Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi ve Fırat Üniversitesi’nden üç akademisyenin yürüttüğü çalışma, Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerine ilişkin dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.

Uydu radar verileri (InSAR) ve jeodezik ölçümlerle yapılan analizlerde, Ankara’nın doğusunda kalan bölgenin kuzeye, batısında kalan kısmın ise güneye doğru hareket ettiği belirlendi. Araştırmada ayrıca Antalya ile Karadeniz Ereğli arasında uzanan bir “sıfır hattı” ve bu hattın çevresinde gerinim bölgesi oluştuğu tespit edildi.

Bilim insanları bu yeni yapıyı “Orta Anadolu Geçiş Zonu” olarak adlandırırken, söz konusu bulgular uluslararası bilimsel bir dergide yayımlandı.

Facebook, Instagram ve WhatsApp’ta ücretli dönem başladı
Facebook, Instagram ve WhatsApp’ta ücretli dönem başladı
İçeriği Görüntüle

Çalışmayı yürüten akademisyenlerden Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, bu hattın doğusunun yukarı, batısının ise aşağı yönlü hareket ettiğini belirterek, bu durumun bölgede gerinim oluşturduğunu ifade etti. Kutoğlu, bu gerilimin uzun jeolojik süreçlerde büyük sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.

Araştırmaya göre, milyonlarca yıl sürecek hareketler sonucunda Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması ihtimali bulunuyor. Aynı zamanda bu gerinimin birikmesiyle ilerleyen süreçte büyük depremlerin meydana gelebileceği de vurgulanıyor.

"Yaptığımız yayında buna, 'Orta Anadolu Geçiş Zonu' adını verdik. Bu zon etrafında geçmiş yıllarda irili ufaklı depremler meydana gelmiş. Bu da bu hattın varlığını doğrular nitelikte. Bu durum bize şunu gösteriyor. Bu gerinim devam ettiği sürece Ankara'nın doğusunda kalan kısım yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek. Milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu'nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir."

Öte yandan, Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu bu hareketlerin Doğu Anadolu Fay Hattı’nın bugünkü şeklini almasında önemli rol oynadığı belirtilirken, Afrika ve Arap levhaları arasındaki hız farkının da bu süreci tetiklediği ifade ediyor.

Uzmanlar, söz konusu bulguların kısa vadeli bir tehlikeye işaret etmediğini ancak Türkiye’nin aktif tektonik yapısının anlaşılması açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtiyor.

Kaynak: AA