Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, uzun süredir yürüttüğü çalışmaların ardından hazırlanan ortak raporu dün oy çokluğuyla kabul etti. Komisyonda DEM Parti şerh koyarak kabul oyu verirken, TİP ve EMEP rapora karşı çıktı. CHP’li milletvekili Türkan Elçi ise faili meçhul cinayetlere ilişkin vurgunun raporda yer almaması nedeniyle çekimser oy kullandı.
Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanmasını talep etmek için 1995 yılından beri Galatasaray Meydanı’nda oturma eylemi yapan Cumartesi Anneleri, TBMM'de kurulan süreç komisyonunun hazırladığı ortak rapora tepki gösterdi. Cumartesi Anneleri, komisyonda dinlendiklerini ancak hazırlanan raporda beyan ve taleplerine yer verilmediğini belirtti.
Yapılan yazılı açıklamada, kaybedilen yakınlarının isimlerini, hikâyelerini ve geride bırakılan hayatları Komisyon üyeleriyle paylaştıkları ifade edilerek, raporda zorla kaybetmeler gibi “ağır, sistematik ve süreklilik arz eden insan hakları ihlallerinin” yer almamasının büyük bir hayal kırıklığı yarattığı vurgulandı.
“Demokratikleşme iddiasıyla çelişiyor”
Açıklamada, demokratikleşme ve toplumsal barış iddiasıyla hazırlanan bir raporda zorla kaybetmelerin yok sayılmasının açık bir çelişki olduğu belirtildi. Kayıp yakınlarının beyanlarının resmi kayıtlardan dışlanmasının, acıyı derinleştiren ve adalet talebini bastıran bir yaklaşım olduğu kaydedildi.
Cumartesi Anneleri, bu tutumun yalnızca geçmişte yaşanan ihlallerin değil, inkâr ve görmezden gelme yoluyla süren bir cezasızlık pratiğinin göstergesi olduğunu ifade etti. “Görünmez kılınan her söz, uzatılan her sessizlik, cezasızlığı büyütmektedir” denilen açıklamada, hakikatin kabul edilmediği bir zeminde kalıcı barışın mümkün olmayacağı vurgulandı.
“Mücadelemiz meşrudur”
Cumartesi Anneleri, 30 yılı aşkın süredir sürdürdükleri mücadelede resmi metinlerin onayına ihtiyaç duymadıklarını belirterek, “Kendi tarihimizi, kendi hafızamızı ve kendi hakikatimizi yazmaya devam edeceğiz. Kayıplarımızı unutturmayacağız” mesajını verdi.
Öte yandan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının eksiksiz uygulanmasını, Galatasaray Meydanı’ndaki yasaklamaların son bulmasını ve TBMM bünyesinde gözaltında kayıpları araştıracak bağımsız ve etkili bir hakikat komisyonu kurulmasını talep ettiklerini yineledi.
Devletin gözaltında kaybetme suçundaki sorumluluğunu kabul etmesi, kaybedilenlerin akıbetlerinin açıklanarak ailelerine teslim edilmesi ve fail ile sorumluları koruyan cezasızlık uygulamalarına son verilmesi gerektiğini vurguladı.
Ayrıca gözaltında kaybetme fiilinin insanlığa karşı suç olarak düzenlenmesi, zamanaşımının cezasızlığın aracı olmaktan çıkarılması ve Türkiye’nin BM Tüm Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Sözleşme ile Roma Statüsü’nü imzalayıp onaylayarak uygulaması çağrısında bulundu.
Cumartesi Anneleri, İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi ve Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyonu imzasıyla yapılan açıklamada, 30 yılı aşan mücadelelerinin resmi metinlere ihtiyaç duymayacak kadar meşru ve güçlü olduğu belirtilerek, “Biz buradayız. Kendi hafızamızı ve hakikatimizi yazmaya devam edeceğiz. Kayıplarımızı unutturmayacağız” mesajı verildi.




