlerini eleştirdi. “Biz ortak paydaları büyütmeye çalışırken ana muhalefet partisinin lideri, kurultay kürsüsünden bize ‘Stockholm sendromu’ teşhisi koyuyor, ‘Celladına aşık olmayın’ diyor. Biz de soruyoruz: Meclis’te barış için yasa konuşurken, sokaklarda barışı toplumsallaştırırken, siz kürsüden neden bir halkı aşağılayıcı sözler kullanıyorsunuz?” diyen Bakırhan, ucuz polemik ve anlamsız kavgalara başvurmayı siyasetsizlik olarak nitelendirdi.

Bakırhan, demokratik siyasi çözümü esas alan bir mücadele yürüttüklerini belirterek, “Halkımız barış içinde eşit ve özgür yaşamak istiyor. Böyle bir halkı sendromla itham etmek demokratik siyaset midir? Kürt halkına saygı duymak bu mudur?” ifadelerini kullandı. Ayrıca coğrafyadaki tarihî hafızaya dikkat çekerek, “Cellatları mezarlıklarımızdan, faili meçhullerden, yakılmış köylerimizden, direndiğimiz o zindanlardan iyi biliriz. Kimse bu hafızanın üzerine ucuz metaforlarla yaklaşmasın. Cellatlığımıza soyunan çok oldu, haklısınız, ama bizi kurban yapmaya kimsenin gücü yetmedi ve yetmeyecek,” dedi.

"Suriye’den Türkiye’ye uzanan dostluk eli tutulmalı"

Suriye’deki gelişmelere de değinen Bakırhan, özellikle Alevi halkına yönelik saldırıları kınayarak, Türkiye’nin bölgedeki ilişkilerini kullanarak bu saldırılara müdahale etmesi gerektiğini söyledi. Kuzey ve Doğu Suriye’den Türkiye’ye uzanan dostluk elinin tutulması gerektiğini belirtti.

“Kaynak yok değil, siyasi irade sorunu var”

Ekonomi ve geçim sıkıntısına dair de değerlendirmelerde bulunan Bakırhan, tarım ve hayvancılığın çöküşte olduğunu vurguladı. Son 10 yılda enflasyon ve konut fiyatlarındaki artışa dikkat çeken Bakırhan, 2026 bütçesi görüşmelerinde barınma hakkı, çiftçi borçlarının silinmesi, emekli maaşlarının artırılması ve hanelere ücretsiz doğalgaz ile elektrik sağlanması gibi önerilerinin dikkate alınmadığını belirtti. “Kaynak yok değil, siyasi irade sorunu var,” dedi.

Muhabir: Bazid EVREN