2011 yılında yayımlanan Elif Şafak’ın yazdığı İskender romanı, Anadolu’dan başlayıp Londra’ya uzanan Toprak ailesinin çok katmanlı hikâyesini merkezine alıyor. Göçün zorlayıcı koşulları altında şekillenen bu aile, yeni bir hayat kurma çabası içinde hem umutla hem de ağır kayıplarla sınanıyor.

Adem ve Pembe’nin evliliğiyle başlayan hikâye, üç çocukları İskender, Esma ve Yunus etrafında derinleşiyor. Her bir karakter, farklı bir yarayı ve farklı bir sessizliği taşıyor. İskender annesinin gözbebeği olurken, Esma gözlemci ve öfkeli yönüyle öne çıkıyor; Yunus ise göç sonrası Londra’da doğarak iki dünya arasında sıkışmış bir kimlik taşıyor.

Roman, sadece bir göç hikâyesi değil; aynı zamanda aile içinde saklanan sırların, kuşaklar arası kırılmaların ve bastırılmış duyguların açığa çıkışını anlatıyor. Pembe’nin geçmişi, Cemile ile olan bağları ve gizlenen gerçekler, hikâyeyi giderek daha karanlık ve çarpıcı bir noktaya taşıyor.

Savaşın gölgesinde bir psikolojik çatışma: “Mecburiyet”
Savaşın gölgesinde bir psikolojik çatışma: “Mecburiyet”
İçeriği Görüntüle

İskender, en yakın ilişkilerin bile nasıl derin yaralar açabileceğini, sevginin bazen en ağır sınavlara dönüşebileceğini etkileyici bir dille ortaya koyuyor.

Muhabir: REYHAN CANAN ŞEN