Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yurt dışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektörümüz Türkiye'nin adını dünyanın dört bir ucunda projeleriyle duyurmaya, parlatmaya, yüceltmeye devam ediyor” diyerek, Türk müteahhitlerinin sadece projelerle değil, mühendislik birikimi, iş ahlakı ve güvenilirlikleriyle de öne çıktığını söyledi.
Türk inşaat sektörünün 1972’den bu yana yurt dışında önemli bir ivme yakaladığını belirten Erdoğan, “Dünyanın 138 ülkesinde 12 bin 816 proje kapsamında 557 milyar dolardan fazla iş almış durumdayız” dedi. Bu projelerin yaklaşık yüzde 90’ının kendi iktidarları döneminde gerçekleştirildiğine dikkat çekti.
“İlk 100 firma arasında sekiz Türk şirketi var”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ENR dergisi tarafından hazırlanan dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinde Türkiye’nin güçlü bir konumda olduğunu belirterek, “Listede firma sayısı itibarıyla dünyada ikinciyiz. İlk 100 firma arasına sekiz Türk firması girmiş, bunlardan ikisi ilk 50 içinde yer almıştır” ifadelerini kullandı.
Teknik müşavirlik firmalarının da başarı grafiğini yükselttiğini kaydeden Erdoğan, bugüne kadar 138 ülkede 3 bin 127 proje üstlenildiğini, proje büyüklüğünün ise 3,7 milyar doları aştığını söyledi.
“Etrafımız adeta bir yangın yeri”
Küresel ekonomik ve jeopolitik risklere de değinen Erdoğan, “Kuzeyden güneye etrafımızın adeta bir yangın yeri olduğunu hepimiz görebiliyoruz” dedi. Buna rağmen Türkiye ekonomisinin dikkat çekici bir performans sergilediğini vurguladı.
Ekonomik göstergelere ilişkin bilgiler paylaşan Erdoğan, “Enflasyon yüzde 30,89 ile son 49 ayın en düşük seviyesine indi. Merkez Bankası rezervlerimiz tarihimizde ilk defa 200 milyar dolar bandını aştı” açıklamasında bulundu. İşsizlik oranının ise son 31 aydır tek haneli seyrini koruduğunu ifade etti.
2025 yılında ihracatta tarihi bir rekor kırıldığını belirten Erdoğan, “Mal ihracatında 273,4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık” dedi. Mal ve hizmet ihracatının toplamda 396,5 milyar dolara ulaştığını belirterek, bu başarının tüm paydaşların ortak emeğiyle elde edildiğini söyledi.
Suriye mesajı: “Devlet içinde ayrı silahlı güç olmaz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kürt kardeşlerimizin temel haklarının güvenceye alındığını görmekten memnuniyet duyuyoruz” diyerek, Suriye’de atılan son adımların umut verici olduğunu dile getirdi.
“Sosyal ve siyasal alanda da umut verici gelişmeler yaşanıyor. Cumhurbaşkanı Şara’nın yayımladığı son kararname ile Esed rejiminde vatandaş bile sayılmayan Kürt kardeşlerimizin temel haklarının güvenceye alındığını görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bu topyekün kalkınma seferberliğinin uzun süredir terör örgütlerinin işgali altında olan petrol sahalarının Suriye hükümetine geçmesiyle birlikte daha da hızlanacağına inanıyoruz. Suriye halkının refahı için harcanması gereken kaynaklar artık yer altında tünel yapmaya değil, yer üstünde okul, hastane, fırın, fabrika, yol yapmaya harcanacak. Suriye'nin zenginlikleri terör tahkimatı yerine eğitim için, sağlık için, halkın refah seviyesini artıracak faydalı projeler için kullanılacak.”
Konuşmasında Suriye’deki gelişmelere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlet içinde devlet olmaz. Devlet içinde ayrı silahlı güç olmaz” ifadelerini kullandı. Suriye halkının barış ve huzur istediğini vurgulayan Erdoğan, terör ve şiddetin devrinin kapandığını söyledi.
“Şunu bir defa herkesin görmesi ve kabullenmesi gerekiyor. Suriyeli kardeşlerimiz çatışmalardan, yıkımlardan bunalmış durumda. Suriye halkı barış istiyor, huzur istiyor. Arap'ıyla, Türkmen'iyle, Kürt'üyle, Nusayri'siyle kardeşçe yan yana yaşamak istiyor. Yıllardır çatışmaların bütün yükünü omuzlarında taşıyan Suriyeli çocuklar artık silah ve bomba sesi duymak istemiyor. Gelinen noktada kimsenin ne uğruna olursa olsun Suriye halkına yeni bedeller ödettirmeye hakkı yoktur. Terörün, şiddetin, silahın raf ömrü dolmuş, bunların devri kapanmış; bilhassa daha 14-15 yaşındaki çocukları öne sürüp çocukların arkasına saklanıp onların kanı ve canı üzerinden netice alma imkânı kalmamıştır. Devlet içinde devlet olmaz. Devlet içinde ayrı silahlı güç olmaz. Paralel ordu olmaz. Varılan anlaşmanın ruhuna uygun şekilde meseleyi suhuletle çözmek yegâne çıkış yoludur. Biz bu konuda aklıselimin, hırsa ve ihtirasa galip gelmesini istiyoruz.
Bilhassa Kürt kardeşlerimden, Kürt vatandaşlarımdan rica ediyorum. Bizim ezeli ve ebedi kardeşliğimize darbe vurmayı, aramıza nifak sokmayı amaçlayan oyunlara gelmeyin. İstismarcılara prim vermeyin. Fitneyi, fesadı, ayrışmayı, nefreti körüklemeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin. Türkiye Cumhuriyeti 86 milyon vatandaşıyla, özellikle önünü ve yönünü kendisine dönmüş 10 milyonların da en güvenli sığınağıdır, yuvasıdır, güvencesidir. Bu devlet, adını duyunca gözleri umutla parıldayan herkesin devletidir. Türkiye sadece sınırlarının ötesinde değil, dünyanın hiçbir yerinde dost ve kardeşlerinin sıkıntı çekmesine kayıtsız kalmaz, seyirci kalmaz.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye’deki sürece ilişkin uyarılarda bulunarak, geçmişte yapılan hataların tekrarlanmaması gerektiğini vurguladı.
"Burada şunu önemle hatırlatmakta fayda görüyorum. İki yanlış bir doğru etmeyeceği gibi, üç yanlış da bir doğru etmez. Biliyorsunuz Suriye'de 10 Mart Mutabakatı'na uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak'taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak bir diğer yanlışa imza atıldı. 18 Ocak'ta tesis edilen ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının hayata geçirilmesini bu bakımdan çok ama çok önemsiyoruz. Aklın yolu, vicdanın yolu birdir. Suriye için en doğru yol da bellidir. Aynı hataları, aynı yanlışları tekrarlayarak hiçbir yere varılamayacağını herkesin görmesini arzu ve temenni ediyorum."



