Taksiciden bakkala, kuaförden tamirciye kadar milyonlarca küçük esnafı kapsayan "basit usul" vergi sistemi, 2026 yılı itibarıyla büyük bir dönüşüm geçirerek tarih oluyor. Özellikle Van gibi büyükşehir statüsündeki iller ile nüfusu 30 bini aşan ilçelerde faaliyet gösteren küçük işletmeler için sağlanan vergi muafiyetleri sona eriyor. Yeni düzenlemeyle birlikte küçük esnafın; aylık KDV, üç aylık geçici vergi ve yıllık gelir vergisi gibi beyannamelerle kurumsal bir kayıt düzenine geçmesi zorunlu hale getirildi. Bu yeni dönem, geçim mücadelesi veren esnaf için beraberinde ağır bir ekonomik tabloyu da getiriyor.
Beyanname dönemi ve artan vergi yükü
Van SMMMO Başkanı Yakup Örenci, yeni sistemle birlikte esnafın daha önce karşılaşmadığı vergi ve bildirim yükümlülüklerini şu şekilde anlattı:
"Şimdi basit usul geçmişte hiçbir beyanname bildiriminde bulunmazken gerçek gelirdeki mükellefler; her ay katma değer vergisi, geçici vergi, muhtasar beyannamesi, yıllık beyanname vermek zorunda kalıyorlardı. Sadece gelir giderlerini ilgili odaya bırakırlardı, başka hiçbir maliyeti ve külfeti yoktu. Ama işte 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren basit usuldekiler gerçek gelire geçtiler. Tabii gerçek gelire geçerken bu tüccarların ya da bu esnafın ciddi anlamda bir vergi yükü doğuyor. Dükkân kapalı dahi olsa, boş dahi olsa bunların damga vergisini vermek zorunda."
Yıllık ek maliyet ve cezai riskler
İşlemlerin yürütülmesi için gereken profesyonel destek ve olası hataların getireceği ağır yaptırımlara dikkat çeken Örenci, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Artı bunun işlemlerinin yürütülmesi için ister oda yapsın ister mali müşavir yapsın, belli bir ücret karşılığında bunu yapacaklar. Bu da ne demektir? Bir sıradan esnafın en az 30 ile 50 bin TL arasında yılda bir maliyeti gelir. İşin diğer bir boyutu ise bu bahsettiğim beyannameleri eğer yasal süreç içerisinde beyan etmezsen her beyannamenin ayrı ayrı usulsüzlük cezası kesilmekte. Bu da ciddi bir yüktür. Esnafın şimdiye kadar böyle bir alışkanlığı yoktur. Bunlardaki en ufak aksaklık karşısında cezai maliyetlerle karşı karşıya kalacaklardır."
Teknik zorunluluklar ve fatura disiplini
Yazar kasa kullanımı ve düzenli belge takibinin artık hayati önem taşıdığını vurgulayan Örenci, esnafın hızlı hareket etmesi gerektiğini belirtti: "Ödeme kaydedici cihazı bir an önce almaları gerekir. Onun da yasal süreleri var. Öyle canın istediği zaman alamıyorsun; o sürelere de uymaları gerekir. Her kredili satışta, her nakit satışta gerek yazar kasa fişi veya fatura kesmek zorundalar. Bunu atlayabilirler, bu durumda ciddi sıkıntı yaşarlar. Düzenli faturasını kesmesi lazım, düzenli işlerini takip etmesi lazım. Kıt kanaat geçinen, zor kirasını ödeyebilen esnaf bu maliyetlerle ciddi anlamda etkilenir. Birçok esnaf kapısına kilit vurmak zorunda kalabilir."
Van SMMMO Başkanı Yakup Örenci
Kademeli geçiş ve sektörel ayrım talebi
Düzenlemenin her kesimi aynı kefeye koymasının yarattığı adaletsizliğe değinen Örenci, çözüm önerisini paylaştı: "Bence bu konuda sektörel ayrım yapılması gerekirdi. Köydeki bakkal ile şehir merkezindeki bir esnafı aynı kefede tutmamak gerekirdi. Kademeli bir geçiş çok daha doğru olurdu. Bugünden sonra yapacakları en ufak bir eksiklik kendilerine ceza olarak geri dönecektir. Esnafın belge düzenine alışık olmaması ve bu hızlı dönüşüm ciddi bir risk oluşturuyor. Yetkililerin bu konuda esnafın sesini duyması ve süreci daha sürdürülebilir bir zemine taşıması şarttır."
Vergi oranları ve kepenk kapatma tehlikesi
Esnaf Fırat Döner, gelirinin önemli bir kısmının vergiye gidecek olmasının küçük işletmeleri iflasa sürükleyeceğini savundu: "Bugün basit usulün kaldırılması demek, esnafın yüzde 20 net ve yüzde 15 gelir vergisi olmak üzere toplamda yüzde 35 vergi yüküyle karşılaşması demektir. Kazandığı her 100 liranın 35 lirasını vergiye veren, üzerine bir de POS masrafı ve muhasebe ücreti ödeyen bir esnafın geçinmesi ve çocuk okutması imkânsızdır. Eğer önlem alınmazsa, bugün yüzde 30 seviyelerinde olan dükkân kapatma oranları çok kısa sürede yüzde 70-80’lere fırlayacaktır."
Maddi imkansızlıklar ve toplumsal etki
Geçim derdinin her geçen gün zorlaştığını belirten Döner, esnafın bu yükü kaldıramayacağını ifade etti: "El arabasıyla rızkını kazanan veya küçük bir dükkânda dönmeye çalışan esnaf bu parayı nereden bulacak? Maaşlara, kiralara ve her şeye zam gelirken bizim üzerimize bir de bu vergi yükünün binmesi beli bükülen esnafı tamamen yere serecektir. Esnafın sosyal hayatı da geçim derdi de artık tamamen bir çıkmaza girdi. Bu şartlar altında ayakta kalmamız mucize olur."
Esnaf Fırat Döner
Bölgesel farklar ve 100 bin TL'lik yük
Taksici Alim Dursun, büyükşehirler ile Anadolu kentleri arasındaki farkın gözetilmemesinin mağduriyet yarattığını söyledi: "Taksici, dolmuşçu, lokantacı gibi küçük esnafın gerçek usule geçmesi demek, gelir vergisi muafiyetinin kalkması ve defter tutma zorunluluğu demektir. Her beyannamede ödenen damga vergileri ve yeni masraflarla birlikte bu durum esnafa yıllık ortalama 100 bin TL’ye dayanan ek bir maliyet getiriyor. Biz İstanbul, Ankara gibi büyük yerler değiliz; çalışma şeklimiz ve kazancımız belli."
İptal veya kademeli sistem çağrısı
Esnafın barınma ve geçim sorununa dikkat çeken Dursun, düzenlemenin yeniden gözden geçirilmesini istedi: "Köydeki bakkal ile şehir merkezindeki bir dükkânın vergi yükü aynı olmamalı. Kıt kanaat geçinen, zor kirasını ödeyebilen esnaf bu maliyetlerle nasıl baş edecek? Bu düzenleme ya iptal edilmeli ya da en azından geçiş süreci daha insani ve kademeli hâle getirilmelidir. Esnafın bu ağır yükün altından kalkabilmesi için devletin bir kolaylık sağlaması şarttır."
Taksici Alim Dursun





