Türkiye’nin çölleşme riskini gösteren resmi hassasiyet haritası 2024 verileriyle güncellendi ve tablo pek iç açıcı değil. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü’nün TÜBİTAK-BİLGEM ile birlikte yürüttüğü Havza İzleme ve Değerlendirme Sistemi Projesi’nin yeni raporuna göre, ülke topraklarının yalnızca küçük bir bölümü düşük riskte, büyük kısmı ise orta ve üzeri hassas grupta yer alıyor.
Buna göre Türkiye topraklarının yaklaşık yüzde 18’i zayıf, yüzde 50,9’u orta, yüzde 22,5’i ise yüksek çölleşme hassasiyetinde. Bu dağılım, ülkenin üçte ikisinden fazlasının iklim değişikliği, yanlış arazi kullanımı ve su stresi karşısında kırılgan olduğunu gösteriyor.
Haritada en dikkat çekici alanlar, zaten yıllardır kuraklık ve rüzgâr erozyonu baskısı altında olduğu bilinen Konya-Karapınar, Iğdır-Aralık ve Şanlıurfa-Ceylanpınar hatları oldu. Bu bölgeler raporda “çok yüksek riskli sıcak noktalar” olarak işaretleniyor. Tuz Gölü havzası, Ereğli–Karaman kuşağı ve Eskişehir çevresi ise orta-yüksek hassasiyet bandında yer alıyor. Buna karşılık, yağış rejimi ve bitki örtüsü sayesinde Karadeniz kıyıları en düşük riskli bölge konumunu korudu.

Raporun önemli tarafı şu: Çölleşme yalnızca “çöl gibi görünmek” değil; toprak verimliliğinin düşmesi, mera ve tarım alanlarının bozulması, su döngüsünün zayıflaması ve bazı yerlerde köylünün üretimden kopması anlamına geliyor. Bakanlık, modelde 7 kriter ve 48 gösterge kullanıldığını, yani iklim, su, arazi örtüsü, topoğrafya ve sosyo-ekonomik baskıların birlikte değerlendirildiğini hatırlatıyor. Bu da riskin yalnızca kurak bölgelere özgü olmadığını, yanlış sulama, aşırı otlatma ve hızlı yapılaşmanın da bir ili “yüksek hassas” statüsüne çekebildiğini gösteriyor.
İl bazlı dağılımda Orta Anadolu ve Güneydoğu’daki bazı iller üst sıralara çıkarken, yağışlı Karadeniz hattı ve yüksek ormanlık alanlara sahip kuzeydoğu illeri görece güvenli bölgeler olarak öne çıktı. Van özelinde yayımlanan alt kırılımda da ilin genelinin “zayıf–orta” bandında olduğu, yalnızca sınırlı bir kesimin yüksek hassas sınıfına girdiği görülüyor; bu da bölgesel planlamanın mümkün olduğunu gösteriyor.
Bu güncelleme, 2024-2030 “Çölleşmeyle Mücadele Ulusal Stratejisi ve Eylem Planı”nın sahaya nasıl indirileceği açısından da önemli; çünkü merkezi yönetim artık “nerenin ne kadar kırılgan olduğunu” noktasal olarak görüyor ve sulama yatırımı, mera ıslahı ya da ağaçlandırmada bu haritayı referans alacak.
Van'ın Verileri Açıklandı
Wan Haber’in aktardığına göre, 2024 yılı çölleşme verilerine göre Van’da toprakların yüzde 62,3’ü zayıf, yüzde 35,1’i orta ve yalnızca yüzde 2,6’sı yüksek hassasiyet sınıfında yer aldı. Buna göre Van’ın çölleşme riski Türkiye ortalamasının altında kaldı.
Van’da arazi kullanımına göre ormanların binde 36’sı yüksek risk taşırken, tarım arazilerinin yüzde 26’sı ve meraların yüzde 34’ü yüksek hassasiyet grubunda yer aldı.




