Türkiye’nin farklı illerinden Ankara’ya gelen kadınlar, TMMOB Makina Mühendisleri Odası Kültür Merkezi’nde düzenlenen forumda bir araya geldi. Foruma Rojin Kabaiş’in ailesi de katıldı.
Forumun ardından Kabaiş’in ailesi ve komisyon üyesi kadınlar Adalet Bakanlığı önüne yürüyerek basın açıklaması yaptı. Açıklama sırasında “Rojin için adalet”, “Koruma, aklama, yargıla”, “Ceza indirimi cinayettir” ve “Rojin Kabaiş isyanımızdır” yazılı dövizler taşındı. Basın açıklaması, “Rojin’in failleri bir yıldır açıklanmıyor. Bakanlık hesap versin” yazılı pankart açılarak gerçekleştirildi.
Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, 16 aydır büyük bir acı yaşadıklarını belirterek, “Özellikle kadınlara teşekkür etmek istiyorum. Kadınlar birlikte yürüdü, bizi yalnız bırakmadılar, her zaman ses oldular” dedi.
Dosyanın aydınlatılması halinde aile olarak bir nebze olsun nefes alabileceklerini söyleyen Kabaiş, başından beri olayın bir cinayet olduğunu vurguladı. “Benim kızım niye intihar edecek? Ortada hiçbir sebep yok. Buna dair bir delil ya da kanıt da yok. Tam tersine deliller karartıldı. Kameralar 15 ay sonra silindi. Katiller burada olmayabilir, belki kaçtılar. Araya 15 ay girdi. Daha Rojin’in telefonu bile açılmadı. Oysa olaydan bir ya da iki ay sonra açılabilirdi. Neden bir sene sonra telefonu İspanya’ya gönderdiler? Hâlâ telefondan bir haber yok” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a seslenen baba Kabaiş, “Bizim ciğerimiz yanıyor. Sadece benim kızım değil, sizin de kızınızdır. Rojin Kabaiş sizin kızınızdır. Katilleri bulun. En ağır ceza neyse verin. Çünkü iki kişiye ait DNA tespit edilmiş. Bu bir cinayettir” diye konuştu.
Basın açıklamasında da tepkisini dile getiren Kabaiş, kızının katillerinin hâlâ bulunamamasına ve adli tıp sürecine ilişkin ciddi sorular yöneltti. “Katilin izi var ama tutuklu yok. O kadar kamera, o kadar güvenlik varken genç bir kadın nasıl kayboluyor? Neden 17 saat sonra haber verildi? Neden 18 gün boyunca ortada yoktu? Adli tıpta büyük sıkıntılar var. Erkek DNA’ları bir yıl boyunca saklandı. Nereye kadar saklayacaksınız? Çok mu güçlüler, devletten daha mı güçlüler?” sözleriyle tepki gösterdi.
Basın açıklamasına CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever, DEM Parti Milletvekili Çiçek Otlu ve CHP Kadın Kolları Genel Sekreteri Armağan Akyüz de destek verdi. Akyüz, yürütülen mücadelenin “intihar” algısını dağıttığını belirterek, “Rojin Kabaiş’in ailesinin ve adalet komisyonlarının kararlı mücadelesi sayesinde delillerin karartılmasına izin verilmedi. Bu süreç, Rojin Kabaiş’in cinsel saldırıya uğrayarak katledildiğini ortaya koymuştur. Rojin yalnızca bir isim değildir; bu ülkede ‘şüpheli’ denilerek üzeri örtülmek istenen yüzlerce kadın cinayetinin adıdır” dedi.
Rojin Kabaiş İçin Adalet Komisyonları adına yapılan açıklamada, Adalet Bakanlığı’nın aylarca ailenin görüşme taleplerine yanıt vermediği, ancak kamuoyu baskısı sonucunda görüşmeyi kabul ettiği hatırlatıldı. Sürecin takip edileceğine dair verilen sözlerin tutulması gerektiği vurgulandı.
Açıklamada ayrıca Meclis’e verilen soru önergelerinin AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildiği belirtilerek, bunun Rojin’e ne olduğunun araştırılmak dahi istenmediğini gösterdiği ifade edildi. Adalet arayan kadınların ve ailelerin tehdit edilmesinin, dosyada katillerin korunması için seferber olunduğunun açık bir kanıtı olduğu vurgulandı. Rojin Kabaiş dosyasının, şüpheli kadın ölümlerinin nasıl görünmez kılındığını bir kez daha ortaya koyduğu belirtilerek, gerçeklerin “şüpheli ölüm” tutanaklarıyla gizlendiği ve adalet talep eden kadınların susturulmak istendiği kaydedildi.
Kadınlar, soruşturmanın etkin yürütülmesi için Van Cumhuriyet Başsavcılığı’nın dosyayı Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesi kapsamında genişletmesini, ihmali bulunan tüm görevliler hakkında soruşturma başlatılmasını ve İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun yeni bir rapor hazırlamasını talep etti. Rojin’in bedeninde bulunan iki farklı erkeğe ait DNA’nın kime ait olduğunun açıklanması, dosyadaki gizlilik kararının derhal kaldırılması, eksik delillerin tamamlanarak kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılması istendi. Açıklamada, sorumlu tüm kişi ve kurumların hesap vermesi gerektiği vurgulanarak, devletin kadınların yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi ve Rojin Kabaiş’in ailesinin yalnız bırakılmaması çağrısı yapıldı.




