Akşam için hem yerel bir hikâye hem de derin bir toplumsal eleştiri arıyorsanız, yönetmenliğini Abdullah Oğuz’un üstlendiği bu başyapıt tam size göre. Töre cinayetine kurban edilmek istenen Meryem (Özgü Namal) ve onu infaz etmekle görevlendirilen Cemal’in (Murat Han) yanına, hayatın sillesini yemiş eski bir profesör olan İrfan Kurudal’ın (Talat Bulut) katılmasıyla hikâye bambaşka bir boyuta evriliyor. Ege’nin maviliklerinde süzülen bir teknede; geleneklerin, modernitenin ve her şeyden önemlisi insanın özgürleşme çabasının çarpıştığı bu film, izleyiciyi Türkiye'nin sosyolojik gerçekleriyle yüzleştiriyor.

Erciş Belediyesi muhtarlarla mahallelerin sorunlarını masaya yatırdı
Erciş Belediyesi muhtarlarla mahallelerin sorunlarını masaya yatırdı
İçeriği Görüntüle

Özgü Namal’ın masumiyet ve direnç dolu oyunculuğu ile Talat Bulut’un entelektüel ama bir o kadar da içsel çatışmalar yaşayan karakteri, filme muazzam bir derinlik katıyor. Zülfü Livaneli’nin aynı isimli romanından uyarlanan film, "mutluluk" arayışının aslında ne kadar sancılı ve "mutsuzluk"la harmanlanmış bir yolculuk olduğunu etkileyici bir görsellikle sunuyor. Eğer bu gece hem kalbinizi sızlatacak hem de insan ruhunun özgürleşme gücüne dair umut verecek bir film izlemek isterseniz, bu üç farklı karakterin deniz üzerindeki kader birliğine mutlaka tanıklık etmelisiniz.

Muhabir: DILDAR GÜLER