Altının ons fiyatı, Orta Doğu’da yaşanan jeopolitik gelişmelerin küresel piyasalarda yarattığı belirsizlik ve enflasyonist baskılar nedeniyle üst üste üç ay değer kaybetti.
ABD ile İran arasında şubat ayı sonunda başlayan ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasına yol açan savaş, enerji piyasalarında sert dalgalanmalara neden olurken, petrol ve doğal gaz fiyatlarının yükselmesi küresel enflasyon endişelerini artırdı. Bu durum, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikasına ilişkin beklentileri de değiştirdi.
Savaş öncesinde bu yıl faiz indirimi beklenirken, gelişmelerin ardından Fed’in faiz indirimine gitmeyeceği, hatta enflasyonun devam etmesi halinde faiz artışına dahi yönelebileceği yönündeki beklentiler güç kazandı. Bu tablo, altın gibi faiz getirisi olmayan varlıklar üzerinde baskı oluşturdu.
Yıla güçlü bir yükselişle başlayan altının onsu, ocak ve şubat aylarında rekor seviyeleri test etti. Ancak mart ayından itibaren sert düşüşe geçti. Mart ayında 4 bin 99 dolara kadar gerileyen ons altın, nisan ve mayıs aylarında da düşüşünü sürdürerek üç ay üst üste değer kaybı yaşadı.
Uzmanlara göre enerji fiyatlarındaki artışın tahvil getirilerini yükseltmesi, doların güçlenmesi ve Fed’in faiz indirim beklentilerinin zayıflaması altındaki düşüşü hızlandırdı.
Saxo Capital Emtia Strateji Başkanı Ole Hansen, jeopolitik risklerin klasik “güvenli liman” etkisi yerine enerji kaynaklı enflasyon endişelerini artırdığını belirterek, bunun altın üzerinde baskı yarattığını ifade etti.
Jeopolitik gelişmelerin klasik bir güvenli liman arayışına yol açmak yerine yüksek enerji fiyatları üzerinden enflasyon endişelerini körüklediğini belirten Hansen, bu durumun tahvil getirilerini yükselttiğini, doları güçlendirdiğini ve Fed'in faiz indirimlerine ilişkin beklentileri azalttığını ifade etti.
Hansen, değerli metal yatırımcıları arasında faiz beklentilerinin önemli olmaya devam ettiğine vurgu yaparak şunları kaydetti:
“Faiz getirmeyen bir varlık olarak altın, faiz oranları düştüğünde daha cazip hale gelir çünkü onu elde tutmanın fırsat maliyeti azalır. Tersine, piyasalar faiz indirimi beklentilerini geri çektiğinde altın genellikle zorlanır.”
Hansen, bu dinamiğin son aylarda enerji fiyatlarındaki artış ve süregelen enflasyon riskleri karşısında yatırımcıların parasal gevşeme beklentilerini azaltmasıyla açıkça görüldüğünü belirtti.

Öte yandan gümüş fiyatları da benzer şekilde dalgalanma yaşarken, mayıs ayında yeniden toparlanma gösterdi. Yıla 71 dolardan başlayan gümüşün onsu ocak ayında 121,7 dolara kadar çıkarak rekor kırdı.
Ocak ayını yüzde 17,2 artışla 83,3 dolardan tamamlayan gümüşün onsu, yükselişini şubat ayında da sürdürdü. Şubat ayını yüzde 12,6 artışla 93,8 dolardan tamamlayan ons gümüş Orta Doğu'daki savaşın etkisiyle mart ayında sert geriledi. Mart ayında 61 dolara kadar gerileyen gümüşün onsu bu ayı yüzde 19,9 azalışla 75,1 dolardan, nisan ayında yüzde 1,8 düşüşle 73,7 dolardan tamamladı.
Gümüşün onsu, mayıs ayı sonunda tekrar toparlanarak yüzde 2,1 artışla 75,3 dolar oldu.





