Mumbai’nin gürültüsü, yoksulluğu ve karmaşası içinde büyüyen Jamal Malik, bir televizyon yarışmasında milyonluk sorulara doğru ilerlerken, aslında kendi geçmişinin izini sürer.

1 Haziran Pazartesi TV yayın akışı belli oldu: Bu akşam hangi kanalda ne var?
1 Haziran Pazartesi TV yayın akışı belli oldu: Bu akşam hangi kanalda ne var?
İçeriği Görüntüle

Her doğru cevap, çocukluğun bir köşesinden kopup gelir: kayıplar, tesadüfler, kaçışlar, bekleyişler… Film, “nasıl bildi?” sorusunun peşine düşerken, seyirciyi “neler yaşandı?” sorusuyla baş başa bırakır.

Danny Boyle’un dinamik anlatımı, Milyoner'i klasik bir başarı öyküsünün çok ötesine taşır. Hızlı kurgusu ve enerjik ritmiyle hayatın acımasız temposunu hissettirirken, merkezine aldığı aşk hikâyesiyle tüm gürültüyü susturmayı başarır. Jamal ile Latika arasındaki bağ, umut kelimesinin sinemadaki en sade ve en kırılgan hâllerinden biridir.

Milyoner filmi, yoksulluğu romantize etmeden, kaderi yüceltmeden anlatır. Tesadüflerin ardında bir kader değil, hatırlamanın gücü vardır. Jamal kazandığı parayla değil, kaybetmedikleriyle ayakta durur. Bu yönüyle Milyoner, şans üzerine değil; hayatta kalmak, sevmek ve unutmamak üzerine kuruludur.

A.R. Rahman’ın müzikleri, anlatıya eşlik etmekten çok onun nabzını tutar. Görüntüler, sesler ve ritim birleştiğinde film, izlenen bir hikâyeden çok yaşanan bir deneyime dönüşür.

Milyoner, “Kim Milyoner Olmak İster?” sorusunu ters yüz eder. Asıl soru şudur: İnsan, başına gelen her şeye rağmen nasıl kendisi olarak kalabilir? Cevap, bu filmin sessiz ama güçlü finalinde saklıdır.

Kaynak: HABER MERKEZİ