Astım koşarken durmak zorunda kalan, geceleri öksürükle uyanan çocuklarda çoğu zaman, sadece atak dönemlerinde hatırlanan bir hastalık gibi algılanıyor. Oysa belirtiler kaybolsa bile, akciğerlerde kronik bir süreç sessizce devam ediyor.

Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Çocuk İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Serdar Al, astımın yalnızca öksürük, hırıltı veya nefes darlığıyla sınırlı bir hastalık olmadığını belirterek, “Şikayetler olmasa bile akciğerlerde süreğen bir enflamasyon vardır. Bu durum, bazen alevlenen bazen de yalnızca dumanıyla kendini belli eden sessiz bir yangın gibidir.” ifadelerini kullandı.

Van'da nöbetçi eczaneler belli oldu (01 Haziran 2026)
Van'da nöbetçi eczaneler belli oldu (01 Haziran 2026)
İçeriği Görüntüle

Astım tedavisinde asıl hedefin bu enflamasyonu baskılamak olduğunu vurgulayan Al, koruyucu tedavilerin ihmal edilmesi halinde solunum yollarında kalıcı daralmalar gelişebileceğini ve bunun yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürebileceğini kaydetti.

Tedavinin temel amacının çocukların günlük yaşamdan kopmaması olduğunu ifade eden Al, çocukların spor yapabilmesi, beden eğitimi derslerine katılabilmesi ve uzun vadede akciğer sağlığının korunmasının öncelikli hedefler arasında yer aldığını belirtti.

Sık atak geçiren, yılda üçten fazla kriz yaşayan, kortizon tedavisi almak zorunda kalan veya hastane yatışı gereken çocuklarda uzun süreli koruyucu tedavilerin şart olduğuna işaret eden Al, erken dönemde düzenli tedavi ve takibin ilerleyen yaşlarda KOAH gibi ciddi solunum hastalıklarının gelişmesini önlemede önemli rol oynadığını sözlerine ekledi.

"Bu tedaviler normal bir yaşam sürdürmek için kritiktir. Çocukluk çağında genellikle alerjik astım görülür. Erken dönemde düzenli tedavi ve takip, ilerleyen yaşlarda KOAH gibi ciddi solunum hastalıklarının gelişmesini önlemede büyük avantaj sağlar."

Kaynak: AA